Servis aracı kazası sonucu oto kılıf operatörü işçinin maluliyeti nedeniyle açtığı maddi ve manevi tazminat davasında istinaf mahkemesinin kusur, maluliyet ve tazminat miktarı değerlendirmesi.
Özet: Servis aracından indikten sonra aracın geri manevrasıyla yaralanan davacı işçinin açtığı tazminat davasında yerel mahkeme, davacıyı %35, sürücüyü %65 kusurlu bularak, %5.2 meslekte kazanma gücü kaybı doğrultusunda 15.286,81 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminata hükmetmiş, ihtiyari sigortacı hakkındaki talebi reddetmiş; hem davacı vekili tazminat miktarlarını düşük bularak hem de davalı vekili sürekli iş göremezlik tazminatını yüksek bularak kararı istinaf etmiştir.

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
.... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA ... TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ :
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1 -
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3-
DAVALI : 4-
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
B.A.M. KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne, davalı ..........Yönünden davanın reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacı ve davalılar.......ile .............. vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 12/04/2014 tarihinde işçi olarak çalıştığı fabrikadan eve gelirken davalı şirkete ait ve diğer davalı ......... yönetimindeki ............ plaka sayılı servis aracına bindiğini, davacının evi yakınında servis aracından inerek aracın arkasından geçerken servis aracının aniden geriye doğru hareket ederek davacıya çarpıp sağ ayak üzerinden geçerek ağır şekilde yaraladığını, kazada davalı .........'in araç şoförü olarak kusurlu ve sorumlu olduğunu, davalı ..........nin araç maliki olarak sorumu olduğunu, davalı ..... 'nın ZMMS - Trafik sigortacısı olarak, davalı ............'nin kasko sigortacısı olarak sorumlu olduklarından; müvekkil kaza nedeniyle sakat ve malül kalıp çalışma gücünün kaybı sebebi ile fazlaya ait hakları saklı tutularak şimdilik 1.000,00 TL maluliyet, iş göremezlik maddi tazminatın tüm davalılardan, 75.000,00 TL manevi tazminatın davalı ................. Şti'nden 12/04/2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 19/09/2018 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebine ilişkin davayı ıslah ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 15.286,84 TL'nin kaza tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ ... Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde, dava konusu kaza ile ilgili Gemlik ....... Ceza Mahkemesinde ........ Esas sayılı ceza dosyasının derdest olduğunu, kazanın iş yerinin servisinde meydana geldiğinden; iş kazası niteliğinde olup; iş mahkemesinin görevli olduğunu, kazada davacının kusurlu olup, araç şoförünün kusurunun bulunmadığını, dolayısıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .......... Vekili cevap dilekçesinde, kazanın oluşunda müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, kendi görüşlerine göre de kazanın, iş yerinin servisi olduğundan ve kaza işyeri servis aracında meydana geldiğinden; görevli mahkemenin İş Mahkememeleri olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Mahkemece, kazada davacı yayanın %35 tali ve davalı sürücü %65 asli kusurlu olduğu, davacıya ait tedavi kayıtları celp edilerek maluliyete ilişkin rapor aldırıldığı ve İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 18/12/2017 gün ve 27539 sayılı raporuyla davacının meslekte kazanma gücünü %5,2 oranında kaybettiği ve iyileşmesinin dokuz aya kadar uzayabileceğinin belirlendiğini ,hem kusura hem maluliyete ilişkin raporların hükme esas alınmaya elverişli olduğu, aktüerya bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda sigortalı işçi durumundaki davacının aldığı iş göremezlik ödemelerinin tenzili ve kusura isabet eden indirimlerden sonra davacının bakiye tazminat alacağının 15.286,81TL olarak hesaplandığı ve bu hesabın hükme esas alınarak maddi tazminat talebinin kabulü ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline ve davalı ihtiyari sigortacı konumundaki ............yönünden doğan zarar zorunlu sigorta poliçesi limitinin altında olduğundan ve davacı ile ihtiyari sigortacı arasında akdi ilişki de bulunmadığından anılan davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zararı dikkate alınmadan yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, müvekkilinin ayağındaki maluliyetinin müvekkilinin oto kılıf operatörü olması ve ayağını mesleğinin icrası sırasında etkin kullanıyor olması nedeniyle artık mesleğini icra edemediğini ayrıca takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, sürekli iş görmezlik tazminatının yüksek olduğunu, müvekkilinin geçici iş görmezlik tazminatından sorumlu olmadığını, sorumluluğun SGK 'ya ait olduğunu, kusur raporunun hatalı olduğunu ve çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davacının işçi olmasına ve SGK kayıtları bulunmasına rağmen davacının gerçekte çalışıp çalışmadığı ile maaş bodrosu ve SGK kayıtları celp edilerek davacının ne kadar ücret aldığının tespit edilmesi gerekirken TÜİK verilerine göre kazanca esas ücretin hesaplanmasının hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ............ vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, kazanın iş kazası olduğunu ve görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, tüm tedavi giderlerinin müvekkili tarafından karşılanmasına rağmen müvekkilinin maddi tazminatla sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu ve manevi tazminatın kasko poliçesinde teminat altına alınmış olmasına rağmen davalı sigorta şirketi hakkında ret kararı verilmiş olması ile takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava; trafik kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat istemidir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazadaki kusur oranları, kaza nedeniyle davacının ekonomik geleceğinin sarsılıp sarsılmadığı ile takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarıdır.
