Uzman onbaşının disiplin cezalarına dayalı sözleşme feshinde, yargı kararlarıyla iptal edilen cezalar nedeniyle fesih şartlarının oluşmadığına ilişkin temyiz.
Özet: Bir uzman onbaşının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlem, dayanak teşkil eden disiplin cezalarının bir kısmının yargı kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle, fesih için gerekli hukuki şartların oluşmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kararına rağmen Bölge İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiş; davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine, Yüksek İdare Mahkemesi de Bölge İdare Mahkemesinin sözleşme fesih işleminin iptali ile davacının yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin kararını hukuka uygun bularak onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : 2022/4579Karar No : 2025/2848 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... BakanlığıVEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Çanakkale ili, Gelibolu ilçesi ... Mekanize Piyade Tabur Komutanlığında uzman onbaşı olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem sebebiyle yoksun kaldığı mali haklarının sözleşme fesih tarihi itibarıyla işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında son aldığı disiplin cezası olan ... tarih ve ... sayılı disiplin cezasından geriye doğru bir yıl içerisinde üç farklı disiplin amirinden sekiz adet disiplin cezası almış olduğu ve söz konusu disiplin cezalarına karşı yapılan itirazlar reddedilerek kesinleştiği ve davacı tarafından açılan davaların bir kısmı hakkında incelenmeksizin reddine, bir kısmı hakkında da davanın reddine karar verildiği görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlemi hukuka uygun bulunduğundan, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının almış olduğu disiplin cezalarının kesinleşmiş olduğu belirtilmiş ise de; davacıya verilmiş olan ve yargı yolu açık olan ... tarihli ... oranında aylıktan kesme cezasının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile işlemin iptaline karar verildiği ve söz konusu kararın istinaf incelemesi sonucunda, ... Bölge idare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine (gerekçeli) karar verilerek kararın kesinleştiği; yine aynı şekilde dava konusu işleme dayanak disiplin cezalarından olan, ... tarih ve ... sayılı "Hizmet yerinin terketmeme" cezasının iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının istinaf incelemesi sonucunda, Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kaldırılarak söz konusu işlemin kesin olarak iptaline karar verildiği; yine ... tarih ve ... sayılı "Uyarma" disiplin cezasının da kanun yolunun kapalı olması nedeniyle hukuki denetimden geçmeden kesinleştiği, bu durumda; davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemin dayanağını oluşturan sekiz disiplin cezasından iki tanesini açıklandığı gibi yargı yoluyla kesin olarak iptal edildiği, bir tanesinin ise yargı yolu kapalı olması nedeniyle hukuki denetimden geçmeden kesinleştiği anlaşılmakla, mevzuatın aradığı "son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa disiplin cezası almış olmak" şartının davacı yönünden oluşmadığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı mali haklarının, hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı mali haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, "dava konusu işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı mali haklarının, hakediş tarihinden itibaren hesap edilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "yoksun kalınan mali haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı mali haklarının, hakediş tarihinden itibaren hesap edilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, özlük haklarının iadesi yolunda verilen temyize konu yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 29/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.