Bayilik sözleşmesinden kaynaklanan portföy tazminatı talebiyle ilgili hakem kararının iptali isteminin HMKda sayılan sınırlı nedenler dışında olduğundan reddine dair temyiz kararı.
Özet: Distribütör ile ana firma arasındaki bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle oluşan portföy tazminatı uyuşmazlığında, hakem heyetince verilen ve distribütör aleyhine sonuçlanan kararın iptali talep edilmiş; distribütör, hakem yargılamasının usul ve esas yönünden birçok ihlal barındırdığını ileri sürmüştür. Ancak, ilk derece mahkemesi, iptal sebeplerinin sınırlı olduğunu ve ileri sürülen nedenlerin Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddesinde sayılan şartlara uymadığını belirterek iptal davasını reddetmiştir. Davacının bu red kararına yönelik temyiz başvurusu da üst mahkemece yerinde görülmeyerek, ilk derece mahkemesi kararı onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2026/1862 E.  ,  2026/2142 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

(İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2025/7 Esas, 2026/1 Karar
HÜKÜM : Ret
Bölge Adliye Mahkemesi (İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla) kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin..... markalı bir implant ve sair diş ürünleri firmasının yetkili Türkiye distribütörü olduğunu, davacının ise davalı şirketin ürünlerini bayilik ilişkisi kapsamında kendisine verilen bölgede tek satıcı sıfatıyla pazarladığını, davalının, davacının müşteri portföyünü ele geçirmek amacıyla bayilik sözleşmesini tazminatsız olarak feshetmenin yollarını aramaya başladığını, bu bağlamda senelik ürün fiyatlarını ve satış hedeflerini belirleme yetkisi kendisinde bulunan davalının, 2022 yılı için bu hakkını kötüye kullanarak davacının ya da benzer durumdaki hiçbir bayinin kabul edemeyeceğini bildiği fahiş ürün fiyatları ve satış hedefleri belirlediğini, davacının bu koşulların kabul edilemeyeceğini belirttiğini, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinde düzenlenen portföy tazminatı için yine aynı sözleşmenin 18. maddesi uyarınca tahkim yoluna gidildiğini, bu kapsamda .... Ticaret Odası Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi nezdinde hakem heyeti oluşturulduğunu, tahkim yargılaması sonucunda hakem heyetinin, aynı konuyla benzer şekilde verilen başkaca tahkim kararının da bulunduğu halde işbu iptal davasına konu yersiz, dayanaksız ve fahiş hatalı kararı vererek başvuruyu reddettiğini, davaya konu tahkim süreci ve hakem heyeti kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) amir hükümleri kapsamında pek çok hak ihlali ve hukuka aykırılık barındırdığını, tahkim yargılaması sürecinin yaklaşık 3,5 yıl sürdüğünü, hakem heyetinin süreci çok yetersize yönettiğinin dosya incelendiğinde de görüleceğini, baştan savma bilirkişi raporlarının dosyaya sunulduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının, sonrasında hesap bilirkişisinin görevini yapmadığı ve değiştirilmesi hususundaki taleplerinin heyet tarafından yok sayıldığını, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelerle karar verdiğini, bu kararın açıkça hakkaniyete, somut olaya, bilirkişi raporuna, daha önce benzer konuda verilen tahkim kararına ve hukuka aykırı olduğunu ve kararın iptali gerektiğini ileri sürerek İstanbul Ticaret Odası Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi'nin 2022/14 E. sayılı dosyası kapsamında verilen hakem kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hakem kararının iptalini gerektirecek bir husus olmadığını, kararın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK'nın 439. maddesinde hakem kararlarının iptali sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı, bu sebepler dışında Hakem Heyeti kararının iptalinin mümkün olmadığı, uyuşmazlığın taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklandığı, dolayısıyla taraflar arasındaki tahkim sözleşmesi kapsamında olduğu, davacı tarafından ileri sürülen nedenlerin HMK'nın 439. maddesinde sınırlı olarak sayılan nedenlerden olmadığı, ayrıca resen nazara alınması gereken kamu düzenine aykırılık veya uyuşmazlığın tahkime elverişli olmaması halinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Hakem Heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.