Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari ilişkiden kaynaklanan menfi tespit davasını, zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle usulden reddettiği gerekçeli kararını açıkladı.
Özet: Ticari bir menfi tespit davasında, davacı şirket, ticari ilişki kapsamında düzenlediği 700.000 TL bedelli çekin karşılığı olan malların teslim edilmediği iddiasıyla borçlu olmadığını ileri sürerek çekin ödenmesini engellemeyi talep etmiştir; davalı ise malların teslim edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkeme, davanın ticari nitelikte ve zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğunu tespit etmiş, ancak davacının arabuluculuk faaliyetinin son tutanağını, verilen kesin süreye ve ihtara rağmen sunmaması nedeniyle, arabuluculuğa başvuru dava şartının gerçekleşmediğine karar vermiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/12/2025
KARAR TARİHİ : 18/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ; Keşidecisi müvekkil şirket ... Döküm San. Ve Tic. Ltd Şti. olan ... Bankası A.Ş. ... Sitesi/... şubesi , 11.12.2025 vade tarihli, 700.000,00-TL bedelli , ... çek seri numaralı çek ile ilgili olarak icra takibi açılmaması ve bankadan tahsil edilmemesi, bankaca ödeme yapılmaması adına ivedilikle öncelikle teminatsız olarak mahkemeniz aksi kanaatte ise teminat mukabilinde çekin  ödenmesini önlemek üzere ödeme yasağı konulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle ; Huzurdaki davada, davacıya mallar teslim edilmiş olduğunu dava konusu çekten de görüleceği üzere alacağımız ispat altındadır. Davacının borçlu olduğunu aksini yazılı delillerle ispat etmesi gerekirken herhangi delil sunmadığını , tamamen soyut ve gerçek dışı beyanlar üzerinden borçtan kurtulmaya çalıştığını Davacının salt soyut beyanlar üzerinden açtığı huzurdaki davada ödeme yasağı şeklindeki tedbir isteminin de reddine karar verilmesi gerektiğini Tüm bu açıklanan nedenlerle, davacı tarafından tarafımız hakkında kötüniyetle açılan davanın reddini talep etme zorunluluğu doğduğunu Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce re’sen dikkate alınacak sebeplerle, Davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini Mahkemenizden saygılarımızla vekaleten arz ve talep etmiştir.
DELİLLER ;
dava dilekçesi cevap dilekçesi ilgili müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı incelenmekle,
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisi kapsamında davacı tarafından davalı emrine düzenlenen çekin, çekin karşılığını oluşturan malların teslim edilmediği iddiasına dayalı olarak açılmış, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile çekin iptali istemlerine ilişkin ticari nitelikte menfi tespit davasıdır.Bu itibarla taraflar arasındaki uyuşmazlık öncelikle eldeki menfi tespit davasının zorunlu arabuluculuk kapsamında bulunup bulunmadığı ve davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurma dava şartının yerine getirilip getirilmediği noktalarında toplanmaktadır.6325 sayılı Kanun m.18/A/2 uyarınca davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya son tutanağı sunması için bir haftalık kesin süre verilerek, tutanağın bu süre içinde sunulmaması durumunda davanın usulden reddedileceği ihtar edilir. İhtarın gereğinin yerine getirilmemesi hâlinde ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.Dava şartlarının mevcut olup olmadığı HMK m.114 ve 115 gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır. Dava şartına ilişkin ispat yükü, bu şartın yerine getirildiğini ileri süren ve bundan kendi lehine sonuç çıkartan davacıya aittir. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması, uyuşmazlığın esasına ilişkin bir ispat aracı olmayıp davanın esastan incelenebilmesi için dava tarihinde mevcut olması gereken özel bir dava şartıdır.Somut olayda tarafların tacir, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili ve davanın ticari nitelikte bir menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır. Dava 10/12/2025 tarihinde açılmış olup bu tarih itibarıyla ticari menfi tespit davaları açıkça zorunlu arabuluculuk kapsamındadır. Davacı vekili dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olmadığını ileri sürmüş ve dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin herhangi bir belge sunmamıştır. Ön inceleme duruşmasında davacı vekiline, 6325 sayılı Kanun m.18/A/2 uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini sunması için bir haftalık kesin süre verilmiş; kesin süre içinde tutanağın ibraz edilmemesi hâlinde davanın usulden reddedileceği ihtarı duruşmada hazır bulunan davacı vekiline tefhim edilmiştir.Usulüne uygun kesin süre ve ihtara rağmen davacı tarafından arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmamış ve dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu ortaya konulamamıştır. Böylece eldeki dava yönünden TTK m.5/A ve 6325 sayılı Kanun m.18/A hükümlerinde düzenlenen arabuluculuğa başvurma dava şartının gerçekleşmediği sabit olmuştur.Bu nedenlerle, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığı ve verilen kesin süre içinde arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı anlaşıldığından, HMK m.114/2 ve 115/2 ile TTK m.5/A ve 6325 sayılı Kanun m.18/A hükümleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın usulden Reddine,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 732,00-TL harçtan başlangıçta alınan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davalı tarafça yapılan 104,00-TL vekalet suret harcı ile 164,00-TL vekalet pulu makbuzu olmak üzere toplam 268,00- TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/06/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır