Danıştay 13. Daire, Rekabet Kurumunun önaraştırma kapsamında yerinde incelemede e-discovery erişiminin engellenmesi nedeniyle uygulanan idari para cezasının iptaline yönelik temyiz başvurusunu değerlendiriyor.
Özet: Davacı şirket, Rekabet Kurumu tarafından yapılan yerinde inceleme kapsamında dijital veri aramasına küresel merkezden izin alınması ve AB veri koruma kuralları gerekçesiyle başlangıçta izin vermeyerek engellediği ve zorlaştırdığı gerekçesiyle uygulanan idari para cezasının iptalini talep etmiş, ancak ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, incelemenin mahiyetini ve "ansızın" ilkesini zedelediği, ayrıca ikinci incelemede daha kısıtlı bir zaman aralığını kapsadığı gerekçeleriyle söz konusu idari para cezasını hukuka uygun bularak davanın reddine karar vermiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:2022/2178Karar No:2025/1901TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sağlık A.Ş.VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... KurumuVEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Rekabet Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararı uyarınca yürütülen önaraştırma kapsamında 02/10/2019 tarihinde yapılmak istenilen yerinde incelemenin engellendiğinden bahisle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 3.480.639,87-TL ve engellemenin gerçekleştiği günü takip eden 03/10/2019 tarihinden davacının yazılı davetiyle yerinde inceleme yapılmasına izin verdiği 15/10/2019 tarihine kadar geçen gün sayısı esas alınarak 4054 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 4.176.767,88-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yürütülmekte olan önaraştırma kapsamında davalı idarece 02/10/2019 tarihinde davacı teşebbüste yerinde inceleme gerçekleştirilmek istenildiği, bu kapsamda, "..." çalışanlarının tamamını kapsayacak şekilde belirli tarihler ve anahtar sözcükler ile inceleme yapılmak istendiğinin şirket yetkililerine iletilmesi sonucunda davacı şirket tarafından böyle bir arama yapılabilmesinin Microsoft Office 365 uygulaması üzerinden eDiscovery özelliği aracılığıyla mümkün olduğunun ancak teşebbüsün küresel merkezi olan "..."nin izninin alınmasının gerektiğinin ifade edildiği, yapılan görüşmeler sonucunda davalı idarenin eDiscovery aracığıyla arama yapma talebine izin verilmediği, akabinde davacı şirketin daveti doğrultusunda 15/10/2019 tarihinde ikinci kez yerinde inceleme yapıldığı, davacı şirket tarafından legal hold (hukuki zapt) özelliğinin 11/10/2019 tarihinde aktive edildiği ve şirket politikası uyarınca kurtarılabilir ögeler klasöründen 30 gün geriye etkili olarak inceleme yapılabileceği, üzerinde inceleme yapılan verilere 02/10/2019-15/10/2019 tarihleri arasında herhangi bir müdahalede bulunulmadığının belirtildiği ancak 15/10/2019 tarihinde yapılan incelemede elde edilen verilerin, ilk yapılan yerinde incelemeye nazaran daha kısıtlı bir zaman aralığını kapsadığının anlaşıldığı, davacı şirket tarafından davalı idarenin yerinde incelemenin ilk yapıldığı 02/10/2019 tarihinde Türkiye çalışanlarının tamamını kapsayacak şekilde belirli tarihler ve anahtar sözcükler ile Miscrosoft Office 365 uygulaması üzerinden eDiscovery aracığıyla arama yapması talebine izin verilmeyerek yerinde incelemenin engellendiği ve zorlaştırıldığı, davacı şirketin sunucu üzerinde bulunan verilere 02/10/2019-15/10/2019 tarihleri arasında herhangi bir müdahalede bulunulmadığı iddiasının yerinde incelemenin zorlaştırıldığına ve engellendiğine ilişkin hukuki değerlendirmeyi değiştirebilecek nitelikte olmadığı, doğası gereği teşebbüslere haber verilmeksizin, ansızın, süratli ve kesintisiz biçimde gerçekleştirilmesi gerekirken davacı şirketin talebi doğrultusunda 15/10/2019 tarihinde yapılan ikinci yerinde incelemenin 02/10/2019 tarihinde yapılan ilk yerinde incelemeye göre daha kısıtlı bir zaman aralığını kapsadığı gözetildiğinde, söz konusu yerinde incelemenin Kanun'la hedeflenen faydayı sağlayamacağı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yerinde incelemenin gerçekleştirildiği tarihte uzmanların dijital veriler üzerinde arama yapma yetkilerinin bulunmadığı, yapılmak istenilen incelemenin teşebbüs genel merkezinin bulunduğu Almanya hukuku ve Avrupa Birliği hukukunun emredici kuralları nedeniyle gerçekleştirilemediği, Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü gereği verilerin Türkiye'ye transfer edilememesinin hukuki ve fiili imkansızlık oluşturduğu, ilk yerinde incelemede teşebbüs çalışanlarının uzmanlarla işbirliği içerisinde hareket ettiği, ikinci yapılan yerinde incelemede gerçekleştirilen eDiscovery aramasında bilgisayar kayıtlarına herhangi bir müdahale olmadığının tespit edildiği, iki tarih arasında veriler açısından herhangi bir farklılık bulunmadığı, ikinci yerinde inceleme davetinin 08/10/2019 tarihinde yapıldığı, incelemenin bu tarihten sonra gerçekleştirilmesinde herhangi bir kusurlarının bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklama olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anayasa Mahkemesinin 20/06/2023 tarih ve 32227 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23/3/2023 tarih ve B. No: 2019/40991 sayılı Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. kararında, 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinde yerinde incelemenin hakim kararı olmaksızın Kurul kararıyla yapılabilmesine ilişkin düzenlemenin Anayasa'nın 21. maddesine uygun olmadığı, ihlalin 4054 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinde yer verilen yerinde inceleme yetkisinin Anayasa'nın 21. maddesinin birinci fıkrasındaki güvencelere uygun olarak düzenlenmemesinden kaynaklandığı değerlendirilmiş ve bu çerçevede anayasal ilkeler dikkate alınarak düzenleme yapılması noktasında kararın bir örneğinin bilgi ve takdiri için yasama organına gönderilmesine karar verilmiştir. Nitekim Dairemizin 19/09/2023 tarih ve E:2023/2464 sayılı kararıyla, 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan, "gerekli gördüğü hâllerde" ibaresiyle üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinin, Anayasa'nın 2., 13. ve 21. maddelerine aykırı olduğu kanısına ulaşılması nedeniyle bu kuralın iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiş, Anayasa Mahkemesince başvuru kararı ve ekleri 08/11/2023 tarihinde alınmış ve esas defterine kaydı yapılmıştır. Anayasa'nın 152. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Anayasa Mahkemesince işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde yapılan başvuru hakkında karar verilmemesi halinde davanın yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırılması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru tarihinden itibaren geçen süre de göz önüne alındığında, makul sürede yargılanma hakkına ilişkin olası bir ihlalinin önüne geçilmesi için somut uyuşmazlıkta, yürürlükte bulunan 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinin yerinde incelemeye ilişkin kurallarına göre değerlendirme yapılmak suretiyle temyiz incelemesi gerçekleştirilmiştir. Öte yandan, her ne kadar davacı tarafından yerinde incelemenin gerçekleştirildiği tarihte uzmanların dijital veriler üzerinde arama yapma yetkilerinin bulunmadığı ileri sürülmüşse de 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde 7246 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle değiştirilmesinden önce de teşebbüs ve teşebbüs birliklerinin her türlü evrak ve belgelerinin incelenebileceğinin düzenlendiği, bu kapsama elektronik ortamda tutulan verilerin de girdiği, nitekim 7246 sayılı Kanun'un 4. maddesinin gerekçesinde de bu hususa dikkat çekildiği anlaşıldığından davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.