Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin, trafik kazasında yaralanan polis memurunun sigorta şirketinden talep ettiği yetersiz cismani zarar tazminatına ilişkin istinaf başvurusu incelemesi.
Özet: Polis memuru davacının görev esnasında geçirdiği trafik kazası sonucu %23 fonksiyon kaybı yaşaması ve sigorta şirketinden alınan ilk tazminatın yetersiz olduğu iddiasıyla açtığı davada, yerel mahkeme ibra sözleşmesini geçersiz kılarak bilirkişi raporu doğrultusunda ek tazminata hükmetmiştir; davalının istinaf başvurusunda ise maluliyet raporunun yönetmeliklere uygunluğu, emeklilik yaşı ve gelecekteki gelir kaybı hesaplamalarındaki usul hataları ele alınarak, haksız fiil kaynaklı çalışma gücü kaybının tespiti ve tazminatın kapsamı Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenmektedir.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ........
T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A ..... HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO : ....KARAR NO :...BAŞKAN : ..........ÜYE : ........ÜYE : .KATİP :.İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA ... TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ...KARAR NO : ...KARAR TARİHİ : ...İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : .DAVACI : .VEKİLİ : Av. .DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)B.A.M. KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin polis memuru olduğunu 11/12/2016 tarihinde başka bir trafik kazasının işlemlerini yaparken ...'ın sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı aracın çarpması sonucu yaralandığını, ...plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğu ve aracın ... A.Ş. tarafından ZMMS kapsamında... nolu poliçe ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketinden müvekkiline ibra sözleşmesi dayatılması ile 04/04/2018 tarihinde 47.047,00 TL ödendiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin ... hastanesince düzenlenen %23 fonksiyon kaybına ilişkin engelli raporu bulunduğunu, müvekkilinin zaman zaman Özel Harekat gibi birimlerde çalıştığını ancak bu fonksiyon kaybı nedeniyle artık bu tür birimlerde çalışamadığını ve mevcut işini yaparken daha fazla efor sarfettiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin bedensel zararına ilişkin ödenen tazminat tutarının yetersiz olması nedeniyle tespit edilecek tutar farkının şimdilik 1.000,00 TL' sinin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 04/04/2018 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, ...plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde... poliçe nolu ZMMS ile teminat altına alındığını, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafa %7 maluliyete göre 47.047,00 TL kalıcı maluliyet ödemesi yapıldığını, davacının maluliyet oranına ilişkin iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davayı kabul anlamında gelmemek üzere; yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde genel şartlara göre özür oranının %7 olabileceğini, bu oranın esas alınması halinde maluliyet oranının belirlenmesi bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesini talep ettiklerini, kusur oranlarının da tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevki gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemek üzere davacı gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplanmasını ve işleyecek faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek, davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının tazminat talebinin dayanağı maruz kaldığı yaralanma sonucu oluşan %23'lük fonksiyon kaybı nedeni ile mesleğini sürdürürken ekstradan sağlamak zorunda olduğu efor, alınan bilirkişi heyetince sunulan rapora göre davacının yukarıda belirtilen fonksiyon kaybı nedeni ile toplam zararının 172.726,82 TL olacağının anlaşıldığı, davalı şirket tarafından ibra konusu edilen ödeme ise 47.047,00 TL olmakla, KTK 111. maddesi uyarınca bu ödemenin yetersiz olacağı açık olup davacının bundan dönmesinin de hukuka aykırı bir durum olmadığından söz konusu ibraname geçersiz sayılması ile buna göre denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılarak benimsenen 21/06/2019 tarihli bilirkişi heyetince hazırlanan rapordaki hesaplama (47.047,00 TL güncellenmek yolu ile 53.337,74 TL'nin mahsubu ile) sonucu bulunan 119.369,07 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli ve genel şartlarda belirlenen yönetmelik hükümlerine göre belirlenmediğinden hükme esas alınamayacağını, kabul anlamına gelmemek üzere davacının 54 yaşında emekli olacağı kabul edilmiş olmasına rağmen 54-60 yaş arasında aylık emekli maaşı ve 60 yaşından sonraki dönem için asgari geçim indirimsiz asgari ücreti uygulandığını, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre aktif çalışma dönemi dışındaki dönem için asgari geçim indirimsiz asgari ücret uygulanması gerektiğinin kabul edildiğini, davacı için hesaplanan gelecek dönem irat katsayıları toplamının fazla belirlendiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava; trafik kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat istemidir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Somut olayda davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak düzenlenen raporda, hem Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, hem de Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ayrı ayrı maluliyet oranının belirlendiği ancak aktüerya raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenen maluliyet oranına göre hesaplama yapıldığı ve raporun mahkeme tarafından hükme esas alındığı görülmekle davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin yerinde olduğu görülmüştür.Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa bu sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu hususu Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında kabul edilmiştir. ( Yargıtay 17.HD 18/10/2017 tarih 2016/12248 E, 2017/4236 K) Sürekli çalışma gücü kaybı halinde ortaya çıkacak zararın hesaplanmasında, zarar görenin muhtemel yaşama süresi içerisindeki faal dönem çalışma süresinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu bakımdan Emekli Sandığı Kanunu'nun 40. maddesine göre bazı kamu görevlilerinin (asker, polis, gümrük memuru v.s) yaş haddinden emekli yapılacakları düzenlenmiştir. Sözkonusu düzenlemeye göre polis memurlarının 55 yaşında emekli olacakları (yaş haddi nedeniyle) öngörülmüştür. Yasanın bu maddesi uyarınca, destek hesabında faal dönem çalışma süresi zararının tespiti bakımından 55 yaşın faal çalışma dönemi, bu yaştan sonraki sürenin ise pasif dönem olarak hesap yapılması gerekmektedir.Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira asgari geçim indirimi ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasında esas ücrete dahil edilemez.( Yargıtay 17.HD 26/03/2018 tarih 2015/8563 E, 2018/3277 K) Pasif dönem zararının, asgari geçim indirimi olmaksızın asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinden hükme esas alınan bilirkişi raporunda 55 yaşından sonra asgari ücreti üzerinden hesaplama yapılması gerekirken 55-60 yaş arası için emekli maaşı dikkate alınarak yapılan hesaplamanın hatalı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin de yerinde olduğu görülmüştür.( Yargıtay 17.HD 27/03/2018 tarih 2017/3596 E, 2018/3349 K)Bu durumda mahkeme tarafından davacının maluliyet oranın kaza tarihinden yürürlükte bulunan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen % 12 olduğu kabul edilerek davacının emeklilik yaşına kadar olan devre aktif devre ve 55 yaşından sonra dönem pasif dönem kabul edilerek pasif dönem için asgari geçim indirimsiz asgari ücreti dikkate alınarak hesaplama yapılması için aktüerya bilirkişisinden ek rapor aldırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. 6100 sayılı HMK 355 maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (a-6) bendi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalının istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa ... Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... - ... sayılı kararının KALDIRILMASINA,Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 2.038,52 TL nisbi istinaf karar harcının talep halinde iadesine,3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yargılama sonunda verilecek gerekçeli kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 30/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi. BaşkanÜye e-imzalıdırÜye e-imzalıdırKatip e-imzalıdır