Danıştay, şirketin idari para cezasından doğan kamu alacağının kanuni temsilciye yöneltilen ödeme emrine karşı yapılan temyiz başvurusunu reddederek alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Eski kanuni temsilcinin, görevde olduğu dönemde Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca asıl borçlu şirkete kesilen ve şirketten tahsil edilemeyen idari para cezası nedeniyle hakkında düzenlenen ödeme emrinin iptali talebiyle açtığı dava, ilk derece mahkemesince temsilcinin sorumluluk döneminde olduğu, şirket malvarlığının yetersiz kaldığı ve asıl borçlunun cezanın iptali talebinin reddedildiği gerekçeleriyle reddedilmiş; bu karar bölge idare mahkemesince hukuka uygun bulunarak istinaf başvurusu reddedilmiş, temyiz incelemesi sonucunda da yüksek mahkeme, alt mahkemelerin kararında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmederek davacının temyiz istemini reddedip istinaf ret kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:2024/82Karar No:2025/1849TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi MüdürlüğüVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ... Sanayi Ticaret A.Ş.'den (...) alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emrinin, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla anılan şirkete verilen 1.647.509,65-TL tutarındaki idari para cezasına ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 11/08/2020 tarihinden 26/07/2023 tarihine kadar ...'in kanuni temsilcisi olduğu, ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezasının davacının kanuni temsilci olduğu döneme ilişkin olduğu, davacı adına cebri icra yoluna başvurulmadan önce asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda kamu alacağını karşılayacak mal varlığına rastlanılmadığı, yine asıl borçlu şirket tarafından ödeme emrine konu idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verildiği, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde, dava açılmasının idari para cezasının tahsil işlemlerini durdurmayacağının düzenlendiği, tahsil işlemlerini durdurmak üzere teminat mektubu verildiğine dair herhangi bir beyanda da bulunulmadığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olmadığı, dolayısıyla sorumluluk şartlarının oluşmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.