Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin, sigorta şirketinin işveren mali mesuliyet poliçesinden kaynaklanan rücu talebiyle başlattığı icra takibine itirazın iptali davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bir sigorta şirketi, iş kazası sonucu ödediği tazminat bedelinin sigorta sözleşmesi kapsamında davalı asıl işverenden rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir. Davacı sigorta şirketi, asıl işverenin kusursuz olduğunu ve poliçe şartları gereği rücu hakkı bulunduğunu iddia ederken, davalı asıl işveren ise sigorta poliçesinin kendi işçilerinin sorumluluğunu da kapsadığını, taşeronluk sözleşmesi uyarınca sigorta primlerinin kendisinden kesildiğini ve bu nedenle sigorta şirketinin rücu hakkı olmadığını ileri sürerek itiraz etmektedir.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/945 Esas - 2026/467

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/945 Esas
KARAR NO : 2026/467
....
DAVA : İtirazın İptali (sigorta sözleşmesinden kaynaklanan )
DAVA TARİHİ : 04/06/2018
KARAR TARİHİ : 21/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali ( Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkil şirket nezdinde 17/09/2012-2013 vadeli .....nin (Yeni Ünvanı: .....) asıl işveren, davalı .... karar sayılı dosyası (dosyanın eski mahkemesi ve esas nosu: ... esas) ile maddi manevi tazminat davası açılmış ve yargılama sırasında aynı davacılar tarafından müvekkil ....aleyhine de .... karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat yönünden toplam 366.330,23 TL maddi tazminatın davalılar .... müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verildiğini, Akabinde işbu ilam gereği .... esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamlı icra takibi sonucu müvekkili şirket tarafından ..... 31/10/2016 tarihinde 200.000,00 TL'nin ferileri de dahil olmak üzere toplam 297.035,46 TL ödeme yapılarak poliçeden doğan sorumluluğun yerine getirildiğini, poliçe limiti maddi-manevi tazminat talepleri için 200.000,00TL olduğundan müvekkili şirketin maddi manevi tazminat talepleri nedeniyle ilgili poliçeden doğan herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, .... karar sayılı dosyası ile açılan davadaki hükme esas alınan kusur raporunda sigortalıları asıl işverene herhangi bir kusur atfedilmediğinden davalı şirkete 6102 sayılı TTK m.1481 maddesi uyarınca, ayrıca poliçede yer alan özel şart uyarınca rücu hakları bulunduğunu, davalı şirkete davadan önce yapılan rücu başvurularının sonuçsuz kaldığını, başlattıkları icra takibininde de borca itiraz edilmesi suretiyle durdurulduğunu, müvekkili şirketin haklılığını gösteren kesin hüküm bulunduğundan ve davalı şirketin müvekkili şirketi büyük zarara uğrattığından davalı şirket adına kayıtlı araç ve gayrimenkullerin 3.şahıslara devrinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulması veya davalı şirket hakkında ihtiyati haciz karar verilmesini, davalı tarafın .... sayılı dosyasına ileri sürdüğü borca itirazının iptaline, icra takibinin devamına, davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin adresi ... ile davacı sigorta şirketi arasında düzenlenen işveren mali mesuliyet sigorta poliçesinin müvekkili firmanın işçilerine ait sorumluluğunu da sigorta altına aldığından davacının müvekkiline karşı rücu hakkı bulunmadığını, Taşeronluk Sözleşmesinin 13. maddesinin 15. fıkrasında “İşveren, Taşeronun .... işyerinde kayıtlı bulunan tüm çalışanlarını işveren mali sorumluluk poliçesi ve ferdi kaza sigorta poliçesi ile teminat altına alacaktır. Poliçe primleri, taşerona ait olup, bu primler taşerona yapılacak ödemelerden düşülecektir” şeklinde açık hüküm bulunduğunu, sigorta primleri müvekkili firmanın hak edişlerinden kesildiği için, davacının rücu hakkı bulunmadığını, ana poliçede taşeronların teminat harici tutulduğunu fakat buna mukabil müvekkili Taşeronluk Sözleşmesi gereği müvekkili firmadan sigorta primlerinin düzenli olarak tahsil edildiğini,3 numaralı zeyilnamede işçi sayısının 210, yıllık brüt ücretin ise 4.536.000 TL olarak belirlendiğini, anılan iş yerinde hiçbir zaman 210 kişinin asıl işveren nezdinde çalışmadığını, dolayısı ile 210 kişinin asıl işveren çalışanlarını ve tüm taşeronların çalışanlarını kapsadığını, müvekkili şirketin söz konusu projede 65-70 kişi aralığında çalışan sayısı ile taşeronluk hizmetlerini sonlandırdığını, asıl işverenin kendi ana dosyasında kaç kişinin çalıştığının ilgili .... sorulması halinde asıl işveren nezdinde 210 kişinin çalışmadığının ortaya çıkacağını, sigorta şirketine ödenen primlerin, tüm taşeron işçilerini kapsayan primler olduğunu, müvekkil firmanın, gerek davacı sigorta şirketi, gerekse ..... tarafından cevap yada beyan dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, taraflar arasındaki işveren mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında dava dışı müteveffa işçinin ailesine ödenen maddi ve manevi tazminatın rücuen tazmini için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
.... Karar sayılı yetkisizlik kararı sonucu dosya Mahkememize tevzi edilmiştir.
Mahkememizin Davanın Kabulüne, ....sayılı dosyasında davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına, kabul edilen 322.060,70 TL alacak tutarı üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verdiği karar davalı vekilinin istinaf talebi üzerine ..... Sayılı ilamı ile " kusura ilişkin raporun oluşa uygun olmadığı gibi uygulanması gereken yasa açısından da kazanın irdelenmediği..." gerekçesi ile bozulduğu , mahkemece kusur incelemesi nedeniyle bozma konusu olan .... ihbar olunan dava dışı sigortalı şirketin kazada kusursuz olduğu kabul edilerek davacı sigortacının ödediği sigorta tazminatının tamamının davalı alt işverenden tahsiline karar verilmiş olduğundan .... E. Sayılı dosyası celp edilerek, bozma sonra kusur incelemesi yapılıp yapılmadığı araştırılarak, davalının kusura ilişkin itirazlarının karşılanması, ayrıca dosyaya dava konusu poliçe de kazandırılarak, taraf iddia ve savunmaları doğrultusunda varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği " gereğine değinilerek kaldırılmıştır.
.... aleyhine 297.035,46 TL asıl alacak, 25.025,24 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 322.060,70 TL'nin tahsili için 04/10/2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirket yetkilisinin borca ve yetkiye itirazı sonucu takibin durduğu, davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirket yetkilisinin 14/10/2017 tarihli itiraz dilekçesinde icra takibinin yetkisiz yerde yapıldığını belirterek yetki itirazında bulunduğu anlaşılmışsa da yetkili icra dairesini göstermediğinden icra takibi yönünden yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
..... tarafından poliçe gereği .... sayılı kararı ile bozulduğu, bozma kararından sona dosyanın .... esas numarası aldığı ve 07/11/2019 tarihinde davacıların davası ödeme nedeni ile konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır.
....esas sayılı dosyasında bulunan .... sayılı kararının takip dosyası olan ....'nin icra dosyası borcuna karşılık 220.000,00TL ödemeyi kabul ettiği anlaşılmış olup bozma kararından sonra mahkemece kusur durumun ilişkin rapor alınmamıştır.
Mahkememizce kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda özetle; dava dışı işçi Sabri Kocagöz 'ün tecrübeli bir kalıp ustası olduğu, ağır ve devrilmeye müsait kalıp elemanına tek başına müdahale ettiği, vinç operatörüyle güvenli bağlama ve kaldırma işlemi tamamlanmadan riskli bölgede çalışmaya başladığı, kendi can güvenliğini tehlikeye düşüren hareket tarzı benimsediği, İşçilerin de 6331 sayılı Kanun uyarınca kendilerinin ve davranışlarından etkilenen diğer kişilerin sağlık ve güvenliğini tehlikeye düşürmemek, verilen eğitim ve talimatlara uygun hareket etmek, makine ve ekipmanı usulüne uygun kullanmak ve açık tehlike oluşturan hareketlerden kaçınmak yükümlülüğü bulunduğu, bu bağlamda müteveffanın, tamamen kusursuz kabulü mümkün olmadığı, ancak işçinin bu davranışı, güvenli olmayan stok alanı, yetersiz sabitleme, eksik organizasyon ve etkin denetim yokluğu içinde ortaya çıktığından tali kusurlu olduğu, dosyada daha önce alınan bilirkişi raporları ile.... kararında da bu nedenle müteveffaya %30, davalı taşerona ise %70 kusur izafe edildiği, Heyetçe bu oran dağılımının, dosyadaki teknik olgu ve sözleşmesel sorumluluk yapısına uygun olduğu kanaatine ulaşıldığı, başlangıç tarihi 17.09.2012 ve bitiş tarihi 17.09.2015 olan 217673553 nolu İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinde; .... E sayılı dosyasındaki asıl alacak ve ferilerinden sigorta poliçesi sorumluluğundaki 200.000.-TL ve onun payına düşen icra masrafı, dava vekalet ücreti, dava masrafı ve icra vekalet ücretleri yönünden yasal mevzuata uygun, doğru ve kabul olunabilir talepler olduğu, bu anlamda davalı şirketin de bu ödemenin hatalı veya fahiş olduğu yönünde iddia ve savunmasının bulunmadığı, davacı sigorta şirketinin sigortalısının poliçe gereği üstlendiği kusursuz dahi olsa sorumlu tutuldukları oranda yapmış oldukları ödemeyi davalı taşeron şirketten kusuru oranında talep edebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; 18.08.2013 tarihinde meydana gelen iş kazasında dava dışı işçi .... ....'ün vefat ettiği , kazanın meydana gelişinde müteveffa işçinin %30, davalı taşerona %70 kusur kusurlu olduğu, ...nolu İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile 17.09.2012 - 17.09.2015 tarihleri arasında kazanın meydana geldiği yerin sigortalandığı ve Sigortalı .... ....) olup, asıl işveren konumunda, davalı ise alt işveren-taşeron konumunda olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından .... sayılı dosyasına %70 kusur esas alınarak 31/10/2016 tarihinde 297.035,46.-TL ödendiği, sigorta şirketi yönünden rücu şartlarının gerçekleştiği , ödenen bedelin ödeme tarihinden takip tarihine kadar olan , 25.025,24 TL işlemiş faizi ile birlikte davalıdan talep edilebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulüyle .... sayılı dosyasında davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına,
Kabul edilen 322.060,70 TL alacak tutarı üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 21.999,96TL harçtan dava açılışında peşin alınan 3.889,70TL'nin mahsubu ile bakiye 18.110,26TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 35,90TL başvuru harcı, 3.889,70TL peşin harç, 3 posta ücreti 923,30TL , 16 e tebliğat ücreti 131,50TL , 11 normal tebliğat ücreti 811,00TL, dosya kapak ücreti 2,50TL . Bilirkişi ücreti 16.000TL olmak üzere toplam 21.793,90TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince taktir edilen 51.529,71TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan 248,20TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2026
.....