Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan hazır beton faturasına ilişkin itirazın iptali davasında, 73.920 TLlik borcun bilirkişi raporuyla sabitlendiği gerekçeli karar.
Özet: Davacı, davalıya sattığı hazır beton bedeli olan 73.920,00 TLlik e-arşiv faturanın ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının kötü niyetle itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmektedir; bilirkişi raporu, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre söz konusu faturanın düzenlendiğini, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ve davalının defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle incelenemediğini tespit ederek davacının alacaklı olduğunu doğrulamıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/01/2025
KARAR TARİHİ : 16/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ;Davacı tarafından davalıya talepleri üzerine hazır beton satıldığı ve teslim edildiği, akabinde 12.11.2024 tarihli ... numaralı 73.920,00 TL meblağlı irsaliyeli fatura düzenlendiği ve e-arşiv kapsamında elektronik ortamda gönderildiği, davalı tarafından gönderilen faturaya herhangi bir itiraz edilmediği ve kabul edildiği, fatura üzerinde de göründüğü üzere ödeme günü olan 12.11.2024 tarihinde fatura ödenmediği, davacı iyi niyet göstererek bir süre şifahen ödemeyi beklediği, fakat ödeme gerçekleşmeyince ... 4.Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatmak zorunda kaldığı, davalı borçlu tarafından takibe de alacağı sürüncemede bırakma maksadıyla kötü niyetle itiraz edildiği ve itiraz üzerine takibin durduğu, kooperatiflerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) kapsamında tacir sayıldıklarına ilişkin ... 2020/ E. ve 2021/ K. sayılı içtihadı birleştirme kararı 1 Nisan 2022 tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmakla davalının tacir statüsünde olduğu, yargılama esnasında taraflar arasındaki alacak -borç ilişkisi bakımından ticari defter incelemesi yapılıp bilirkişi raporu aldırıldığı takdirde davacının alacaklı olduğunun açıklığa kavuşacağı, takibe konu borç likit ve belirlenebilir olmakla, tespiti esasen yargılama gerektirmediğinden davalının tamamen davacının alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetle takibe itiraz ettiği, öncelikle davanın kabulü ile haksız ve mesnetsiz İtirazın İptaline, takibin devamına, davalı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER;
Dava dilekçesi, ... Vergi Dairesi yazı cevabı, ... 4 Genel İcra Dairesi 2024/... esas sayılı dosyası bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı incelenmekle Bilirkişi raporunda özetle ; Rapor içeriğinde ayrıntılarıyla açıklandığı üzere yapılan inceleme, tespit ve değerlendirme neticesinde;a- Tarafların ticari defterlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı; açılış-kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı; Davacı tarafın Ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu,Davacı şirketin 2024 yılında 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği gereği Ticari Defterlerini E-Defter olarak kayıt altına alındığı. 2 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel tebliği
3. Maddesi gereği ise Yevmiye ve Kebir defteri beratlarını süresi içerisinde ... Başkanlığı sistemine yüklediği, Davalı taraf inceleme günü defter, belge ve kayıtlarını ibraz etmediğinden inceleme yapılamamıştır. b- Ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılıp yaptırılmadığı, Davacı şirketin 2024 yılında 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği gereği TicariDefterlerini E-Defter olarak kayıt altına alındığı. 2 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel tebliği 3. Maddesi gereği ise Yevmiye ve Kebir defteri beratlarını süresi içerisinde ... Başkanlığı sistemine yüklediği, c- Defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp, doğrulamadığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı, Ticari defterlerini ibraz eden davacı tarafın ticari kayıtları ve incelenen ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olmaz özelliğini taşıdığı tespit edilmiştir. d- Özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu faturaların taraflarca ticari
defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturaların açık mı yoksa kapalı mı fatura olduğu, Davaya konu faturanın davacı tarafından düzenlenen 12.11.2024 tarih numaralı E-Arşiv faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturanın E-Belge olması ve tutarı itibariyle AÇIK fatura olduğu, e- Dava konusu faturaların bedelinin tamamen veya kısmen ödenmesine ilişkin olarak tarafların defter ve belgelerinde kayıt ve/veya belge bulunup bulunmadığı ve nihai olarak dava takip tarihi itibari ile taraflar arasındaki alacak-borç durumu, Davacı ile davalının arasındaki ticari ilişkisinde, defter kayıtlarına göre; 1 adet fatura düzenlendiği, buna karşılık tahsilat yapılmadığı, Davacının düzenlediği ve dosyaya ibraz ettiği, ticari defterlerinde kayıtlı olan faturanın Vergi Dairesi tarafından bildirilen Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formunda davacı ve davalı bildirimlerinde görüntülendiği, Davacının incelenen Ticari Defter kayıtlarına göre; davacının davalıya 1 adet fatura düzenlediği toplam tutarının 73.920,00-TL olduğu ve davalıya Borç kayıt ettiği, 2024 yılında başka bir ticari ilişki olmadığı, 2024 yılı sonunda davacının davalıdan 73.920,00-TL Alacaklı göründüğü, Davacının alacağı ile uyumlu olarak ... 4.Genel İcra Dairesi 2024/... E sayısıyla 73.920,00-TL üzerinden icra takibi başlattığı, Takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere; hususundaki kanaatimi belirtir iş bu raporumu saygılarımla arz ederim." 