Banka tarafından kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında verilen onama kararı.
Özet: Bir bankanın, ödenmeyen kredi borcu ve çek garanti tutarlarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine borçlu şirketin itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında; ilk derece mahkemesi, borçlu şirket aleyhindeki talepleri kısmen kabul edip çek garanti tutarlarının depo edilmesine hükmederken, müteselsil kefil hakkındaki davayı icra takibi kesinleştiği gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan reddetmiş, bu karar istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek, Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak verdiği esastan ret kararı Yargıtay tarafından da onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/5058 E.  ,  2026/2169 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1005 Esas, 2025/1163 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/468 E., 2021/689 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmeye istinaden davalı şirkete kredi verildiğini, diğer davalının bu krediye müteselsil kefil olduğunu, davalının geri ödeme sözleşme şartlarına uygun olarak borcunu ifa etmediğini, bunun üzerine 20.02.2019 tarihinde hesap kat ihtarı gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, borçlunun icra dosyasına itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek Adana 1. İcra Dairesinin 2019/3564 E. sayılı icra takibindeki itirazın iptaline, 50.750,00 TL çek garanti tutarlarının depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davalı arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi gereğince krediler kullandırıldığı, ayrıca çek defteri tahsis edildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname gönderildiği, ihtarnamede verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine nakdi kredi alacaklarının tahsili ve ayrıca çek yaprağı sorumluluk tutarlarının depo edilmesi için icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin sadece borçlu şirket yönünden durduğu, diğer davalı yönünden takibin kesinleştiği, bilirkişi raporuyla davalı şirketin sorumluluk tutarlarının belirlendiği davalı ... yönünden icra takibi kesinleşmesine rağmen itirazın iptali davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalı yönünden hukuki menfaat yokluğu sebebiyle davanın reddine, alacağın likit olması sebebiyle davalı asıl borçlu şirketin belirlenen bedel üzerinden icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, depo talebi yönünden davanın davalı şirket yönünden kabulü ile 50.750,00 TL'nin davalıdan alınarak davacı banka nezdinde asıl borçlu şirket adına açılacak vadesiz bir hesaba yatırılmasına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.