Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında firmalar arasındaki fatura alacağı uyuşmazlığına dair gerekçeli karar.
Özet: Davacı şirket, davalıya teslim ettiği ürünler karşılığında kesilen faturaların ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali için dava açmış; ödenmeyen borcun, haksız itirazın ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı ise ürünlerin eksiksiz ve ayıpsız teslim edildiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, kendisinin bakiye borcu olmadığını savunmuştur. Yürütülen yargılama kapsamında, ticari alacak-borç ilişkisinin tespiti amacıyla yapılan bilirkişi incelemesinde, davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı için inceleme yapılamadığı, davacı tarafın defterlerinin ise usulüne uygun tutulduğu rapor edilmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/12/2024
KARAR TARİHİ : 25/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ; Davacı müvekkil ... firması, davalı şirket ... San. Tic. Ltd. Şti. Talep etmiş olduğu ürünleri kendisine teslim etmiş ve teslim edilen ürünlerin karşılığında faturalar kesilerek davalıya iletildiğini, davalı şirkete birçok defa teklifler verilmiş ürün teslimatları yapılmış fakat ödeme aşamasına gelindiğinde davalı firma tarafından sürekli olarak davacıyı oyaladığını, söz konusu faturaların ödenmemesi nedeniyle akabinde tarafımızca ... 2. Genel İcra Dairesinde davalı şirkete karşı icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin yapmış olduğu itiraz neticesinde ... 2. Genel İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı takibini durdurduğunu, davalı şirket icra takibine konu olan faturalara istinaden sadece toplam 350.000,00 TL. Ödeme yapıldığını, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmemiş fakat ödeme işlemi de süresi içerisinde davalı tarafından yapılmadığını, davalı tarafın icra takibine itirazları haksız ve kötüniyetli olduğundan borcun %20'sinden az olmamak üzere davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalı adına kayıtlı araçların, taşınmaz malların, üçüncü kişilerdeki ve bankalarda bulunan hak ve alacakların üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde;uyuşmazlığın çözümünde öncelikle iddiaya konu faturaların konusunun ve tesliminin eksiksiz ve kusursuz ifa edildiğinin ispatı gerekmekte olup, ispat külfeti de davacıya ait olmadığı, faturaların ve faturada bahsi geçen mal ve/veya hizmetlerin ifasına/teslimine dair kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatı gerektiğin, ancak davacı tarafın sunduğu irsaliyeler incelediğinde kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için kabul edileceği düşünülürse dahi bir kısım irsaliyenin boş, bir kısım irsaliyenin sadece paraf atılmış halde isim soyisim ve t.c. kimlik no bilgisi yazmadığı, bir kısmında ise sadece isim soyisim imza atıldığı ancak kimlik bilgisinin yer almadığı iddiaları kesinlikle kabul etmemekle birlikte, bir an için malın teslim edildiği kabul edilse dahi, malın siparişe uygun ve kullanılabilir durumda ayıpsız olup olmadığı veyahut şirketler arasında mahsuplaşma olup olmadığı hususları da ayrıca bir yargılama gerektirtiği, davalı şirket teslim aldığı malların ödemesini yaptığını, dava dilekçesinde de bu husus kabul edildiği, davalı şirketin bakiye bir borcunun olmadığı haksız davanın tümden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SMMM Bilirkişi raporunda özetle;1. Sayın Mahkemenizin 08.05.2025 tarihli duruşmasında; “…Taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan, davalı tarafa ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde, bilirkişi incelemesi yapılmasına…” karar verilerek dosyanın tarafıma tevdi edildiği,2. ... 2. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024 / ... Esas sayılı icra dosyası ile; alacaklısı ... ... MAKİNA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKET, borçlusu ... ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ olduğu, “Fatura alacağı” dayanağı ile ilamsız icra takibine konu edildiği, 30.10.2024 takip tarihi itibari ile faizi ile birlikte toplam 1.392.147,74 TL. alacak talebinde bulunulduğu, 3.“Davacının adresinin bağlı olduğu İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne talimat yazılarak davacı tarafa ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına…” karar verildiği,4. Davalı ... ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ne ait Ticari defter ve belgelerinin dosyaya sunulmadığından ticari defter incelemesi yapılamadığı, '' şeklinde görüş bildirmiştir. Talimat yoluyla alınan SMMM bilirkişi raporunda özetle; ''- İnceleme konusu firma olan, ... ... MAKİNA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ unvanlı firmanın defter tasdik bilgileri incelenmiş olup inceleme dönemi olan 2024 takvim yılındaki yevmiye – kebir - envanter defterlerini kâğıt ortamında tutmuş olduğu, defterlerinin usulüne uygun olarak açılış noter tasdiklerini yaptırmış olduğu, yevmiye defterinin kapanış tasdikini yaptırmış olduğu görülmüştür. Bu bağlamda, şirketin fiziki olarak tutmuş olduğu defterlerinin kapanış tasdiklerinin de usulüne uygun olarak yaptırmış olduğu tespit edilmiş olup şirketin ticari defterlerinin T.T.K’nun 64 – 65 – 66 ve 82 maddeleri ve Vergi Usul Kanunu’nun 220 – 226 maddelerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından Vergi Usul Kanunu’nun 215 – 219 Madde hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olduğu, davacı lehine delil vasfına haiz olduğu, (HMK 222/2) - Davacı firma defter kayıtlarında, davalı firmaya 20.06.2024 – 07.10.2024 tarih aralığında KDV dahil olmak üzere toplamda 13 adet fatura yoluyla 2.038.564,27 TL tutarında fatura düzenlediği ve defter kayıtlarında gösterdiği, davalı firma tarafından davacı firmaya 20.09.2024 tarihinde 170.000,00 TL ila 80.000,00 TL olmak üzere 250.000,00 TL ödeme yapıldığı, 09.10.2024 tarihinde ise 100.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu ve böylelikle davacı ... firmasına davalı ... firmasının toplamda 350.000,00 TL ödeme yaptığı, davacı ... firmasının defter kayıtlarında davalı ... firmasından alacağının 09.10.2024 tarihi itibariyle 1.688.564,27 TL olduğu, Davacı ... firması tarafından ... 2. Genel İcra Dairesi’nin 2024/... Esas sayılı dosyasında, 30.10.2024 tarihli olmak üzere icra takibi başlatmış olduğu, Ödeme emrinde asıl alacak 1.336.697,88 TL ve 55.449,86 TL olmak üzere toplamda 1.392.147,74 TL olduğu, ödeme emrinde icra takibine dayanak faturaların toplamının 1.686.697,88 TL olduğu görülmüş olmakla birlikte, davacı ... firmasının defter kayıtlarında asıl alacağın 09.10.2024 tarihi itibariyle 1.688.564,27 TL olduğu anlaşılmakla, davacı firma tarafından asıl alacak tutarının sehven 1.336.697,88 TL olarak talep edildiğinin anlaşıldığı,
Davalı firma vekilinin Sayın Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, “…mahkemede görülmekte olan işbu uyuşmazlığın çözümünde öncelikle iddiaya konu faturaların konusunun ve tesliminin eksiksiz ve kusursuz ifa edildiğinin ispatının gerektiğini, ispat külfeti de davacıya ait olduğunu, faturaların ve faturada bahsi geçen mal ve/veya hizmetlerin ifasına/teslimine dair kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatı gerektiğini, ancak davacı tarafın sunduğu irsaliyeler incelediğinde kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için kabul edileceği düşünülürse dahi bir kısım irsaliyenin boş, bir kısım irsaliyenin sadece paraf atılmış halde isim soyisim ve ... no bilgisi yazmadığı, bir kısmında ise sadece isim soyisim imza atıldığı ancak kimlik bilgisinin yer almadığının görüldüğünü, İşbu nedenle boş irsaliyelerin ispat aracı olmadığı, salt paraf bulunan irsaliyelerin kimin aldığının tespitinin yapılamayacağı, isim soy isim imza atılan irsaliyelerinde kimlik bilgisi yer almadığı ve ayrıca bu kişinin müvekkili şirkette çalışıp çalışmadığının ve imza /mal teslimi yetkisi olup olmadığının takibinin gerekeceği açık olduğunu, iddiaları kesinlikle kabul etmemekle birlikte, bir an için malın teslim edildiği kabul edilse dahi, malın siparişe uygun ve kullanılabilir durumda ayıpsız olup olmadığı veyahut şirketler arasında mahsuplaşma olup olmadığı hususları da ayrıca bir yargılama gerektirdiğini,” belirterek faturalardaki malzemeleri teslim almadıklarını, müvekkil şirketinzaten teslim aldığı malların ödemesini yaptığını belirtmiş olduğu, '' şeklinde görüş bildirilmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın İİK m.67 uyarınca iptali istemine ilişkindir.Davacı, davalı tarafından sipariş