Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, görevsizlik sonrası gelen kambiyo senedi kaynaklı itirazın iptali davasında dava şartı arabuluculuğun sonradan tamamlanamaz olması nedeniyle usulden ret kararı verdi.
Özet: Kambiyo senedine dayalı icra takibine yönelik itirazın iptali davasında, ticari nitelikteki bu davanın dava tarihi olan 05/09/2023 itibarıyla zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, davacı tarafından dava açılış tarihinden önce arabuluculuğa başvurulmadığı ve görevsizlik kararı sonrası gelen dosyanın önceki davanın devamı niteliğinde kabul edilmesiyle, arabuluculuğun dava tarihinde yerine getirilmesi gereken, sonradan tamamlanması mümkün olmayan bir dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine hükmedilmiştir.

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/16 Esas - 2024/52

T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
G E R E K Ç E L İ K A R A R
ESAS NO : 2024/16 Esas
KARAR NO : 2024/52
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : ...
DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/09/2023
KARAR TARİHİ : 05/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ : ...
Adana 13.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/... E 2023/... K sayılı dosyası görevsizlik kararı verilmekle mahkememize gelmiş olup, yukarıdaki esasa kaydı yapılmakla dosyanın inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
1-Dava, kambiyo senedine (çek) dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Dava tarihi 05/09/2023'tür.
2-Davacı, görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği görevli mahkemece herhangi bir red kararı verilmeden önce, arabuluculuk tutanağının sunulması halinde davanın reddedilmemesi gerektiğini ileri sürmüş ve arabuluculuğa ilişkin evrakları sunmuştur.
Sunulan belgelere göre, davacı tarafından 16/01/2024 tarihinde arabuluculuk bürosuna başvurulmuş ve 29/01/2024 tarihinde son tutanak düzenlenmiştir.
3-Davalı, Adana 13.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararının 05/01/2024 tarihinde kesinleştiğini, mahkememizde 08/01/2024 tarihinde esas aldığını, görevsizlik kararı kesinleşmeden arabulucuya başvuru yapılmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
4-Taraflar arasındaki öncelikle çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, arabulculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir dava şartı olup olmadığına ilişkindir.
5-28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle " 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir." Değişikliğin 1/09/2023 tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
TTK'nin "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesi:
"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindedir.
6-01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Kanun'un 5/A. maddesinde "dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı ile; "Bu Kanun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, 2.fıkrası son cümlesine göre ise; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
7-Davanın, ticari nitelikte ve dava tarihi itibariyle zorunlu arabulucuya tabi dava olduğu sabit olup, davacı tarafından her ne kadar, görevsizlik kararından sonra arabuluculuğa başvurulmuş ise de, Ticaret Mahkemesi'ndeki davanın, görevsizlik kararı veren Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın devamı niteliğinde olduğu, davacı tarafından dava tarihi olan 05/09/2023 tarihinden önce arabuluculuğa başvurulmadığı, arabuluculuğun dava tarihinde yerine getirilmesi gereken bir dava şartı olup, sonradan tamamlanabilir ve giderilebilir şartlardan olmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmiştir. (Yargıtay 6.HD, 19/12/2023 T, 2023/4107 E, 2023/4318 K; Adana BAM 9.HD, 21/12/2023 T, 2023/1326 E, 2023/1290 K)
8-Vekalet ücreti: Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/(2) nci maddesinin “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.” şeklinde düzenlendiği, buna göre davanın kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle reddi durumunda, maktu vekâlet ücretini geçmemek üzere nisbi tarifeye göre vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği (Yargıtay 8.HD, 27.04.2023 T, 2023/1772 E, 2023/2583 K; Yargıtay 4. HD, 16.02.2015 T, 2014/15302 E, 2015/1509 K; Yargıtay 4. HD, 16.02.2015 T, 2014/15297 E, 2015/1508 K), dava değerinin 62.000,00 TL olduğu, davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7(2) nci maddesi uyarınca dava değeri (62.000,00 TL) üzerinden tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları (maktu vekâlet ücretini) geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı oran (nispî tarife) üzerinden vekâlet ücretine [62.000,00 TLx16/100 =9.920,00 TL] hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın usulden reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, AAÜT 7/2 uyarınca 9.920,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-HMK'nin 333. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığıyla adreste ödemeli gönderilerek resen iadesine, kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanmasına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/02/2024
Katip ...
Hakim ...