Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari yemek satışından kaynaklanan 2.797.506,39 TL alacak itirazının iptali davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Ticari satımdan kaynaklanan alacak sebebiyle başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında, davacı şirket hazır yemek satışından doğan 2.797.506,39 TLlik cari hesap alacağını fatura ve mutabakat mektubuyla ispatladığını, davalının kötü niyetli itiraz ettiğini ileri sürerken; davalı şirket cari hesap dökümünün imzasız ve tek taraflı olduğunu, faturaların tek başına mal teslimini göstermediğini ve alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddini istemiş; mahkeme ise uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi gerektiğini belirtmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/07/2025
KARAR TARİHİ : 01/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili alacaklı firmanın, borçlu şirket ... GIDA SAN. LTD. ŞTİ.'den olan 2.797.506,39-TL’lik cari hesap alacağının tahsili amacıyla ... 5. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirket, icra dosyasında yetkiye, borca, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ederek icra takibinin durdurulmasına neden olduğunu, müvekkili davacının, davalı tarafa davalının talebi doğrultusunda, hazır yemek satışında bulunmuş satışa yönelik tüm işlemleri faturalandıdığını, taraflar arasında alacak kapsamında mutabakat mektubu da düzenlendiğini, davalı borçlu şirket bu faturalara ve mutabakat mektubuna hiçbir şekilde itiraz etmemesine karşın işbu alacağa dayanan vaki icra takibine kötü niyetli olarak itiraz etmek suretiyle takibi durdurduğunu ve ödemesi gereken bedeli ödemediğini tüm bu nedenlerle davalı borçlunun, ... 5. İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu yetkiye, borca, faize ve fer’ilerine dair itirazının iptali ile takibin harici ödemelerin düşülmesi akabinde kalan miktar üzerinden devamına;İtirazında haksız ve kötü niyetli olan davalı-borçlunun alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde değindiği icra takibine itiraz edilmiş olması yahut itirazdan sonra huzurdaki dava ikame edilmeden önce kısmi ödemelerin yapılmış olması müvekkilin kötüniyetli olduğunu ispatlamaya yeterli olduğu yönündeki iddialar hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının müvekkili şirket aleyhine başlattığı ... 5. Genel İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı icra dosyasında dayandığı takip dayanağı belgedeki cari hesap dökümü incelendiğinde, ilgili dökümün yalnızca davacının ofis programlarından düzenlenmiş olduğu ve müvekkili şirket yetkilisinin imzasını taşımadığının anlaşıldığını, bu minvalde bir belgeye dayanarak taraflar arasında cari hesap ilişkisinin mevcut olduğunun kabulü mümkün olmadığını, bununla birlikte davacı yan dava dilekçesinde her ne kadar faturaların tanzim edildiğini ve davalı müvekkilinin işbu faturalara itiraz etmediğini ileri sürerek taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin sabit olduğunu ifade etmişse de faturanın varlığının başlı başına malın teslimini göstermediğini ve dolayısıyla alacak borç ilişkisine kesin delil teşkil edemeyeceğinin de sabit olduğunu, bu uğurda hizmetin gereği gibi ifa edildiğinin ispat yükü HMK 190 uyarınca davacı yanda olup, davacı yanın sözleşmeden doğan borcunu gereği gibi yerine getirdiğini ispat edemediğini, BA-BS formları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile davada haklılıklarının ispatlanacağını, ayrıca itirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğundan icra takibinde takibin dayanağı belge olarak sunulmayan belgelerin itirazın iptali davasında sunulmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davacının icra takibinde sunmadığı belgelerin itirazın iptali davasında hükme esas alınmasının mümkünatının bulunmadığını, tüm bu nedenlerle alacağın likit olmayışı ve taraflar arasında yazılı şekilde akdedilmiş bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı gözetilerek davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ikame ettiği davanın reddine, davacının asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı ... 5. İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatmış, davalı tarafça takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasını açmıştır. Takip konusu alacağın taraflar arasındaki ticari ilişkinin yemek satışından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davalı cari hesap dökümünün yalnızca davacının ofis programlarından düzenlenmiş olduğu ve müvekkili şirket yetkilisinin imzasını taşımadığını ileri sürmüştür.Taraflar tacir olduğundan ticari defter ve belgeleri alacak borç durumunun belirlenmesi bakımından incelenmesi yararlı olacaktır.Zira HMK 222. Maddesine göre; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.''Tarafların defter kayıtlarında bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişilerden davacı tarafça söz konusu sözleşme