Danıştay, 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının yasallık, şahsiyet ve AİHM kararı itirazlarıyla yaptığı göreve iade temyizini, dosyadaki FETÖ/PDY iltisakı gerekçesiyle reddetti.
Özet: Kamu görevinden Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılan ve göreve iade başvurusu reddedilen davacının, yargılama sürecindeki yasallık ilkesi ihlali, gizli tanık verilerinin delil niteliği taşımaması, kardeşinin durumu üzerinden suçlamaların şahsiliği ilkesine aykırılık, beraat kararı ve AİHM içtihatlarına aykırılık iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunda, Danıştay, kardeş hakkındaki tespitlerin davacıyı doğrudan bağlamayacağını kabul etmekle birlikte, dosyadaki diğer delillerin davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını ortaya koyduğu sonucuna vararak, bölge idare mahkemesinin göreve iade talebinin reddi yönündeki kararını hukuka uygun bulup temyiz istemini reddetmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/7254 E.  ,  2025/15339 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/7254
Karar No : 2025/15339
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava aşamasında yasallık ilkesinin ihlal edilerek karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, hem Anayasa'da hem de AİHS'te olağanüstü hal dönemlerinde bile askıya alınamayan haklar arasında düzenlenen yasallık ilkesinin iki önemli unsuru olan yasallık-belirlilik ilkesi ile suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen SD kart içeriği verilerin gerçeği yansıtmadığı ve delil niteliği taşımadığı, kardeşi hakkındaki tespitlerin hükme dayanak alınmasının suçların ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, FETÖ terör örgütüne üyelik suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraatine karar verildiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye (15669/20, 26.09.2023) kararında belirlenen ilkelerin dikkate alınması gerektiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının kardeşi hakkındaki tespitlere de yer verilmiş ise de, davacının FETÖ/PDY ile bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitlerin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.