edilen ürünleri teslim ettiğini ancak düzenlenen faturaların 350.000,00 TL dışındaki kısmının ödenmediğini ileri sürmüş; davalı ise teslim aldığı malların bedelini ödediğini, takip dayanağı faturalar kapsamındaki malların tamamının teslim edildiğinin ispatlanamadığını ve bakiye borcunun bulunmadığını savunmuştur. Buna göre uyuşmazlık; takip dayanağı faturalar kapsamındaki malların davalıya teslim edilip edilmediği, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, alacağın miktarı, takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığı ve davalının icra inkâr tazminatından sorumlu tutulup tutulamayacağı noktalarında toplanmaktadır.Fatura düzenlenmesi tek başına fatura konusu malın teslim edildiğini ve alacağın doğduğunu ispatlamaz. Faturaya dayalı alacağını talep eden satıcı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini ve faturaya konu malları alıcıya teslim ettiğini ispatla yükümlüdür. Bununla birlikte taraflar arasında süregelen ticari ilişkinin varlığı, faturaların ticari defterlere kaydedilmesi, faturalara ilişkin kısmi ödemede bulunulması, teslim belgeleri, faturaların elektronik sistem üzerinden kabulü veya süresinde reddedilmemesi ve tarafların usulüne uygun ticari defterlerindeki kayıtlar birlikte değerlendirilmelidir.Davacının 2024 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olduğu, kayıtlarının birbirini doğruladığı ve HMK m.222 kapsamında sahibi lehine delil niteliği taşıdığı bilirkişi incelemesiyle belirlenmiştir. Davalı şirkete ticari defterlerini ibraz etmemesinin sonuçlarını içeren ihtarat yapılmasına rağmen defter ve dayanak belgeleri incelemeye sunulmamış; bu nedenle davalı defterleri üzerinde inceleme gerçekleştirilememiştir.Davalının usulüne uygun ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmemesi karşısında, kanuna uygun şekilde tutulmuş davacı ticari defterlerindeki kayıtların dosyadaki diğer delillerle birlikte davacı lehine değerlendirilmesi gerekmiştir.Davacı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davalı adına 12/06/2024 ile 07/10/2024 tarihleri arasında toplam 13 adet ve 2.038.564,27 TL bedelli fatura düzenlendiği, davalı tarafından 20/09/2024 tarihinde 250.000,00 TL ve 09/10/2024 tarihinde 100.000,00 TL olmak üzere toplam 350.000,00 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Davalının 350.000,00 TL ödeme yapması, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve en azından kısmi mal tesliminin gerçekleştiğini doğrulamaktadır. Davalı, bakiye borcun ödendiğine veya takip kapsamındaki diğer faturaların süresinde reddedildiğine ilişkin ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı gibi ödeme savunmasını doğrulayan başka bir belge de ibraz etmemiştir.Takip dayanağı faturaların bir bölümünün “irsaliye yerine geçer” ibaresini taşıyan e-arşiv fatura, diğerlerinin ise davalıya elektronik sistem üzerinden iletilen ve sistem üzerinden reddedilebilme imkânı bulunan ticari fatura niteliğinde olduğu; ticari faturalar yönünden ayrıca sevk irsaliyelerinin düzenlendiği belirlenmiştir. Davalı, faturaların elektronik sistem üzerinden süresinde reddedildiğini veya içeriğindeki malların teslim alınmadığını gösteren kayıtlarını sunmamıştır. Davacı çalışanı tanık Selim Oymacı da taraflar arasında 2024 yılı başında sipariş görüşmeleri yapıldığını, mutabakata varılması üzerine ürünlerin üretildiğini, sevkiyatların 2024 yılı Mayıs ayından itibaren gerçekleştirildiğini ve kendisinin de teslimlerde hazır bulunduğunu beyan etmiştir. Tanık beyanının davacı ticari defterleri, faturalar, sevk belgeleri ve davalının yaptığı kısmi ödemelerle uyumlu olduğu değerlendirilmiştir.Ancak itirazın iptali davasının takip talebiyle sıkı sıkıya bağlı olduğu, bu davada takip dayanağının ve takipte talep edilen miktarın sonradan değiştirilmesinin mümkün olmadığı gözetilmiştir. Ek bilirkişi raporunun özellikle 4, 5 ve 8. sayfalarındaki tespitlere göre, davacının ticari defterlerinde 08/07/2024 tarihli ve 18.603,18 TL bedelli fatura numarasıyla kayıtlıdır. Buna karşılık icra takibine dayanak olarak sunulan ve takip talebi kapsamında gösterilen aynı tarih ve bedeldeki faturanın numarası olarak belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından davacı ticari defterlerinde numaralı bir faturanın bulunmadığı, defterlerde kayıtlı numaralı faturanın ise takipte dayanak gösterilen faturayla numara bakımından örtüşmediği tespit edilmiştir.Mahkemenin 16/10/2025 tarihli duruşmasında da özellikle numaralı faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığının araştırılması istenmiş; ek raporla bu numarayı taşıyan bir faturanın davacı defterlerinde mevcut olmadığı açıklığa kavuşturulmuştur. Davacıya söz konusu fatura yönünden yemin deliline dayanıp dayanmayacağını bildirmesi için kesin süre verilmiş, ancak davacı yemin deliline dayanmayacağını beyan etmiştir. Takip talebinde numaralı faturaya dayanılmış olması, davacı defterlerindeki kaydın ise numaralı faturaya ilişkin bulunması karşısında, takip dayanağıyla ticari defter kaydı arasında oluşan bu farklılık giderilememiştir. İtirazın iptali davasının takip talebiyle bağlı niteliği gereğince, takipte dayanak gösterilmeyen başka bir faturanın bu davada alacağın ispatı için esas alınması mümkün olmadığından, 18.603,18 TL bedelli fatura yönünden davacı alacağını ispatlayamamıştır.Bu nedenle takipte talep edilen 1.336.697,88 TL ana para alacağından, ispatlanamayan 18.603,18 TL bedelli fatura tutarı çıkarılarak davacının takip tarihi itibarıyla 1.318.094,70 TL ana para alacaklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Davacı takipte ayrıca 55.449,86 TL işlemiş faiz talep etmiş ise de takip öncesinde davalının her bir fatura alacağı yönünden hangi tarihte ve usulüne uygun biçimde temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamamıştır. Fatura üzerinde ödeme tarihinin bulunması veya faturanın ticari defterlere kaydedilmesi, tek başına takip öncesi faiz istenebilmesi için yeterli olmadığından işlemiş faiz talebinin reddi gerekmiştir. Tarafların tacir ve alacağın ticari işletmeleriyle ilgili olması nedeniyle kabul edilen ana para alacağına takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen avans faizinin uygulanması gerektiği değerlendirilmiştir.Davalı, kendi ticari defterlerini ibraz etmemiş, ödeme veya mahsup savunmasını yazılı delille kanıtlayamamış ve miktarı faturalar ile yapılan ödeme düşülerek belirlenebilir nitelikteki borca itiraz etmiştir. Kabul edilen alacağın miktarı takip tarihi itibarıyla davalı tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğundan alacağın likit olduğu sonucuna varılarak, İİK m.67/2 uyarınca kabul edilen 1.318.094,70 TL alacağın %20’si oranında 263.618,94 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile davalının ... 2. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 1.318.094,70 TL ana para alacağı yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına; numaralı ve 18.603,18 TL bedelli faturaya ilişkin talep ile takip öncesi işlemiş faiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Davanın kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle yargılama giderleri ve taraflar lehine hükmedilecek vekâlet ücretleri, HMK m.326 uyarınca kabul ve ret oranları gözetilerek taraflar arasında paylaştırılmış; zorunlu arabuluculuk giderinin de aynı ilke doğrultusunda taraflara yükletilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davalı borçlunun ... 2. Genel İcra Dairesi 2024/... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin bakiye 1.318.094,70 TL ana para alacağı üzerinden aynen DEVAMINA,-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-İcra İnkar Tazminatının kabul edilen alacağın %20'si olan 263.618,94 TL olarak davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 90.039,05 TL harçtan başlangıçta alınan 23.774,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 66.264,45 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 12.406,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 11.746,08 TL yargılama gideri ve davacı taraça yapılan 23.774,60 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 36.136,08 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 202.533,26 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 18.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin kısmen kabul kısmen red oranına göre 3.408,50 TL 'sinin davalıdan 191,50 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 25/06/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır