12. Ceza Dairesinde, yorgunluktan dalarak oğlunun da içinde olduğu iki kişinin ölümüne neden olan sürücüye bilinçli taksirle öldürmeden verilen hapis cezası ve sürücü belgesi geri alma kararının temyizinde TCK 22/6 ve ceza miktarının değerlendirilmesi.
Özet: Yorgun ve uykusuz araç kullanarak iki kişinin ölümüne neden olduğu gerekçesiyle taksirle öldürme suçundan yargılanan sanık hakkında ilk derece mahkemesince 6 yıl 3 ay hapis cezası ve sürücü belgesinin geri alınması kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı kaldırarak sanığı 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırmış olup, hem sanık müdafii hem de katılanlar vekili, cezanın azlığı/çokluğu, bilinçli taksirin uygulanma şekli ve Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerinin hatalı yorumu gibi çeşitli gerekçelerle bu kararı temyiz etmiştir.
12. Ceza Dairesi         2024/1164 E.  ,  2026/6956 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3781 E., 2023/3312 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, sanığa verilen cezanın az olduğuna ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanığın kastının olmadığına ve kendisinin de kaza neticesinde malûl olduğuna, aynı zamanda kazada vefat edenlerden birinin sanığın oğlu olduğuna, bu nedenle 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesinin gözetilmesi gerektiğine, katılan tarafa tazminat ödendiğine, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de usûl ve kanuna aykırı olan hükmün bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, sanığın yönetimindeki minibüs ile seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni vermesi, mahal şartlarını da dikkate alarak seyrini kendi yön bölümü içerisinde kalacak şekilde müteyakkız sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sevk ve idare hatası ile yolun karşı istikamet bölümüne girerek şerit ihlali yaptığı sırada önce karşı istikametten kendi seyir şeridi içerisinde gelmekte olan ...'un sevk ve idaresindeki kamyonet ile çarpıştığı, çarpışmanın akabinde savrulan minibüsün sağ arka yan kısımlarının ise kamyonetin gerisinden gelen ve önünde çarpışan kamyonet ve minibüs nedeniyle sol şeride yönelen ... sevk ve idaresindeki çekicinin ön kısımlarına çarpması neticesinde ... ve sanığın oğlu ... öldüğü, sanığın, Diyarbakır'a kızını üniversiteye bırakmak için yola çıktıklarını, dönüş yolunda sadece beş saat kadar uyuduğunu, amaçlarının Eğirdir'e vardıktan sonra arkadaşlarında uyuyup, dinlenmek olduğunu, yolda bazen uykusunun geldiğini ancak uykusunun kaçması için kahve içtiğini ve durup dinlendiğini, kaza yaşanmadan hemen önceki kısımda muhtemelen daldığını çünkü aracın ilk yoldan çıktığı zamanları hatırlamadığını ifade ederek uykusuz ve yorgun bir şekilde araç kullandığını, kaza anında da daldığını ve aracın şeritten çıktığını hatırlamadığını ikrar ettiği, kazaya dair araç kamera görüntüleri de incelendiğinde sanığın kullandığı aracın herhangi bir dış etken olmaksızın şeridinden aniden çıktığının tespit edildiği, bu nedenle sanığın eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi ve bilinçli taksir ile hareket ettiği anlaşılan sanık hakkında tayin edilen temel cezada artırım yapılması sırasında bilinçli taksir teşkil eden eylemlerin sayısı ve sürekliliğinin dikkate alınıp buna göre alt sınırdan uzaklaşılarak artırım yapılması gerektiği, dosya kapsamına göre asli ve tam kusurlu olarak iki kişinin ölümüne sebebiyet veren sanık hakkında alt sınırdan yeterli miktarda uzaklaşılmadan temel cezanın belirlenmesi, yorgun ve uykusuz halde araç kullanarak direksiyon başında uyuması sonucunda kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren sanığın yorgun ve uykusuz halde araç kullanma dışında, bilinçli taksir ile hareket ettiğini gösteren ve dosyaya yansıyan başka bir eyleminin bulunmadığı, bir başka deyiş ile olayda bilinçli taksir oluşumuna sebebiyet veren tek bir eylemin söz konusu olduğu ve bu nedenle 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca sanığın cezasında artırım yapılırken hak ve nesafet kuralları da nazara alınarak alt sınırdan artırım yapılması gerektiği halde alt sınırdan uzaklaşılarak (1/2) oranında artırım yapılmasının usûl ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, sanığın işlediği sabit olan taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına, temel cezanın sanığın asli ve tam kusurlu olarak oğlu ... ile ...'nin ölümlerine neden olması nazara alınarak 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi gereğince alt sınırdan makul bir ölçüde uzaklaşılarak sanık hakkındaki belirlenmesine, sanığın yorgun ve uykusuz olduğu halde araç kullanarak direksiyon başında uyuması sonucunda kazanın meydana gelmesine sebebiyet vererek atılı suçu bilinçli taksirle işlediği gerekçesiyle cezasının aynı Kanun'un 22/3. maddesi gereğince takdiren (1/3) oranında artırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.07.2026 tarihinde karar verildi.