İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, faili meçhul araç kaynaklı yaralanmalı trafik kazası sonrası Güvence Hesabından istenen, trafik sigorta sözleşmesi kaynaklı rücuen tazminat davası.
Özet: Davacının 13.04.2025 tarihinde motosikletiyle seyir halindeyken plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın sıkıştırması sonucu dengesini kaybederek park halindeki başka bir araca çarpması neticesinde sağ kaval kemiği, sol el bileği ve başparmağında kırıklar ile kasık bölgesinde çatlak ve kırıklar gibi ağır bedensel zararlar yaşaması üzerine, gerçek failin etkin bir ceza soruşturmasıyla tespit edilememesi nedeniyle uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderleri gibi zararlarının tazmini amacıyla 5684 sayılı Kanun uyarınca Güvence Hesabına karşı toplam 400 TL belirsiz alacak davası açılmış olup, mahkemece ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan bu tazminat talebinin ticari dava niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/2332 Esas
KARAR NO :2026/58
DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ:29/07/2026
KARAR TARİHİ:10/09/2026
Yukarıda tarafları yazılı tazminat davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in, 13.04.2025 günü saat 13:20 sıralarında ... plaka sayılı motosikleti ile ... caddesi üzerinde seyir halinde olduğunu, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen gri renkli bir aracın (kamera inceleme tutanaklarında ... olduğu değerlendirildiğini) sinyal vermeden ve kontrolsüz bir şekilde üzerine doğru kırması neticesinde dengesini kaybettiğini ve yol kenarında park halinde bulunan ... plakalı araca çarpmak zorunda kaldığını, kaza neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, sağ kaval kemiğinde, sol el bileğinde ve başparmağında kırıklar ile kasık bölgesinde çatlak ve kırıkların meydana geldiğini, müvekkilinin olay yerinden ambulansla ... Şehir Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındığını, müvekkilinin yaşadığı ağır bedensel zararlar, geçici ve sürekli iş göremezlik durumları ile tedavi ve bakıcı giderlerinin tazmini amacıyla, 5684 sayılı Kanun uyarınca ... Hesabı’na karşı işbu davanın açılmasının zorunluluğunun hasıl olduğunu, olayın ardından kolluk kuvvetlerince tutulan kaza tespit tutanağında ve ifade tutanaklarında müvekkilinin sıkıştırarak kazaya sebebiyet veren faili meçhul aracın varlığı sabit olduğunu ve buna rağmen ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturma sürecinin son derece eksik ve hatalı ilerlediğini, Savcılık makamının, müvekkilinin ağır yaralandığı taksirle yaralama suçunu tamamen göz ardı ettiğini, yalnızca park halindeki araca çarpılması sebebiyle mala zarar verme suçu üzerinden bir inceleme yapıldığını ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/... Soruşturma, 2025/... Karar sayılı evrakı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, taksirle yaralama eylemi için yaptıkları şikâyet başvurusunun ise mükerrer soruşturma gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkilinin mağduru olduğu yaralanmalı trafik kazasına ilişkin etkin bir ceza soruşturması yürütülmemiş olduğunu, gerçek failin tespiti ve kusur durumu ceza dosyası kapsamında aydınlatılamadığını, bütün bu nedenlerle davalarının kabulünü, müvekkilinin uğradığı zararlar nedeniyle, Sürekli İş Göremezlik Tazminatı (belirsiz alacak – şimdilik 100 TL), Geçici İş Göremezlik Tazminatı (belirsiz alacak – şimdilik 100 TL), Tedavi Masrafları (belirsiz alacak – şimdilik 100 TL), Bakıcı Giderleri (belirsiz alacak – şimdilik 100 TL) olmak üzere toplam 400,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava,Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin birinci bendinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükmü getirilmiştir.
Aynı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci bendinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.",
5/A maddesinin birinci bendinde ise; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin birinci bendinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalar ile şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) b. Bedensel zarar başlıklı 54 üncü maddesi "Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." hükmünü düzenlemiştir.
Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndan ve 6102 sayılı Kanun'da 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki hâlinden farklı olarak, iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtayca resen dikkate alınır. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2 inci maddesi ile değişik 6102 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin dördüncü fıkrasıdır.
Somut olayda; davacı plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı kaza nedeni ile haksız fiile sebebiyet veren araçtan kaynaklı olarak davalı ... hesabından tazminat talebine ilişkindir. Davacının tacir olmadığı gibi uyuşmazlık da haksız fiilden kaynaklandığından, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı asliye ticaret mahkemelerinin görevli olmadığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2024/2350 E. 2025/391 K.) davaya bakmakta görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 (1) c) ve 115 (2) maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nin 20. Maddesi uyarınca MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK 20.maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmişse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
4-HMK 323/1-a, ğ madde ve bentleri uyarınca yargılama giderinden olan karar ve ilam harcı, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra davaya devam edecek olan İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 10/09/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır