T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, trafik kazası nedeniyle araçta oluşan değer kaybı tazminatının sigorta şirketinden tahsili davasına ilişkin gerekçeli karar.
Özet: Bu dava, davacının arkadan çarpma sonucu hasar gören aracında meydana gelen değer kaybının davalı sigorta şirketinden tahsilini konu almakta olup, davacı, davalı sigortalının tam kusurlu olduğunu ve sigorta şirketince ödenen 4.000 TLnin gerçek değer kaybını karşılamadığını ileri sürerek bilirkişi tespiti ile kalan zararın giderilmesini talep ederken, davalı ise kendi piyasa araştırmaları ve yöntemleriyle 4.000 TLlik gerçek değer kaybını ödediğini, sorumluluğunun poliçe limitleri ve kusur oranıyla sınırlı olduğunu ve ek bir tazminat yükümlülüğü bulunmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/865 Esas - 2026/505

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/865 Esas
KARAR NO : 2026/505
...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/11/2025
KARAR TARİHİ : 10/06/2026
KA.YA.TARİHİ : 11/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacı vekilinin dilekçesi ile'' Müvekkiline ait ...plakalı araca, 14.08.2024 tarihinde davalı sigorta şirketinden sigortalı ... plakalı aracın arkadan çarpması sonucu maddi hasar meydana geldiğini, KTK'nın 84/1-d maddesine göre arkadan çarpma durumlarında sürücülerin asli kusurlu sayıldığını, bu sebeple davalı sigorta şirketinden sigortalı aracın %100 kusurlu olduğunu ve zarardan sorumlu bulunduğunu, müvekkiline ait aracın kaza sonrası onarım bedelinin 11.544,92 TL olduğunu, araçta değişen, onarılan ve boyanan parçalar sonucu en az 100.000,00 TL değer kaybı oluştuğunu, davalı sigorta şirketine değer kaybı için başvurulmasına rağmen sadece 4.000 TL ödendiğini, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını, değer kaybının gerçek bir zarar olduğunu ve sigorta teminatı kapsamında bulunduğunu, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde değer kaybından sorumlu olduğunu belirterek, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak tespit edilmesini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesini" talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin dilekçesi ile '' Uyuşmazlığın 14.08.2024 tarihli trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin tahsili talebine ilişkin olduğunu, ....plakalı aracın müvekkili .... tarafından Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, reel değer kaybı tutarının ödendiğini, bu sebeple müvekkil şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, müvekkili tarafından kaza tarihi esas alınarak piyasa araştırması yapıldığını ve değer kaybı ödemesi yapıldığını,.... uygulamasının kullanılarak aracın kaza tarihindeki satış bedellerine ulaşıldığını, bu uygulamanın pazar analizi için 5 kategoride toplam 270’den fazla farklı veri kaynağından her gün pazar alım-satım ve değerleme istatistikleri topladığını, değer kaybı hesaplanırken herhangi bir formül dikkate alınmadan aracın değişen/onarılan parçaları dikkate alınarak ve kaza tarihi esas alınarak serbest piyasada kaybedeceği değerin göz önüne alındığını, davaya konu aracın piyasa değerine ilişkin internet üzerinden yapılan araştırmalar sonrasında aracın geçmiş mülkiyet durumu, hasar geçmişi, kullanım şekli, kilometresi ve araç rayicini etkileyebilecek sair faktörler ile mevcut piyasa durumu da göz önüne alınarak emsal özelliklere sahip bir aracın piyasa genelinde satış ortalamaları alındığında aracın kaza tarihinde oluşan reel piyasa rayiç değer kaybının 4.000,00 TL olarak hesaplandığını, müvekkili tarafından da kusuru dikkate alınarak 4.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, değer kaybı hesaplaması yapılırken Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Kararlarının dikkate alınarak zararın eksiksiz giderilmiş olduğunu, bu nedenle dosyanın bilirkişiye gönderilmeden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyanın bilirkişiye gönderilmesi halinde ise Yargıtay Kararlarında bahsedildiği üzere değer kaybı tespitinde konu aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği hususları ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki ikinci el rayiç değerinin tespiti yapılması gerektiğini, .... Dairesi tarafından verilen bir kararda dosyanın nasıl incelenmesi gerektiği ve dosyada bulunması gereken delillerin neler olduğunun belirtildiğini, tramer kayıtları getirilmeden hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesinin doğru olmadığını, aracın kazadan önceki durumunun bilinmesinin değer kaybı tespiti için büyük önem arz ettiğini dikkate alarak bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiğini, davacıya ait araçta bakiye değer kaybı olmadığından davanın reddini talep ettiğini, teminat limitlerinin dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafın aracının .... Sigorta’dan kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, araçta meydana gelen hasarın ... tarafından karşılandığını ve tarafına 11.544,92 TL hasar onarım bedeli rücu edildiğini ve ödendiğini, avans faizinin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketi tarafından sigortalı aracın hususi araç olup sahibinin şahıs olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun tazminatın biçimi ile ilgili Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine atıf yaptığını ve Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faiz türünün yasal faiz olacağını, ayrıca müvekkil şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu dikkate alındığında davacı tarafın avans faizi isteminin de haksız olduğunu,..... Sayılı ilamında araçların ticari araç olmaması nedeniyle uygulanabilecek faiz oranının yasal faiz olduğu, trafik sigortasının işletenin sorumluluğunu üzerine almış olduğundan işleten aleyhine hükmedilen faiz ile tutulabileceği, mahkemece bu husus göz ardı edilerek hükmedilen maddi tazminat yönünden araç işletenleri yasal faizden sorumlu tutulduğu halde sigorta şirketlerinin avans faizi ile sorumluluğuna karar verilmesinin doğru olmadığının belirtildiğini, bu sebeplerle davanın reddini, aksi halde reel piyasa şartlarına göre hesaplama yapılması halinde aracın kaza tarihindeki rayiç değeri, gerçek hasar tutarı ve kazadan önceki hali de dikkate alınarak hesaplama yapılmasına, avans faizi talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederek davanın reddini '' talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER:
Davalı sigorta şirketinden 18/11/2023 başlangıç tarihli,.... poliçe numaralı sigorta poliçesinin ve hasar dosya suretinin getirtildiği, davalı sigortaca davacıya 24/09/2025 tarihinde 4.000,00 TL değer kaybı ödemesi ,11/10/2024 tarihinde kaza nedeniyle 11.544,92 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığı görülmüştür.
Davacıya ait ... plakalı araca ilişkin tramer kaydının ve tramer kaydında belirtilen aracın geçmiş hasar dosya suretlerinin getirtildiği görülmüştür.
Dosya kusur/hasar bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişinin 17/04/2026 tarihli raporunda ''... sürücü ... yönetimindeki otomobil cinsi araç ile İstanbul yolunu takiben seyir halinde iken aracının hızını yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurması, olay mahalli ışıklı kavşağa yaklaştığında hızını azaltması, kavşak başında kırmızı trafik ışığını gördüğünde önünde kırmızı ışıkta bekleyen aracın arkasında emniyetle durması gerekirken bu hususlara uymayarak kavşakta kırmızı trafik ışığında durmakta olan ... plakalı aracın arka kısmına çarparak, olayın hazırlanması ve vukuuna neden olduğu, trafik ışıklarına uymama ile duran araca arkadan çarpmanın 2918 sayılı KTK2nun 84/a, 84/d maddelerinde asli kusurlu hallerden sayıldığından sürücü .... meydana gelen olayda ASLİ VE TAM KUSURLU bulunmuştur.... Sürücü ....tarafından tespit edilmiş hasarlı parçanın arka tampon ve sağ ve stop lambaları olduğu ve hasarlanan arka tamponun onarıldığı ve onarım bedelinin KDV dahil 11.544,92 TL olduğunu hesaplanmıştır. .... Merkezi tarafında.... gönderilen yazıda; son kazdan önce 13.03.2015 ,02.02.2020 , 10.09.2020 tarihlerinde kazaya karıştığı söz konusu rapordan tespit edilmiştir. Dava konusu aracın 02.02.2020 tarihinde karıştığı kazada yine aracın sağ arka yan kısmından bir cisme çarparak aracın sağ arka kapı sacı, sağ arka çamurluk ve arka tamponun hasarlandığı ve onarılarak kullandığı anlaşılmıştır.10.09.2020 tarihli kazada aracın sol ön yan kısmından hasarlandığı trafik kaza tespit Tutanağından anlaşıldığı ancak bu kaza ile ilgili hasar raporunun dosyada olmadığı anlaşılmıştır. 13.03.2015 tarihli karıştığı kaza ile ilgili dosya kapsamında bir bilginin olmadığı tespit edilmiştir. Dava konusu araç 02.02.2020 tarihinde arka tampon kısmından onarım gördüğünden son kazadan dolayı araçta bir değer kaybı olmayacağı görüş ve kanaatine varılmıştır." denildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafça trafik kazasına bağlı olarak değer kaybının davalıdan tahsili, davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup; 14/08/2024 tarihinde davalıya .... plakalı araca çarptığı ,oluşan kazada önünde seyreden davacıya ait aracı güvenliği ve yeterli mesafede takip etmeyen , etkin fren tertibatı uygulamadan davacı aracına arkadan çarpan sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacıya ait araçta 11.544,92 TL lik hasar oluştuğu, ancak davacıya ait aracın aynı bölgeden 02.02.2020 tarihindeki kaza nedeniyle de hasar aldığı, her iki kazada aynı parçaların değiştiriltilmiş olduğu ve plastik nitelikli (tampon) değiştirilen parçalar nedeniyle davacı aracının değer kaybetmeyeceği bilirkişi raporu, tramer kaydı ,tramer kaydında geçen hasar dosyaları ve tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış olmakla davacının yerinde görülmeyen davasının reddi ile aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere;
Davacının davasının reddine,
492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan, dava açılışında alınan 615,40-TL peşin harcın düşülmesi ile eksik yatırıldığı anlaşılan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/06/2026
....