Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin, ölümlü trafik kazasında tam kusurlu sigortalının mirasçılarının zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı talebinin incelendiği istinaf kararı.
Özet: Tam kusurlu olduğu tespit edilen bir sürücünün vefatıyla sonuçlanan trafik kazasında, murisin çocukları, mirasçı sıfatıyla değil zarar gören üçüncü kişi olarak, müteveffanın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir; davalı sigorta şirketi, sigortalının tam kusurunun illiyet bağını kestiğini ve mirasçıların kusurdan menfaat elde edemeyeceğini savunarak davanın reddini isterken, yerel mahkeme bilirkişi raporuna dayanarak davacı çocuklara toplamda 147.257,44 TL tazminat ödenmesine karar vermiş, bu karara karşı davalı sigorta şirketi istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A .... HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA ...TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ...KARAR NO : ...KARAR TARİHİ : ...İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ :ÇOCUK : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)B.A.M. KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisi ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı aracın, 30.10.2010 tarihinde dava dışı tır şoförü sürücüsü olan ...'nin yönetiminde bulunan ... (römork), ... (çekici) plaka sayılı tıra çarpması sonucu müteveffanın aynı gün feci şekilde vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkillerin desteği müteveffanın tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkillerinin mirasçılık sıfatıyla değil zarar gören üçüncü kişi olarak müteveffanın desteğinden yoksun kaldığından müteveffanın sevk ve idaresindeki araca ait T-28562514-0-0 nolu 30.09.2010 başlangıç tarihli Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketine dava açma zorunlulukları doğduğunu, müteveffanın, ........... Bölgesi 'nde faaliyet gösteren ..... isimli firmada o dönemde 3.000- 3.500 TL maaş ile çalıştığını, evin tüm giderleri ve ailenin geçiminin müteveffa tarafından karşılandığını, müvekkili küçük ......'in, henüz bir yaşında iken yetim kaldığını, ömür boyu babasının desteğinden ve ileride sunacağı daha yüksek eğitim imkanı ve yaşam şartlarından mahrum kaldığını, babası Kimya Mühendisi, annesi fizyoterapist olan, ekonomik ve sosyal çevresi itibari ile ileride yüksek öğrenim görme olasılığı kuvvetle muhtemel olan ..........'in babasının eğitimi için sağlayacağı imkanlardan da mahrum kaldığını maddi tazminat miktarının bilirkişi raporundan sonra netlik kazanacağını beyanla şimdilik 2.000 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikli olarak davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, .... adına kayıtlı ...plakalı aracın, ..........poliçe numarası ile 03.09.2010 - 03.09.2011 tarihleri arasında geçerli olmak üzere müvekkili şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun, poliçeler üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesinden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 175.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmininin esas olduğunu, müteveffa sigortalı araç sürücüsünün ağır kusurunun kaza ile meydana gelen zarar arasındaki illiyet bağını kestiğinden müvekkili şirketin tazminat sorumluluğu bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeyken gerçekleşen dava konusu kazada müteveffa sürücünün tam kusurunun bulunduğunun anlaşıldığını, mirasçıların müteveffanın kusurundan menfaat elde etmesinin mümkün olmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılması halinde, aktüer vasıtasıyla yapılmasını, kusur tespitinin Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi aracılığıyla yapılmasını, davacılara ödenen rücuya tabi bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin bulunup bulunmadığı ve var ise tenzile tabi tutarının tespiti için SGK'ya müzekkere yazılmasını, şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu haklan saklı kalmak kaydıyla, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Mahkemece, davacıların murisinin vefat ettiği kaza nedeniyle alınan hesap bilirkişi raporunda davacı ...için 8.532,28 TL, davacı...için 138.725,16 TL olmak üzere toplam 147.257,44 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olduğundan davanın kabulü ile davacı ...için 8.532,28 TL, davacı...için 138.725,16 TL olmak üzere toplam 147.257,44 TL tazminatın dava tarihi olan 15/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, tam kusurlu olan müteveffanın mirasçılarının destekten yoksun kalma tazminatı talep etme haklarının bulunmadığını, müteveffanın maaş bordrosu bulunmasına rağmen kimya mühendisleri odasından bildirilen emsal ücretin dikkate alınarak farazi ve yüksek hesaplama yapıldığını müteveffanın maaş bodroları esas alınarak yeniden hesaplama yapılması gerektiği, ayrıca müteveffa en son tekstil kimyasalları satış personeli olarak çalışmasına rağmen kimya mühendisinin aldığı emsal ücretin dikkate alındığını, davacı ...'in yüksek okul okuyacağı kabul edilerek destek yaşı 25 kabul edilmiş ise de, davacının kolejde okuyor olması üniversite okuyacağı anlamına gelmediği, ve öğrenim durumuna ilişkin dosyada delil bulunmaması nedeniyle deste yaşının 18 yaş kabul edilmesi gerektiğini, müteveffanın kazancının % 70' inin paylaştırılması gerekirken % 100' ünün paylaştırılmasının hatalı olduğunu, tazminat hesabında aktüerya siciline kayıtlı bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerekirken PMF 1931 yaşam tablosuna hesap yapılmış olması nedeniyle hatalı olduğunu, müteveffanın anne babasına tek başına desteklik durumunun dikkate alınması gerekirken hatalı değerlendirme ile diğer kardeşleri ile birlikte anne babasına desteklik durumu dikkate alınarak daha fazla tazminat takdir edildiğini ve müvekkili yönünden dava tarihinden önce müracaat edilmediğinden dava tarihinden itibaren kazaya neden olan aracın hususi araç olması nedeniyle yasal faiz hükmedilmesi gerekirken avans faize hükmedilmesi nedeniyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde, davalı vekili tarafından emsal gösterilen HGK kararında tarafın sigorta şirketi değil işleten İçişleri Bakanlığı olduğunu, her iki kararın ve somut olayın meydana gelmesinde farklılıklar bulunduğunu, müteveffanın daha yüksek maaş almasına rağmen en son çalıştığı işyerinden alınan bordroda maaşının düşük gösterildiğini, ilk derece mahkemesince dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu bildirerek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava; murisin neden olduğu trafik kazasında, üçüncü kişi sıfatıyla açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık murisin tam kusuru ile sebebiyet verdiği kaza nedeniyle davacıların 3. kişi sıfatıyla, sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talep edip edemeyecekleri ile müteveffanın tazminata esas aylık kazancının belirlenmesi ile maddi tazminat miktarıdır.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 91 ila 101. maddeler arasında düzenlenmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise,“ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştirSigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir.Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün ve 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak, 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartlar C.10. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartlar C.11 maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır.01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartları'nın teminat dışında kalan haller başlıklı A.6 maddesinde''d-)Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri '' teminat dışında sayılmıştır.Davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinde, desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceğine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacının da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağına karar vermek gerekir. (HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar sayılı vs. ilamları uyarınca)Somut uyuşmazlık bakımından, yukarıda açıklandığı üzere 30/10/2010 kaza tarihi itibariyle davacılar ...ile ... Hocalar, Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamasına göre, işleten ve kazaya kusuru ile neden olan sürücünün mirasçısı sıfatı ile değil, zarar gören üçüncü kişi olmaları ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta sözleşmesinin tarafı olmamaları ve üçüncü kişilerin haklarının korunması için 2918 sayılı KTK.nın 95.maddesi düzenlemesi gereğince, genel şartların yürürlük tarihinden önce gerçekleşen kaza nedeniyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarının davacılar yönünden uygulanması mümkün görülmemekte olup sürücü murislerinin kusurunun davacılara hükmedilecek tazminat miktarını etkilemeyeceği kabul edilmekle davalı vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerinde değildir.Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu/olacağı yardımın miktarı belirlenmelidir.Trafik kazası sonucu destek ölmeseydi hayatın olağan akışı içinde çocukların, eş ve çocuklarının yanında ana ve babaya destek olacakları varsayılmalıdır. Eş, çocuklar ile anne ve babanın desteklenen olduğu durumlarda destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir miktarını kedisine bir miktarını eşine, bir miktarını çocuklarına bir miktarına da anne ve babasına ayıracağı kabul edilmektedir.Kaza tarihinde evli ve bir çocuklu müteveffanın, gelirinden iki pay kendisine, iki paya eşine, 1 pay annesine , 1 pay babasına ve 1 pay çocuğuna ayrılarak desteğin tüm gelirinin oranlandığında anne ve baba için %14' er pay verilmesi daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekeceği, Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğidir. ( Yargıtay 17. H.D. 17/02/2019 tarih ve 2018/1026E.- 2019/121123 K. sayılı emsal ilamı)Somut olayda mahkeme tarafından alınan aktüerya bilirkişisi raporunda 2 ihtimalle yapılan hesaplamaya göre, ilk ihtimalde müteveffanın tek başına destek olması dikkate alınarak tazminat miktarının belirlendiği, ikinci ihtimalde desteğin kendisinden başka 4 kardeşinin bulunduğu ve anne babasına kardeşleri ile birlikte destek olacağı kabul edilerek anne babaya düşen payın kardeş sayısına bölündüğü ve miktarın hesaplandığı görülmüştür. Mahkeme tarafından müteveffanın kardeşleri ile birlikte destek olması halindeki hesaplanan miktara itibar edilerek davanın kabulüne karar verildiği görülmekle Yargıtay yerleşik uygulamalarında destek paylarının belirlenmesinde anne babaya düşen payın müteveffanın kardeşleri olup olmamasına göre belirlenmediği, bu nedenle bilirkişi raporunda müteveffanın kardeşleri ile birlikte anne babasına destek olacağı kabul edilerek anne babaya düşen payların kardeş sayısına bölünüp tazminat miktarını belirlenmesinin hatalı olduğundan davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.Yargıtay'ın en son içtihatlarında tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Somut olayda bilirkişi tarafından kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde PMF yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın, tazminatın hesaplanması gerekecektir. (Yargıtay 17 HD. 2019/3292 E.- 2021/1848 K. sayılı ilam). Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Davacıların maruz kaldığı destekten yoksun kalma zararının belirlenebilmesi için desteğin son gelir durumunun net olarak belirlenmesi gerekir. Somut olayda desteğin kimya mühendisi olduğu ancak ölmeden evvel tekstil kimyasalları satış personeli olarak çalıştığı, mahkemece desteğin geliri konusunda SGK 'ya ve çalıştığı iş yerine müzekkere yazarak maaş bodrolarının celp edildiği ve meslek odasına müzekkere yazılarak kimya mühendisinin aldığı emsal ücretin tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda meslek odasında gelen yazı kapsamında ortalama ücret dikkate alınarak desteğin aylık gelirinin asgari ücretin 2,62985 katı esas alınarak hesaplama yapıldığı görülmüştür.Müteveffanın kaza tarihinde evvel SGK' ya kayıtlı bir iş yerinde çalıştığı ve aylık aldığı, bu durumda kaza tarihine yakın gerçek ücretinin tespitinin mümkün olduğu bu durumda meslek odasından bildirilen emsal ücret yerine vefat etmeden evvel çalıştığı iş yerine müzekkere yazılarak müteveffanın iş yerinde çalıştığı pozisyonu ve maaş bodrosu dışında ek prim alıp almadığı ve vefat tarihine en yakın ücretinin bildirilmesinin istenmesi ile bildirilen aylık kazancı üzerinden gelirinin belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin yerinde olduğu görülmüştür. ( Yargıtay 4.HD 10/11/2021 tarih 2021/2112 E 2021/8548 K)Desteğin, küçük çocuklarının bakım ihtiyacından ne zaman kurtulacağını tayin etmek çocuğun yaşadığı yöreye, sosyal çevreye, çocuğun özelliklerine, cinsiyetine, ailenin sosyal ve ekonomik durumuna göre değişmektedir. Hakim, her somut olayda, destek ölmeseydi, ne kadar süre ile destek olacak idiyse bu süreyi destek süresi olarak kabul eder. Ana-babaya yardımda, onların yaşama süreleri; çocuklara yardımda ise, çocukların çalışmaya başlama süresi esas alınır. Çocuklarda, kız veya erkek olmalarına, yüksek öğrenim yapıp yapmamalarına göre farklı süreler kabul edilmektedir. Bunun dışında kız çocukları için genellikle, çalışmaya başlama veya evlenme ile destek ihtiyacı ortadan kalkar. Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda desteğin, kolejde öğrenci olduğu tespit edilen ve kaza tarihi itibariyle 1 yaşında olan davacı çocuk ... için 25 yaşı itibariyle destek ihtiyacının son bulacağı kabul edilerek bu yaşa kadar tazminat hesabı yapılmıştır. Yargıtayın yerleşik ve kabul gören uygulamasına göre, yüksek öğrenim görme durumu bulunmayan halde, kız çocuklarının 22 yaşına kadar, erkek çocuklarının 18 yaşına kadar; yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların ise 25 yaşına kadar destek alacağı dikkate alınarak destek tazminatı hesaplanması gerekmektedir. Hesap bilirkişisi raporunda, ailenin eğitim durumuna göre davacı çocuğun yüksek öğrenim görme ihtimali bulunduğu gerekçesiyle, ölenin davacı çocuğuna 25 yaşına kadar destek olacağı kabul edilmiş ise de, davacının öğrenci olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu durumda, mahkemece, davacı çocuk ...’in öğrenim görüp görmediğinin tespiti açısından anılan davacının varsa öğrenci belgesinin ve ders başarı ortalamasının celbi ile öğrenci olduğunun tespiti halinde davacı ...'in desteğinin yüksek öğrenim mezunu ve annenin yüksek okul mezunu olduğu, davacının annesinin doktor olan yeni eşi birlikte yaşadıkları ve ekonomik sosyal durumları dikkate alındığında, davacı çocuğun yüksek öğrenim görme ihtimalinin çok yüksek olduğu açık olduğundan destek yaşının 25 olarak kabul edilmesi gerekmekte olduğundan bu hususlar araştırılarak anılan davacı ... için destekliğin sona erme yaşı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir ( Yargıtay 17.HD 10/10/2020 tarih 2018/4938 E 2020/952 K)Davalı vekili desteğin belirlenen aktif ve pasif kazancı toplamının % 70' inin dağıtılması gerekirken % 100' ünün dağıtıldığını beyanla istinaf isteminde bulunmuş ise de desteğin tüm gelirinden 2 pay kendisine, 2 pay evlenme tarihine kadar eşe, 1 pay anne, 1 pay baba ve 1 pay çocuğa dağıtıldığından müteveffanın gelirinin tamamının dağıtıldığından bahsedilemeyeceğinden davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin yerinde değildir.2918 sayılı KTK 99/1 maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının poliçe limiti dahilindedir. Başka bir ifade ile sigortacının temerrüdü, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde başlayacaktır. Sigorta şirketine karşı açılan davalarda, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılıp 8 iş günü içinde ödeme yapılmazsa temerrüt tarihinden, doğrudan dava açılmışsa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir.Somut olayda davacıların davalı sigortacılara dava tarihinden evvel müracaat ettiğine ilişkin bir belge bulunmadığından sigorta şirketi için dava tarihinden itibaren temerrüt gerçekleşmiştir.Davacılar tarafından açılan davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle davacı vekili değer arttırım dilekçesi ile alacağın tamamı için temerrüt tarihinden itibaren faiz talep etmiş olup mahkemece hükmedilen miktarın tümü üzerinden dava tarihinden itibaren faize karar verilmesi ile murisin vefat ettiği davalının sigortacısı bulunduğu aracın ticari şirket adına kayıtlı olması nedeniyle ticari faiz işletilmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu husustaki istinaf istemleri de yerinde değildir.Bu durumda mahkeme tarafından yapılması gereken müteveffanın kaza tarihine en yakın gelir durumunun tespiti için araştırma yapılarak tespit edilen gerçek geliri üzerinden aylık kazancının belirlenmesi ile davacı ...'in öğrenim görüp görmediğinin tespiti açısından anılan davacının varsa öğrenci belgesinin ve ders başarı ortalamasının celbi ile destek yaşının belirlenmesi ve desteğin anne babasına tek başına destek olacağı kabul edilerek TRH 2010 yaşam tablosuna göre Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın hesaplama yapılarak poliçe limiti dahilinde davacıların zararlarının belirlenmesi için aktüerya bilirkişisinden ek rapor aldırılması ile kararın sadece davalı tarafça istinaf edilmesi nedeniyle kazanılmış haklar gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir6100 sayılı HMK 355 maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (a-6) bendi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalının istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa ...Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... - ... sayılı kararının KALDIRILMASINA,Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 2.515,00 TL nisbi istinaf karar harcının talep halinde iadesine,3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yargılama sonunda verilecek gerekçeli kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 30/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdırÜye e-imzalıdırÜye e-imzalıdırKatip e-imzalıdır