Danıştay 13. Daire, akaryakıt istasyonunun otomasyon sistemine yansımayan satış ve dolumlar ile tutarsız veriler nedeniyle uygulanan idari para cezasının iptal istemini temyizen değerlendiriyor.
Özet: Davacı akaryakıt istasyonu işletmesinin, yapılan denetimlerde otomasyon sistemine yansımayan akaryakıt satışı veya dolumu gerçekleştirdiği, motorin ve benzin ürün alış ve satışları arasında farklar bulunduğu, otomasyon sisteminde günlerce sıfır veya tutarsız veri girişleri tespit edildiği ve dağıtıcıdan alınan miktarının çok üzerinde akaryakıt hareketleri olduğu gerekçeleriyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununa aykırılık oluşturduğu belirtilerek verilen 134.838,00 TL idari para cezasına karşı açtığı davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, idarenin tespitlerinin ve idari para cezasının hukuka uygun olduğuna hükmederek davayı reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:2024/1824Karar No:2025/1874TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... KurumuVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı tarafından, gerçekleştirilen denetimde akaryakıt istasyonunda kurulu otomasyon sistemine yansımayan akaryakıt satışı veya dolumu yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca 134.838,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu uyuşmazlıkta, ... İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince 16/01/2021 tarihinde davacıya ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde 01/01/2020-31/12/2020 tarih aralığında otomasyon sistemi üzerinde yapılan incelemede motorin ürünü alış ve satışları arasında 81.535 lt ve benzin ürününde 14.596 lt fark bulunduğu, davacının Kurum kayıtlarından erişilen otomasyon sistemi verileri üzerinde motorin ürünü için 03/06/2020-31/12/2020 tarihi aralığında yapılan incelemede, istasyon otomasyon sistemi tablosu A-1a'da 1 numaralı motorin tankında 19 günde satış, dolum ve stok verilerinden en az 3 günün sisteme sıfır olarak yansıdığı, 4 günde sisteme hiçbir verinin yansımadığı ve 74 günde dönem başı stok tank dolum pompa satış ve dönem sonu stok miktarı verilerinin uyumsuz ve tutarsız olduğu, düzeltilmiş istasyon sistemi verilerini de içeren (A-1b)(A-1a) tablosu üzerinden yapılan incelemede ise yine 30 günde dönem başı stok tank dolum pompa satış ve dönem sonu stok miktarı verilerinin uyumsuz ve tutarsız olduğu, aylık satış tablosu (A-3) verileri incelendiğinde dağıtıcı lisansı sahibinin sözleşmeli bayiisine yalnızca 4 adet fatura toplamda 22.045 lt motorin ürünü satışı gerçekleştirdiği, buna karşın (A-1a) tablosu verilerine göre yaklaşık 82.501 lt motorin dolumu ve (A-1b)(A-1a) tablosu verilerine göre 160.232 lt dolum bilgisi ile 101.933 lt satış bilgisinin yer aldığı, söz konusu tarih aralığında davacının dağıtıcısından almış olduğu akaryakıt miktarının oldukça üzerinde miktarda akaryakıt hareketine konu eylem gerçekleştirmesi nedeniyle ayrıca dağıtıcı haricinde akaryakıt ikmali fiilini gerçekleştirdiği tespitlerine yer verildiğinin görüldüğü; Söz konusu tespitler bir bütün halinde dikkate alındığında, davacı tarafından işletilen akaryakıt istasyonunda, kurulu otomasyon sistemine yansımayan akaryakıt dolumu ve satışı yapıldığı hususunun sübuta erdiği ve bu hususun da 1240 sayılı Kurul kararının 5. maddesinin ikinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerine aykırılık teşkil ettiği açık olduğundan, bahsi geçen Kurul kararında belirtilen hususlara uygun faaliyette bulunmadığı anlaşılan davacının sübuta eren fiilinin karşılığı olan 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca idari para cezasıyla cezalandırılmasına yönelik olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, istasyonda denetimin yapıldığı tarihte ve halen mevzuata aykırı bir durumun mevzu bahis olmadığı, şirketin akaryakıt satışı faaliyetini yasal düzenlemeleri gözeterek yaptığı, 16/01/2020 tarihli denetimde tutulan tutanakta, test satışlarının otomasyona yansıdığı, tanklarda yapılan fiziki ölçümün uyumlu olduğu, alış ve satış arasında farkın bulunduğu tespitlerine yer verildiği, belirtilenler haricinde istasyonda sorun ve emare tespit edilmediği, akaryakıt istasyonunda bulunan ve otomasyon marifeti ile oluşan verilerin düzenli olarak dağıtıcı firmaya iletildiği ve takip edildiği, davalı idare tarafından başlatılan soruşturma sırasında soruşturma raporu ekinde gönderilen otomasyon tablosunda Tablo a1-a ve a1-b gösterilen hususun şirketlerinin iradesi dışında oluşan bir tablo olduğu, otomasyonun aktif olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca istasyonun bulunduğu bölgede elektrik kesintilerinin yoğunluğu, internet hizmetinin buna bağlı olarak yetersizliği dikkate alındığında, birçok sanal algının otomasyon sisteminde kendiliğinden bazen dolum algısı bazen de çıkış algısı olduğu sonucunu doğurduğu, ancak mali kayıtlara göre, alımlar ve satım arasında bir litre bile fark bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.