24.12.2025 tarihli şeklinde rapor sunmuştur. Davalı dilekçesi dava dosyasında tespit edilememiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, ticari satım ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK m.67 uyarınca iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalının talebi üzerine hazır beton satıp teslim ettiğini ve düzenlenen 73.920,00 TL bedelli faturanın ödenmediğini ileri sürmüş; davalı ise süresinde cevap dilekçesi sunmadığından HMK m.128 uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkâr etmiş sayılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; hazır beton satışına ilişkin akdî ilişkinin kurulup kurulmadığı, 28 m³ C30 hazır betonun davalıya teslim edilip edilmediği, fatura bedelinin ödenip ödenmediği, takip tarihi itibarıyla davacının 73.920,00 TL alacaklı bulunup bulunmadığı ve icra inkâr tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.HMK m.190 uyarınca, satış ilişkisini, faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ve bedelin ödenmediğini ispat yükü bu vakıalardan kendi lehine hak çıkaran davacıya aittir. Fatura, kural olarak tek başına temel borç ilişkisinin kurulduğunu veya malın teslim edildiğini kanıtlamaz. Bununla birlikte fatura; tarafların ticari defterleri, teslim belgeleri, taraf davranışları ve diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Satış ve teslim olgusu kanıtlandıktan sonra bedelin ödendiğini ispat yükü ise ödeme vakıasından lehine sonuç çıkaran alıcıya düşer.TTK m.21/2 uyarınca faturayı alan kişinin sekiz gün içerisinde içeriğine itiraz etmemesi fatura içeriğini kabul ettiği yönünde karine oluşturur. Ancak bu karinenin uygulanabilmesi için öncelikle faturanın düzenlenmesine esas olan temel hukuki ilişkinin varlığının kanıtlanması gerekir. Somut olayda değerlendirme yalnızca faturaya itiraz edilmemesine dayandırılmamış; irsaliyeli fatura, davacının ticari defterleri, davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınması ve dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirilmiştir.HMK m.222 gereğince ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna uygun şekilde tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış ve kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerekir. Taraflardan birinin usulüne uygun ticari defterlerindeki kayıtların sahibi lehine delil olabilmesi karşısında, diğer tarafın açık ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmemesi ve bu kayıtların aksini herhangi bir delille ortaya koyamaması da delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınır.Bilirkişi incelemesi sonucunda davacının 2024 yılı ticari defterlerinin kanuna uygun şekilde tutulduğu, dava konusu 12/11/2024 tarihli faturanın davalı cari hesabına 73.920,00 TL borç olarak işlendiği ve karşılığında herhangi bir tahsilat kaydı bulunmadığı belirlenmiştir. Davalı ise usulüne uygun ihtara rağmen ticari defter ve belgelerini ibraz etmemiş; davacının ticari kayıtlarının aksini gösteren bir ödeme belgesi, iade faturası, iptal kaydı veya başka bir delil sunmamıştır.Vergi dairesince gönderilen karşılaştırmalı alış-satış analizindeki kaydın e-Belge sistemi tarafından otomatik oluşturulduğu bilirkişi raporunda açıklandığından, bu kayıt davalının bağımsız bir kabul beyanı olarak değerlendirilmemiştir. Bununla birlikte söz konusu veri, dava konusu faturanın elektronik sistemde davalı adına düzenlendiğini doğrulayan yardımcı delil niteliğinde kabul edilmiştir.Toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı adına 28 m³ C30 hazır beton karşılığı 73.920,00 TL bedelli irsaliyeli fatura düzenlendiği, faturanın davacının usulüne uygun ticari defterlerine kaydedildiği, davalının açık ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, faturanın iptal veya iade edildiğine ve bedelin ödendiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı sabit kabul edilmiştir. Bu sabit vakıalardan, taraflar arasında hazır beton satışına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, faturaya konu malın davalıya teslim edildiği ve 73.920,00 TL satış bedelinin ödenmediği sonucuna ulaşılmıştır.TBK m.207 ve devamı hükümleri uyarınca satıcı, satılan malı alıcıya teslim etmek; alıcı ise kararlaştırılan satış bedelini ödemekle yükümlüdür. Davacının satım ve teslim borcunu yerine getirdiği, buna karşılık davalının satış bedelini ödediğini kanıtlayamadığı anlaşıldığından takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 73.920,00 TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle davalının icra takibine yönelik itirazının iptali ile takibin aynen devamına karar verilmiştir.
İİK m.67/2 uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit ve borçlu tarafından belirlenebilir olması gerekir. Takibe konu alacak tek bir faturaya dayanmakta olup miktarı önceden belirli ve hesaplanabilir niteliktedir. Davalının kendi ticari faaliyetinden kaynaklanan fatura borcunu bilebilecek durumda olmasına rağmen takibe itiraz ettiği anlaşıldığından, 73.920,00 TL’nin %20’si olan 14.784,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Dava tümüyle kabul edildiğinden HMK m.326/1 uyarınca yargılama giderlerinin tamamının davalı üzerinde bırakılması, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanacak vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi ve dava şartı arabuluculuk kapsamında Hazineden karşılanan arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1- Davanın Kabulü ile, ... 4.Genel İcra Dairesi'nin 2024/... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-İcra İnkar tazminatının kabulü ile takip konusu alacağın %20'si olan 14.784,00 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 5.049,47-TL harçtan başlangıçta alınan 892,77- TL peşin harcın ve icra veznesine yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 3.787,10-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 87,50-TL vekalet suret harcı, 615,40-TL başvurma harcı 892,77-TL peşin harç, 440,00-TL vekalet pulu masrafı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti 896,00-TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere yargılama gideri toplam 6.931,67-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/06/2026
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza