Danıştay 6. Dairenin, ruhsata aykırı yapıdaki idari para cezasının ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi gereği hissedarların kendi kusurlarına göre ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini vurgulayan kararı.
Özet: İstanbul Büyükçekmecede, ruhsat eklerine aykırı imalatlar sebebiyle kesilen toplam 2.228.883,16-TL tutarındaki idari para cezasının, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi uyarınca her bağımsız bölüm malikinin kendi sorumluluğundaki aykırılıklar için ayrı ayrı hesaplanması gerekirken, tüm aykırılıkların toplamı üzerinden belirlenip hissedarlara hisse oranında paylaştırılması nedeniyle hukuka aykırı bulunarak ilk derece mahkemesince iptal edildiği ve bu iptal kararının bölge idare mahkemesince de usul ve yasaya uygun görülerek istinaf başvurusunun reddedildiği bir temyiz sürecidir.

T.C.
D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/7725Karar No : 2025/6693 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı-...VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1-... 2- ... 3- ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazda yer alan yapıda, ruhsat eki projesine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca "...ve hissedarları" adına toplam 2.228.883,16-TL idari para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı Büyükçekmece Belediye Encümeni kararının davacının murisi olan...'e ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığa konu olan aykırılıkların bir kısmının binanın dış konturu gibi tamamına yönelik olduğu görülmekle birlikte bir kısmının da zemin kat ve çatı katına yönelik müstakil olduğu dikkate alındığında, hangi bağımsız bölüm malikinin hangi aykırılıklardan sorumlu olduğu tespit edilerek her bir yapı sahibi için sorumlu olduğu aykırılık kadar ayrı ayrı idari para cezası hesaplanması gerekirken, herhangi bir ayrım yapılmaksızın aykırılıkların tamamı üzerinden hesaplanan toplam para cezasının maliklerin hisseleri oranında paylaştırılması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazda yer alan yapıda, ruhsat eki projesine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca "... ve hissedarları" adına toplam 2.228.883,16-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Büyükçekmece Belediye Encümeni tarafından ...tarih ve ... sayılı karar alınmıştır. Anılan karar uyarınca yapının maliklerinin isimlerine, hisse oranlarına ve maliklerin payına düşen ceza miktarlarını gösteren liste hazırlanmıştır. Bu listede yapının maliklerinden davacıların murisi...'in ismi ve hissesi oranında hesaplanan ceza miktarı da yer almaktadır.Davacılar tarafından, muris... için hissesi oranında verilen para cezasının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar" başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 20. maddesinde kurala bağlanan, "ceza sorumluluğunun şahsiliği" ilkesi, herkesin kendi fiilinden sorumlu tutulmasını, cezanın yalnız suçu işleyenlerle iştirak edenlere verilmesini, suça katkısı bulunmayanlara ceza sorumluluğu yükletilemeyeceği, hiç kimsenin işlemediği bir suçtan dolayı sorumlu tutulamayacağını, bir başkasının işlediği suçun, suçu işlemeyenlere sirayet edemeyeceğini ifade etmektedir. Ceza Hukukunun temel ilkelerinden biri olan bu ilkenin idari para cezaları için de geçerli olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde belirtildiği üzere, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmıştır.Aynı Kanunun 14. maddesinde; dava dilekçelerinin ehliyet yönünden inceleneceği ve 15/1-b maddesinde; bu hususta Kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükmü düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan birisi olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması gerekmektedir. Uyuşmazlık konusu olayda; davacılar tarafından, 19.10.2011 tarihinde vefat eden murisi... adına dava konusu encümen kararıyla verilen para cezasının iptalinin istenildiği anlaşılmakta olup cezaların şahsiliği ilkesi gereğince, muris adına verilen cezanın, mirasçılardan tahsil edilemeyeceğinin açık olması karşısında, 19.10.2011 tarihinde vefat eden muris adına tesis edilen dava konusu idari para cezasının iptalinde davacının kişisel ve güncel bir menfaati bulunmadığından, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği açıktır. Bu durumda, dava konusu idari para cezasının iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.