kapsamında ne miktarda fatura düzenlendiği, ne kadarlık kısmının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça davacıya ne miktarda ödeme yapıldığı, davacının takip tarihi itibariyle bakiye takip miktarınca alacaklı olup olmadığı, alacak miktarının takip tarihi itibariyle ne olduğu, takip tarihinden sonra yapılan ödemeler nazara alındığında son ödeme tarihi itibariyle kalan bakiye alacak miktarının ne olduğu hususunda rapor tanzim edilmesi istenilmiş, 04/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda; ''Davacının takibe konu asıl alacak miktarının takip tarihi itibariyle 2.708.303,30 TL olduğu, yapılan ödemelerin TBK 100. maddesi uyarınca öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi neticesinde, 09.07.2025 tarihi itibariyle borçlunun 2.312.266,41 TL daha borçlu olduğu'' tespit edilmiştir. Ancak bilirkişi takip tarihini raporun bir kısmında 11.04.2025 tarihi olarak belirlemişse de takip tarihi 09.04.2025'tir. Bu nedenle davalının 11.04.2025 tarihinde düzenlediği 89.203,20 TL tuturrındaki fatura takip tarihinden sonradır. Bu yüzden raporun aksine takip tarihindeki davacının alacağı 2.708.303,30 TL değil 2.797.506,39-TL’dir. Bu alacaktan takipten sonra davalı tarafça yapılan ödemeler mahsup edilmelidir. İcra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak davanın açılmasından önce yapılan ödemeler yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukukî yararı bulunmamaktadır. Nitekim aynı ilkeler ... 19.10.2011 tarihli ve 2011/- E., 2011/ K., 23.05.2018 tarihli ve 2017/- E., 2018/ K., 22.11.2018 tarihli ve 2017/- E., 2018/ K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. (... T:29.06.2022, E:2020/()-, K:2022/) Bu nedenle davacının dava dilekçesinde talep ettiği 2.797.506,39-TL üzerinden itirazın iptali istemi yerinde değildir.Takipten sonra davadan önce yapılan ödemeler için mahsup TBK m.100 uyarınca yapılmalıdır. Bu durumda, borçlunun ödemesi takipten sonraki ödeme olup, kısmi ödeme olduğundan, TBK'nun 100. maddesi gereğince, öncelikle işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve takip masraflarından düşülerek icra müdürlüğünce bakiye borç hesabında dikkate alınacaktır. (... 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/... K. 2018/... T. 28.11.2018)Davacının 09.04.2025 takip tarihi itibariyle alacağı 2.797.506,39-TL’dir. İcra müdürlüğünce takipten sonra davadan önce yapılan ödemeler dikkate alınarak 16.07.2025 tarihinde düzenlenen kapak hesabı bu ilkelere göre doğrudur. Bu kapak hesabında bakiye kalan asıl alacak olan 2.504.870,90 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmelidir. Bu asıl alacağa işleyecek faiz de mükerrerliğe neden olunmaması için takip tarihi olmayıp ödemeler sonrası bakiye kalan 2.504.870,90 TL asıl alacak bakımından 16.07.2025 tarihi olmalıdır. Bu nedenle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile ... 5. Genel Müdürlüğü 2025/... esas sayılı dosyasında davalının ödeme emrine itirazının kısmen iptali ile takibin 2.504.870,90TL asıl alacak üzerinden bu alacağa 16/07/2025 tarihinden itibaren yıllık %49,25 oranında ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle icra giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte devamına, alacak likit olduğundan %20 icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın Kısmen Kabulü Kısmen Reddi ile ... 5. Genel Müdürlüğü 2025/... esas sayılı dosyasında davalının ödeme emrine itirazının kısmen iptali ile takibin 2.504.870,90TL asıl alacak üzerinden bu alacağa 16/07/2025 tarihinden itibaren yıllık %49,25 oranında ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle icra giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte devamına,
2-2.504.870,90 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalı borçludan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
4-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 171.107,73 TL harçtan başlangıçta alınan 47.774,42 TL peşin harcın ve 13.987,53 TL icra veznesine yatırılan peşin harcın mahsubu ile bakiye 109.345,78 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 47.774,42 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 48.389,82 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan ‭12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 211,00 TL posta gideri toplamı 12.211,00 TL yargılama giderinden kabul (%89,54) ve red (%10,46) oranlarına göre hesaplanan 10.933,66 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 367.633,22 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 46.821,68 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
9-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşılan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul (%89,54) ve red (%10,46) oranlarına göre hesaplanan 481,19 TL'sinin davacıdan, 4.118,81 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 01/07/2026
Başkan
E-imzalı
Üye
E-imzalı
Üye
E-imzalı
Katip
E-imzalı