Dava, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 54.maddesi gereğince davacının uğradığını iddia ettiği cismani zararların tazminine ilişkin olup, sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali TBK m. 54'de özel olarak hükme bağlanmıştır.
Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.
Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin bu ihlâl nedeniyle ekonomik geleceği sarsılmış olabilir. Bu tür zararlar çalışma gücünün tamamen veya kısmen kaybı nedeniyle ortaya çıkan zararlar dışında ekonomik geleceğin sarsılmasının meydana getirdiği zararlardır. Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar müstakbel zararlardır ve bu zararlar çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir.
Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişi çalışma gücünde bir azalma meydana gelmese dahi iş piyasasında yeni bir iş bulmakta veya eski işini korumakta güçlük çekmekte veya aynı işte çalışsa dahi ihlâlden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalmaktadır. Hatta bu kişiler ihlâl fiili neticesinde işlerinden tamamen de çıkarılabilirler.
Vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ekonomik geleceğin sarsılması özellikle mesleği nedeniyle bazı kişiler bakımından ayrıca önem arz etmektedir. Örneğin,vücut bütünlüğü ihlâl edilen bir sinema sanatçısının, halkla ilişkiler bölümünde çalışan bir kişinin yüzünde sabit bir iz kalması bu kişilerin çalışma güçlerinde fiilen bir eksiklik meydana getirmemekle birlikte iş bulmalarını imkânsızlaştırabilecek, zorlaştırabilecek ya da kariyer olarak yükselmelerine engel olabilecektir. Bu gibi durumlarda zarar gören ekonomik geleceği sarsılarak zarara uğratılmış olur (Oğuzman Kemal/Öz Turgut, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. B, İstanbul 2009, s. 562).
Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin oto kılıf operatörü olarak olarak çalıştığını, dikiş makinesini aktif olarak kullanımı için ayağını sık kullandığını ve kaza nedeniyle ayağında oluşan maluliyet nedeniyle iş veren tarafından mesleğinin fiilen icra edemeyecek olmasından dolayı istihdam edilmediğini ve hali hazırda aynı meslek kolunda iş bulamadığını beyanla ekonomik geleceğinin sarsılması nedeni ile maddi tazminat talep etmiş olup mahkemece bu hususlarda araştırma ve inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ve gerekçede bu husus tartışılmadan tazminat talebinin reddine karar verildiği görülmekle davacı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, davacının icra ettiği mesleki faaliyet ile ilgili sertifikası bulunup bulunmadığı, kazadan önce iş yerinde hangi alanda çalıştığı, kazada sonra iş yerinde çalışmaya devam edip etmediği ile ayrıldı ise ayrılma sebebi araştırılarak ve davacının bu yöndeki delilleri de toplanarak kazada ayağından yaralanmış olmasının etkileri değerlendirilip gerekli araştırma yapılarak davacının yaralanması nedeni ile ekonomik geleceğinin sarsılıp sarsılmadığının, sarsılmış ise bu yönde oluşan zararın araştırılıp hasıl olacak sonuca göre karar vermek gerekmektedir.
Davalı ... vekili kazanın iş kazası olması nedeniyle görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu beyan etmiş ise de kazanın davacının servis aracından indikten sonra aracın geri manevra yaptığı sırada gerçekleştiği ve davanın KTK kapsamında iş verene değil aracın işleteni, sürücüsü ve sigortacısına karşı açılmış olması nedeniyle iş kazası olmadığı ve iş mahkemesinin görev alanına girmediği anlaşılmakla davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin yerinde olmadığı görülmüştür.
Davalı ... vekili davacının tedavi giderlerinin müvekkili tarafından karşılanmış olması nedeniyle müvekkilinin maddi tazminattan sorumlu tutulmaması gerektiğini savunmuş olup mahkeme tarafından davalı hakkında hükmedilen tazminat alacağı tedavi gideri olmayıp TBK 54 maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan tazminat alacağı olduğundan ve işleten olarak davalı bu zararlardan sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğundan davalının bu husustaki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 6100 sayılı HMK m. 26 ile düzenlenmiş olup, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Davacı vekili dava dilekçesi ile manevi tazminat talebini sadece davalılar ... ve ...'den tahsilini talep ettiği, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı davalı ... Şirketine karşı sadece maddi tazminat talebini yönelttiği ve bilirkişi tarafından hesaplanan tazminat miktarının zorunlu mali mesuliyet poliçesinin limiti dahilinde kaldığı anlaşılmakla manevi tazminatın sigorta şirketinden talep edilmemesi karşısında mahkemenin bu husustaki takdirinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin yerinde olmadığı görülmüştür.
Davalı Sigorta vekili alınan kusur raporunun hatalı olduğu ve rapora itiraz ile yeniden kusura ilişkin rapor aldırılması gerektiğini beyanla istinaf isteminde bulunmuş ise de mahkeme tarafından ATK'dan alınan raporda kaza nedeniyle tarafların kusur durumlarının değerlendirildiği ve davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 65 kusurlu olduğu ve davacı yayanın % 35 kusurlu olduğunun tespit edildiği ve ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda da davacının tali, davalının asli kusurlu olduğu tespit edildiği ve bu yönüyle raporlar arasında çelişki bulunmadığı ve raporların kazanın oluş şeklinin uyumlu olması nedeniyle kusura ilişkin yeniden rapor alınmasına gerek bulunmadığından bilirkişi tarafından ibraz edilen kusur raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı sigorta vekilinin bu husustaki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa’nın 59.maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği," öngörülmüştür.
Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçmiştir.
Somut olayda, davalı sigorta şirketi geçici iş göremezlik tazminatından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu iddia etmiş ise de yukarı da açıklandığı üzere geçici işgöremezlik talepleri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğinden davacının talep ettiği geçici işgöremezlik dönemi için davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğuna karar verilmesi hususunda mahkemenin takdirinde isabetsizlik bulunmadığından davalı sigorta vekilinin bu husustaki istinaf isteminin yerinde olmadığı görülmüştür. (Yargıtay 17 HD 04/02/2021 tarih 2020/11295 E 2021/780 K)
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda davacı ile ilgili ATK 3.İhtisas Dairesinden Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre rapor alındığı ve alınan raporda kaza nedeniyle davacıda % 5,2 kalıcı maluliyet bulunduğunun tespit edildiği görülmekle raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak tanzim edilmediğinden dolayı hükme esas alınmasında isabet bulunmadığı anlaşılmakla ATK 3.İhtisas Dairesinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında ek rapor aldırılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması nedeniyle davalı sigorta vekilinin bu husustaki istinaf isteminin yerinde olduğu görülmüştür.
Maddi tazminatın (zararın) hesaplanmasında gelirin doğru olarak belirlenmesi önemli bir yer tutmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının oto kılıf operatörü işçisi olduğunu ve aylık 1.500,00 TL ücret aldığını iddia etmiştir. Davacının gerçek gelirinin tespiti için çalıştığı işyerinden kazadan geriye doğru 6 aylık maaş bordroları ile SGK'dan kayıtlarının getirtilerek gelirinin belirlenmesi ve davacının talebi de aşılmayarak sonucuna göre hesaplama yapılması gerekirken sadece TÜİK verilerine göre emsal işçi ücreti ve dava dilekçesinde belirtilen aylık 1.500,00 TL esas alınarak yapılan hesaplamanın hükme esas alınması doğru görülmemiş olup davalı sigorta vekilinin bu husustaki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Maddi tazminat hesabı yönünden Yargıtay en son içtihatları kapsamda tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınarak hesaplamalarda teknik faiz uygulanmaksızın progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması gerekmektedir.(Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24/02/2021 tarih 2019/3292 esas 2021/1848 karar sayılı ilamı)
Somut olayda alınan raporda hesaplamanın PMF 1931 yaşam tablosuna göre yapıldığı görülmekle istinaf eden davalı tarafların sıfatına göre kazanılmış haklar gözetilerek TRH 2010 yaşam tablosuna göre teknik faiz uygulanmaksızın progresif rant yöntemin uygulanarak hesaplama yapılmak üzere bilirkişiden ek rapor aldırılarak karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davalı ... vekili ile davalı sigorta vekilinin istinaf isteminin yerinde olduğu görülmüştür.
Manevi tazminat miktarı tayin edilirken somut olayın özelliği, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumu, paranın alım gücü ve maluliyet oranı dikkate alınarak değerlendirme yapılacak olması ve yukarıda açıklandığı üzere maluliyet oranının belirlenmesi için yeniden rapor aldırılacak olup alınacak rapor ile maluliyet oranın değişme ihtimali bulunduğundan taraf vekillerinin manevi tazminat ile ilgili istinaf istemelerinin şu aşamada incelenmemesine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK 355 maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin, davalı ... ve davalı ..... vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (a-6) bendi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ile davalı ... ve davalı.... vekillerinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa ... Ticaret Mahkemesi'nin ...... tarih ve... - ........ sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-a)Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
b)Davalı .......... ... Tic. Ltd. Şti. tarafından yatırılan 688,00 TL nisbi istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
c)Davalı.... Tarafından yatırılan 44,40 TL maktu ve 216,60 TL nisbi istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı ve davalı taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yargılama sonunda verilecek gerekçeli kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 22/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır