4. Asliye Ticaret Mahkemesinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki araç değer kaybı tazminat davasında sigorta şirketinin sorumluluğuna dair gerekçeli karar.
Özet: Davacının, davalı sigorta şirketinin sigortaladığı aracın tam kusurlu olduğu trafik kazası sonucu kendi aracında meydana gelen 15.000 TLlik değer kaybının tazminini talep ettiği davada, mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı sigortalının %100 kusurlu olduğu ve zorunlu mali sorumluluk sigortasının gerçek zararı karşılaması gerektiği kabul edilerek, davacının reel piyasa koşullarına göre belirlenen 15.000 TL değer kaybı zararının davalı sigorta şirketinden tahsil edilebilir olduğuna karar verilmiştir.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/768 Esas - 2026/399

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/768 Esas
KARAR NO : 2026/399
HAKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ..
DAVALI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/10/2025
KARAR TARİHİ : 16/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili, 31/07/2025 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın davacının maliki olduğu araca çarparak davacıya ait araçta değer kaybı oluşmasına neden olduğunu, meydana gelen kazada davacının aracını kullanan sürücünün kusurunun bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL araç değer kaybı zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 07/04/2026 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 15.000,00 TL ye yükseltmiştir.
CEVAP :
Davalı sigorta şirketi vekili, dava konusu kaza nedeniyle müvekkili sigorta şirketi tarafından davacı asile 30.000,00-TL maddi hasar ödemesi yapıldığını ve yapılan ödeme ile müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini ve davacı zararının karşılandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :
- ZMMS poliçesi ve sigorta hasar dosyası
-Makine mühendisi bilirkişi raporu
- Tramer ve tescil kayıtları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalanan araç ile davacı aracının çarpışması sonucu oluşan kazada oluştuğu iddia edilen değer kaybının davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “sigortanın kapsamı” başlıklı A.1. maddesi uyarınca, sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Yani araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kapsamı içinde olup davalı taraf aracının trafik sigortası şirketinin de değer kaybı zararından sorumlu bulunduğu açıktır.(Yargıtay 17.H.D. 05/04/2010 T. 2009/9892 E. 2010/3124 K.)
Taraflarca dayanılan ve celbi gereken deliller getirtildikten sonra, dosyamızda davalı sigorta şirketine sigortalı aracın ZMMS poliçesi ve oluşturulan hasar dosyaları celp edilerek incelenmiştir.
Buna göre; davalı tarafından sigortalanan... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 19/07/2025 - 19/07/2026 vade tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile de sigortalandığı, poliçe teminat limitinin kaza tarihi itibariyle araç başına 300.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 08/10/2025 tarihinde 30.000,00 TL tutarında hasar bedeline ilişkin ödeme yapıldığı ve limitin tüketilmediği anlaşılmıştır.
Dosyamıza sunulan ve Mahkememiz’ce de denetime elverişli görülmekle benimsenen 24/03/2026 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporunda özetle; somut olayda davacının maliki olduğu aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, olayda %100 oranında davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, Dava konusu kazadan dolayı davacı aracında toplam 15.000,00 TL değer kaybının oluştuğu, davacının bu miktarı davalıdan talep edilebileceği mütalaa edilmiştir.
Bu bağlamda, yapılan yargılama ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; dosyamıza sunulan ve Mahkememiz’ce de kazanın oluşu ile uyumlu kusur dağılımı tespit etmekle denetime elverişli görülen Bilirkişi raporundaki tespitler benimsenerek hükme esas alınmak gerektiği, davacının davalı sigorta şirketi ile sigortalı arasındaki sigorta akdi ilişkisinde taraf konumunda olmayıp zarar gören 3.kişi konumunda bulunduğundan, davacının araç değer kaybı zararının dava tarihi itibariyle mevcut olan ZMMS Poliçe genel şartları ekindeki formüle göre hesaplanamayacağı, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli iptal kararı sebebiyle Sigorta Genel Şartları ekindeki formüle göre Değer Kaybı hesaplanmasının da mümkün olmadığı, zararın reel piyasa koşullarına göre tespit edilmesi gerektiği, buna göre de; aracın kaza öncesindeki marka, model yılı, km.si ve daha önceden kazaya karışıp karışmadığı, kaza nedeni ile onarım gören parçaların ve hasarlı kısımların yeri gibi olgulara göre tespit edilecek kaza öncesindeki değeri ile kaza sonrasındaki değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak kabulü gerektiği, bu durumda ise; rapordaki hesaplamaya konu 15.000,00TL’nin davacının aracının değer kaybı olarak kabulü gerektiği ve davacının değer kaybına yönelik zararını ZMMS poliçesinden talep edebileceği, kaza tarihi itibariyle limitin 300.000,00 TL olduğu, yapılan hasar ödemesine rağmen limitin tükenmediği bu doğrultuda, araç değer kaybı alacağından davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında sorumlu ve davacıya karşı tazminle yükümlü oluğu kanaatine varılmakla; davanın 07/04/2026 tarihli değer artırım talebi gözetilerek kabulü ile; temerrüdün davalı sigorta şirketi açısından başvurunun yapıldığı 18/08/2025 tarihinden 8 iş günü sonrasına tekabül eden 29/08/2025 tarihinde oluştuğu görüldüğünden araç da hususi olduğundan yasal faiz yürütülmek suretiyle, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve neticede aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
15.000,00-TL tutarındaki değer kaybı tazminatının 29/08/2025 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 1.024,65 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın ve 239,09 TL ıslah harcının düşümü ile kalan 170,16 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3-Peşin ve başvuru harcı ve vekalet harcı, ıslah harcı olarak alınan 1.557,39 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacının dosya, pul, davetiye, yazışma ve bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği 6.145,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-A.A.Ü.T. n,n 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Ara buluculuk aşamasında harcanan 4.200,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzlerine karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2026
Katip ...
✎ e-imzalıdır
Hakim ....
✎ e-imzalıdır