T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası kaynaklı haksız fiil tazminatı davasında %70 kusurlu sigortalı araç sürücüsünün neden olduğu araç hasarına ilişkin kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, ölümlü ve maddi hasarlı bir trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasına ilişkin bir mahkeme değerlendirmesidir; davacı, pert-total hale gelen aracının zararının belirsiz alacak davası şeklinde tazminini talep ederken, davalı sigorta şirketi usul eksiklikleri ve poliçe limitleri kapsamında davanın reddini savunmuştur; yapılan yargılama ve bilirkişi incelemesi neticesinde, davacının araç sürücüsü hızını yol şartlarına göre ayarlamadığı için %30 tali kusurlu, davalı sigortalı aracın sürücüsü ise uygunsuz yerde duraklama yaparak trafik güvenliğini tehlikeye attığı için %70 asli kusurlu bulunmuş ve bu kusur değerlendirmesi mahkemece benimsenmiştir.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/662 Esas - 2026/577

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2025/662
KARAR NO : 2026/577
....
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/09/2025
KARAR TARİHİ : 30/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;07/05/2024 tarihinde müteveffa .... dönüş varyantının başında duraklama halinde bulunan ....plakalı araca çarpması sonucu ölümlü ve maddi hasarı trafik kazası meydana geldiğini, sürücü .... beyanında arıza lambasının yanması ve yolcu indireceğinden bahisle duraklama yaptığını belirtmişse de bunun aksine kendisinin sapağı kaçırması nedeniyle ve olay yerinde U dönüşü yapılacak yer de bulunmadığından kaçırdığı sapağa girebilmek amacıyla geri gelerek kazaya sebebiyet verdiğini, kazadan sonra tanzim edilen Kaza Tespit Tutanağında “kazanın oluşumunda Sürücü .... marka araç ile geçirdiği trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, müvekkillerine ait araç kaza sonucu pert-total duruma gelmiş olup pert bedeli tazminatının bu alanda yetkin bilirkişiler tarafından hesaplanması sonucunda tam olarak belirlenebilir hale gelecek olması sebebiyle belirsiz alacak davası olarak ikame ettiklerini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesinin hukuki imkânı bulunmadığını, onarımın gerçekleştirilmiş olması nedeniyle tutarın ekspertiz raporuyla netleştiğini belirterek davanın usulden reddini, aksi kanaatte olunması halinde belirsiz alacak davasının kısmi alacak davası olarak kabul edilmesi gerektiğini, kazaya karışan aracın müvekkil şirketin sigorta eksperine gösterilmediğini ve usulüne uygun ihbar yapılmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunma dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın HMK m.121 gereğince delil örneklerini tebliğ ettirmediğini ve bu sebeple cevap verme haklarını saklı tuttuklarını, kaza tarihini kapsayan poliçe uyarınca sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında ve araç başına maddi zararlarda 200.000,00-TL limit ile sınırlı olduğunu, kusur tespiti için dosyanın .... gönderilmesi gerektiğini, değer kaybı ve pert hesaplamalarının 04.12.2021 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca, aracın modeli, kilometresi ve önceki hasar kayıtları dikkate alınarak yapılması gerektiğini, aracın pert olduğu iddiasının kabulü anlamına gelmemekle birlikte bu durumda aracın hiçbir kayıt ve sınırlama olmaksızın temiz şekilde müvekkile teslimi ve devri için gerekli noter evraklarının hazır edilmesinin zorunlu olduğunu, ağır hasar kaydı bulunan araçlar için değer kaybı tazminatı ödenemeyeceğini, hasarın ana gövdede değil sökülebilir parçalarda meydana gelmesi halinde değer kaybı oluşmayacağını, aynı bölgeden ikinci kez değer kaybı oluşmayacağından aracın daha önce hasara uğrayıp uğramadığının Sigorta Bilgi Merkezi kayıtlarından sorulması gerektiğini, bazı hasar türlerinin teminat dışında kaldığını, hasar gören parçaların onarımında Genel Şartlar uyarınca eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça kullanımının mümkün olduğunu ve sigorta şirketinin anlaşmalı servisler üzerinden yapılan hesaplamalardan sorumlu tutulması gerektiğini, KDV’nin yalnızca fatura ibrazı halinde ödenebileceğini, 7327 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin tazminat hesaplamalarında esas alınması gerektiğini, müvekkil şirketin usulüne uygun başvuru yapılmaması sebebiyle temerrüde düşmediğini ve haksız faiz talebinin reddinin gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ve davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü teknik bilgiyi gerektirmekte olduğundan konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alınması yoluna gidilmiştir. 01/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davaya konu trafik kazasının oluşumunda davacıya ait araç sürücüsünün hızını yol ve çevre şartlarına göre ayarlamamış olması nedeniyle tali olarak ve %30 oranında kusurlu olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise daha ileride uygun alan bulunmasına rağmen dönüş varyantı girişinde durma/duraklama yaptığı, trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde hareket ettiği anlaşılmakla asli olarak ve %70 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Bilirkişinin kusur değerlendirmesi kaza ile uyumlu ve dosya kapsamına uygun bulunarak benimsenmiştir.
Hasar tutarı bakımından yapılan değerlendirmede ise davacıya ait aracın kazadan önceki değeri 192.000,00 TL hurda bedeli ise 30.000,00 TL olarak bulunmuş, buna göre zarar tutarı rapor tarihi itibariyle 162.000,00 TL olarak hesaplanmıştır. Davacının kusuru oranında indirim yapılmak suretiyle zarar tutarı 113.400,00 TL hesaplanmış, üfe endeksi ile kaza tarihine göre uyarlama yapılarak gerçek zarar 75.600,00 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir.
Davacı taraf talep sonucuna 75.600,00 TL üzerinden belirli hale getirmiş olmakla anılan tutar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalıya sigortalı aracın ticari nitelikteki kamyon olduğu anlaşılmakla avans faizi istemi de yerinde görülmüş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, toplam 75.600,00TL maddi tazminatın dava tarihi olan 09/09/2025 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 5.164,23TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslah ile alınan toplam 1.915,40TL harcın mahsubu ile bakiye 3.248,83TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir yazılmasına,
3-Davacı tarafından yapılan 615,40TL başvuru harcı, 615,40TL peşin harç, 6.500,00TL bilirkişi ücreti, 107,90TL tebligat, posta masrafı olmak üzere toplam 6.607,90TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 4.600,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir yazılmasına,
6-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize .... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/06/2026
....