701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL Komisyonu ret kararı ve özlük hakları iadesi talebiyle açtığı davanın temyiz incelemesinde, Danıştay Beşinci Daire tarafından Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması.
Özet: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade başvurusunun reddi üzerine açtığı davanın reddine ilişkin alt derece mahkemeleri kararlarının temyizen incelenmesi talebi, davacının iddialarının temyiz nedenlerine uygun bulunmaması gerekçesiyle reddedilmiş ve bölge idare mahkemesi kararı, davacının branş değişikliğinin örgütle irtibatını veya iltisakını göstermeyeceğine dair önemli bir gerekçe eklenerek onanmıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/7404 E.  ,  2025/15250 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/7404
Karar No : 2025/15250
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu idarelerinin ve İdare Mahkemesinin irtibat ve iltisak tespitinde bulunamayacağı, dava konusu işlem ile yürütme ve yasama makamları tarafından yargı yetkisinin kullanıldığı, hakkında disiplin soruşturması açılmadan ve savunma hakkı tanınmadan işlem tesis edildiği, komisyona başvuru ile dava açma yollarının savunma hakkı yerine geçmeyeceği, hakkında somut bilgi ve belge bulunmadan kamu görevinden çıkarıldığı, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, kamu görevinden çıkarma işleminin ölçülü bir tedbir olmadığı, OHAL KHK'larının Resmi Gazetede yayımlandıkları gün TBMM'nin onayına sunulması ve en geç 30 gün içerisinde görüşülüp karara bağlanmasının zorunlu olduğu, bu usule uyulmadığı için dava konusu işlemin dayanaksız kaldığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği, ... kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen verilerin gerçeği yansıtmadığı, kim tarafından nerede ve nasıl hazırlandığı belli olmayan ve çelişkiler içeren söz konusu fişleme bilgilerinin hukuka aykırı delil olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı, kurum tarafından yapılan değerlendirmenin somut bilgi ve belgelere dayanmadığı, Devlete sadakat yükümlülüğünün ihlal edilmediği, hakkında beraat kararı verildiği, asayiş şube müdürlüğü emrine yapılan atamanın terör örgütüyle irtibat ve iltisakını göstermeyeceği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında davacının 22/08/2015 tarihinde kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele branşından çıkarılarak genel hizmet branşına aktarıldığı tespitine yer verilmişse de, söz konusu branştan çıkarma işleminin hangi saikle yapıldığı bu dosyada ortaya konulamadığından bu tespitin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilemeyen yargılama giderinin tahsili için mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.