**Cezaevindeki sanığa usulüne uygun kanun yolu bildirimi yapılmadığı için kamu davası erteleme kararının kesinleşmemesi ve mahkûmiyetin kanun yararına bozulması istemi inceleniyor.**
Özet: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebi üzerine, sanık hakkında verilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyet hükmünün, Ceza Muhakemesi Kanununun 263. maddesi gereğince ceza infaz kurumunda bulunan sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına itiraz usulü belirtilerek usulüne uygun tebliğ edilmediği, dolayısıyla bu erteleme kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle hukuka aykırı olduğu ve kamu davasının durması gerekirken mahkumiyet hükmü kurulmasının hatalı olduğu belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/629 E., 2023/63 K.SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSU KARAR : MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıGemlik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 11... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 03.02.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.12.2025 tarihli ve 2025/13516 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/147619 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/147619 sayılı kanun yararına bozma isteminin;" Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, Yine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/15416 esas, 2021/18489 karar sayılı ilâmında yer alan "...Karar duruşmasında Ilgın .. Tipi .. Ceza İnfaz Kurumunda atılı suçtan tutuklu olduğu anlaşılan sanık ...’a 04.01.2018 tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde CMK'nın 263'ncü maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle” hükmün usulüne uygun tefhim edilmediği, daha sonra kararın 05/01/2018 tarihinde cezaevinde bulunan sanığa 5271 sayılı CMK'nın 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edilmesi nedeniyle tefhim ve tebliğin usulsüz olduğu ve bu nedenle kararın kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2018 tarihli kararının sanık ...’a usule uygun olarak (sanığın cezaevinde olması halinde, cezaevindeki sanığa CMK 35/son ve 263’üncü maddelerine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilip, kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup,..." şeklindeki açıklamalar gözetildiğinde; ceza infaz kurumunda bulunan sanığın yüzüne karşı veya yokluğunda verilen kararlarda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle karara karşı kanun yollarına başvurabileceği hususunun gösterilmesi gerektiği, Dosya kapsamına göre, karar tarihinde başka suçtan .. .Tipi .. Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan sanık hakkında Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15.09.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararda 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de karara itiraz edebileceği hususunun gösterilmediği gibi, belirtilen açıklamayı içerir meşruhatlı tebligat da yapılmadığı, bu hâliyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEA. Şüpheli hakkında,15.07.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2021 tarihli ve 2021/4344 Soruşturma, 2021/312 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun usulüne uygun şekilde gösterildiği, kararın şüpheliye 29.09.2021 tarihinde .. .. Tipi .. Ceza İnfaz Kurumunda tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2022 tarihli ve 2021/4344 Soruşturma, 2022/2181 Esas, 2022/2118 sayılı iddianamesi ile Gemlik 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, davanın 2022/629 Esasa kaydedildiği, C. Yine şüpheli hakkında, 10.08.2021 tarihli aynı nev'iden eylemi nedeniyle Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2022 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının, Gemlik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/629 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,D. Yapılan yargılama sonucunda, Gemlik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.01.2023 tarihli ve 2022/629 Esas, 2023/63 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 11... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.E. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Dairemizin 21.04.2025 tarihli ve 2025/1691 Esas, 2025/4543 Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Ceza Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararında yer verilen gerekçelerle, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarında, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik/tedavi tedbiri uygulanmasına" dair kararın, ceza infaz kurumunda tutuklu veya hükümlü olarak bulunan şüpheliye tebliği sırasında, 5271 sayılı CMK'nın 263/1. maddesinde yer alan kanun yoluna başvuru ile ilgili ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle kullanabileceği şeklindeki ihtaratın yapılmasının kararın kesinleşmesi yönünden zorunlu olduğu, Somut olayda; Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15.09.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın, .. .. Tipi .. Ceza İnfaz Kurumunda bulunan şüpheliye 29.09.2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de, Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan şüpheli hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararda 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de kararı itiraz edebileceği hususunun gösterilmediği ve bu hususun anılan Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla 29.09.2021 tarihinde yapılan tebliğ işleminde de belirtilmediği anlaşıldığından, tebliğin usulsüz olması nedeniyle erteleme kararı kesinleşmediğinden denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan işlemlerin hukukî sonuç doğurmayacağı, bu durumda yükümlülük ihlalinden sözedilemeyeceği, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından;Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun'la değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. Gemlik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2023 tarihli ve 2022/629 Esas, 2023/63 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.04.2026 tarihinde karar verildi.