Danıştay Beşinci Daire, 701 sayılı KHK ile ihraç edilen kamu görevlisinin FETÖ/PDY ile iltisakı nedeniyle göreve iade başvurusunun reddi kararını onadı.
Özet: Kamu görevinden 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılan bir davacının göreve iade talebinin reddine ilişkin işlemin iptali için açtığı davada, idare mahkemesinin ret kararını onayan bölge idare mahkemesi kararı temyiz edildiğinde, Danıştay, davacının oğlu hakkındaki bazı tespitlerin doğrudan davacıya atfedilemeyeceğini belirtse de, dosyadaki diğer delillerin davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisak ve irtibatını gösterdiğini ve bu nedenle kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygun olduğunu teyit ederek davacının temyiz başvurusunu reddetmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/3493 E.  ,  2025/15248 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/3493
Karar No : 2025/15248
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İstinaf isteminin gerekçesiz şekilde reddedildiği, tanık beyanını destekleyen başkaca bir delilin bulunmadığı, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen verilere itibar edilemeyeceği, fişleme niteliğinde olan kodlamanın delil niteliğinin olmadığı, SD karttaki verilerin tarafıyla ilgisinin bulunmadığı, aile bireylerine yönelik yapılan tespitlerin dava konusu işleme gerekçe yapılamayacağı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka aykırı olduğu, kamu görevinden çıkarılmasının OHAL'in neden olduğu şiddet olaylarının bastırılmasıyla hiçbir ilgisinin olmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi:İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar, temyize konu İdare Dava Dairesi kararında, davacının oğlu hakkındaki tespitlere de yer verilmiş ise de, davacının FETÖ/PDY ile bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitlerin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan diğer tespitler değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.