Danıştay 12. Dairenin, kamu görevlileri toplu sözleşmesindeki "tabip dışı" ibaresinin tabiplerin ek ödemelerinde ayrımcılığa yol açtığı gerekçesiyle iptali istemi.
Özet: Bir devlet hastanesinde görevli bir tabip, 2022 ve 2023 yıllarını kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin "tabip dışı personelin ek ödemelerinin aylıklarla birlikte ödenmesi" başlıklı 4. maddesindeki "tabip dışı" ibaresinin iptalini talep etmektedir; davacı, bu ibarenin tabipler aleyhine negatif ayrımcılık yaratarak ek ödeme artırımlarından mahrum bıraktığını, ücret kaybına yol açtığını ve Anayasa ile uluslararası sözleşmelerce güvence altına alınan eşitlik, mülkiyet ve adil ücret gibi temel hakları ihlal ettiğini ileri sürerken, davalı bakanlık ise davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddini savunmaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/764Karar No : 2025/5925 DAVACI : ... VEKİLİ : Av....DAVALILAR : 1- ... BakanlığıVEKİLİ : Av. ... 2- ... BakanlığıVEKİLİ : Av. ...DAVANIN KONUSU : İzmir Gaziemir Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesinde tabip olarak görev yapan davacı tarafından, 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 yıllarını kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin "Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar" başlıklı Üçüncü Kısmının "Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı Üçüncü Bölümünün "Tabip dışı personelin ek ödemelerinin aylıklarla birlikte ödenmesi" başlıklı 4. maddesinin başlığında ve içeriğinde yer alan "tabip dışı" ibaresinin iptali istenilmektedir.DAVACININ İDDİALARI : Ek ödeme sistemi ile iptali gereken "tabip dışı" ibaresi arasındaki ilişki yönünden; Anayasa'nın 128. maddesindeki amir hükmü gereği memur ve diğer kamu görevlilerinin aylık, ödenek gibi özlük işlerinin kanunla düzenlenebileceği, bu amir hüküm doğrultusunda, 04/01/1961 tarih ve 209 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile Sağlık Bakanlığına bağlı kurumlarda; döner sermaye gelirlerinden, döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar ve sözleşmeli personel ile açıktan vekil olarak atananlara mesai içi veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın ek ödeme yapılabildiği, bu ek ödemelerin esas ve oranlarının, 27/06/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile belirlendiği, bu düzenlemeler uyarınca kurumun döner sermayesi ile elde edilen gelirin; öncelikle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile belirlenen ek ödeme oranları doğrultusunda sabit ödeme adı altında, arta kalan kısmın da performans ödemesi adı altında dağıtıldığı, bu doğrultuda; ek ödeme oranlarının, personele dağıtılacak ek ödeme miktarını; sabit ödeme açısından doğrudan, performans ödemesi açısından dolaylı olarak etkilediği, sabit ödeme ve performans ödemelerinin toplamının, ek ödeme miktarını oluşturduğu, ek ödeme miktarının, sabit ve performans ödemelerinin toplamı bir havuz olarak düşünüldüğünde, sabit ödeme olarak dağıtılacak miktar arttıkça, havuzdaki miktar azalmış olacağından, performans ödemesi olarak ödenecek miktarın da azaldığı, Toplu Sözleşme'nin 4. maddesindeki iptali gereken "tabip dışı" ibaresi ile tabiplerin; öncelikle personele yapılacak ödemelerin dışında tutulduğu ve tabiplere ücret açısından negatif ayrımcılık uygulandığı, sonrasında, buna bağlı olarak tabiplerin; Toplu Sözleşme'nin 45. maddesi ile verilecek %20 artırımlı ek ödemeden mahrum bırakıldığı, ek ödeme miktarı, ek ödeme oranlarına bağlı olduğundan ve de "tabip dışı" ibaresi ile tabipler ek ödeme oranı artırımından ayrımcılık yapılarak mahrum bırakıldığından, tabiplerin ek ödeme konusunda; sabit ödeme açısından doğrudan, performans ödemesi açısından dolaylı olarak ücret kaybı yaşadıkları, iptali gereken "tabip dışı" ibaresinin, her şeyden önce ek ödeme miktarlarını doğrudan ve dolaylı olarak etkilediğinden; ayrımcılık, mülkiyet ve ücret gibi Anayasa ve uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınan temel haklarla doğrudan ilişkili olduğu, Anayasa’nın "Devletin temel amaç ve görevleri" kenar başlıklı 5. maddesine, "Kanun Önünde Eşitlik" başlıklı 10. maddesine, "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13. maddesine, "Maddi ve Manevi Varlık Hakkı" başlıklı 17. maddesine, “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesine, "Çalışma hakkı ve ödevi" başlıklı 49. maddesine, "Ücrette adalet sağlanması" başlıklı 55. maddesine aykırı olduğu, iptali istenilen "tabip dışı" ibaresinin, eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağına açıkça aykırı olmakla beraber; tabiplerin mülkiyet, ücret, maddi ve manevi varlık gibi temel hak ve menfaatlerini doğrudan etkilediği, ayrımcılık yaratılarak temel hakkın sınırlandırıldığı ve ILO Sözleşmesine ve 4699 sayılı Kanun’a da aykırı olduğundan iptali gerektiği ileri sürülmektedir.DAVALI ... BAKANLIĞININ SAVUNMASI: Usul (süreaşımı) bakımından; 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara ilişkin 2022 ve 2023 yıllarını kapsayan 6. Dönem Taplu Sözleşme dava konusu edilmekte olup; söz konusu düzenlemenin uygulanması üzerine tesis edilen bireysel işlemle birlikte işlemin dayanağı düzenleyici işleme karşı, bireysel işlemin dava açma süresi içinde dava açılması durumunun bulunmadığı, bu sebeple, dava konusu düzenlemenin Resmi Gazete'de ilan edildiği günden itibaren 60 gün içinde açılması gereken işbu dava, süresi içinde açılmamış olduğundan, davanın süreaşımından reddine karar verilmesi gerektiği, esas bakımından; davacı tarafından, ek ödeme miktarının, ek ödeme oranlarına bağlı olduğundan ve de “tabip dışı” ibaresi ile ayrımcılık yapılarak tabiplerin, ek ödeme oranı artırımından mahrum bırakıldığından, tabiplere ek ödeme konusunda; sabit ödeme açısından doğrudan, performans ödemesi açısından dolaylı ücret kaybı yaşatıldığı, söz konusu ibare ek ödeme miktarını doğrudan ve dolaylı olarak etkilediğinden, ayrımcılık, mülkiyet ve ücret gibi Anayasa ve uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınan temel hakların ihlaline sebebiyet verildiği iddiasıyla iptali talep edilmekte ise de; 209 sayılı Kanun'un 5. maddesinde, sağlık kurum ve kuruluşlarında görevli personele ek ödeme yapılabilmesi konusunda Bakanlığa yetki verilmiş olup, bu ödemenin oranı ile esas ve usullerinin, Bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğinin hüküm altına alındığı, Yönetmelik'te ek ödemenin dağıtımıyla ilgili olarak göz önünde bulundurulacak unsurlar ile personele yapılacak ek ödemelerin tavan miktarlarının belirlendiği, anılan Kanun ile verilen yetkiye dayanılarak düzenlenen Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin “Personele yapılacak ek ödeme dağıtımı” başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin (1) nolu alt bendinde sabit ödemenin, personelden tabip ve diş tabipleri ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar için 209 sayılı Kanun’un Ek 3. maddesine göre; sağlık tesislerinde görev yapan üniversite personeli ile tabip dışı personel için aynı Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrasının altıncı cümlesi gereği merkezi yönetim bütçesinden yapılan ek ödeme tutarı olduğu kuralına yer verilmiş olup; tabiplere 209 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrasının altıncı cümlesi kapsamında değil, anılan Kanun'un Ek 3. maddesi kapsamında ek ödeme yapıldığı, dolayısıyla, dava konusu 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin 4. maddesinde yer alan “tabip dışı” ibaresinin iptali talebinin, Toplu Sözleşme hükmünün, hükümde açıkça belirtilen personel dışında tabip personele de uygulanması mümkün olmadığı cihetle, hukuki mesnedinin bulunmadığı, dava konusu edilen Toplu Sözleşme hükmünün üst hukuk normlarına, hukuka ve hizmetin gereklerine uygun olması karşısında, haksız olarak açılan reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.DAVALI...BAKANLIĞININ SAVUNMASI : Dava konusu "Tabip dışı personelin ek ödemelerinin aylıklarla birlikte ödenmesi" başlıklı 4. madde ile tabip dışı personel ile tabip ve uzman tabip kadrosunda görev yapmakta olan sağlık personelinin 209 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrasının altıncı cümlesi uyarınca yapılacak ödemeler açısından farklılaştırıldığı, dolayısıyla tabip ve tabip dışı personele yapılan tüm ödemeler ile ilgili bir düzenlemenin söz konusu olmadığı, Anayasa ve 4688 sayılı Kanun gereği kamu görevlilerinin yetkili sendika ve konfederasyonlar aracılığıyla toplu sözleşme imzalama hakkına sahip olduğu, 4688 sayılı Kanun’a göre toplu sözleşme teklifinde bulunma ve imzalama yetkisi Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti ile Kamu İşveren Heyetine ait olduğu, bu hakkın kullanılmasına istinaden Kamu İşveren Heyeti ile Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti arasında gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde dava konusu madde hükmünde mutabakat sağlanmak suretiyle toplu sözleşmenin imzalandığı belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ...DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı tarafından, 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 yıllarını kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin "Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar" başlıklı Üçüncü Kısmının "Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı Üçüncü Bölümünün "Tabip dışı personelin ek ödemelerinin aylıklarla birlikte ödenmesi" başlıklı 4. maddesinin başlığında ve içeriğinde yer alan "tabip dışı" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir.4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun ''Toplu Sözleşmenin Kapsamı’’ başlıklı 28. maddesinde, toplu sözleşmenin, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsayacağı, toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, toplu sözleşme hükümlerinin, sözleşmenin yapıldığı tarihi takip eden iki mali yıl için geçerli olacağı, ''Toplu Sözleşmenin Tarafları ve İmza Yetkisi’’ başlıklı 29. maddesinde de, toplu sözleşme görüşmelerine kamu idaresi adına Kamu İşveren Heyetinin, kamu görevlileri adına Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetinin katılacağı, Kamu İşveren Heyetinin, Cumhurbaşkanının görevlendireceği Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakanın başkanlığında, Cumhurbaşkanınca belirlenen bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinden oluşacağı, Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetinin, bağlı sendikaların toplam üye sayısı itibarıyla en fazla üyesi bulunan konfederasyonun Heyet Başkanı olarak belirleyeceği bir temsilci ile her bir hizmet kolunda en fazla üyeye sahip kamu görevlileri sendikaları tarafından belirlenecek birer temsilci, bağlı sendikaların üye sayıları esas alınmak kaydıyla toplam üye sayıları itibarıyla birinci, ikinci ve üçüncü sırada bulunan konfederasyonlar tarafından belirlenecek birer temsilci olmak üzere onbeş üyeden oluşacağı, toplu sözleşmeyi imzalamaya kamu idaresi adına Kamu İşveren Heyeti Başkanının, kamu görevlileri adına sözleşmenin kamu görevlilerinin geneline yönelik bölümü için Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı ve hizmet kollarına yönelik bölümleri için ilgili sendika temsilcisinin yetkili olduğu, ''Toplu Sözleşme Görüşmeleri’’ başlıklı 31. maddesinde ise, son rakamı tek olan yıllarda yapılan toplu sözleşme görüşmeleriyle ilgili olarak izlenen sürece yer verilerek, toplu sözleşme görüşme sürecinin sonunda, kamu görevlilerinin geneline yönelik mali ve sosyal haklara ilişkin bölüm ile her bir hizmet koluna özgü mali ve sosyal haklara ilişkin bölümlerden ve tek metinden oluşan toplu sözleşme veya toplantı tutanağının imzalanacağı, toplu sözleşmeye kurumsal hiyerarşiyi bozacak ve aynı veya benzer unvanlı kamu görevlilerinin mali ve sosyal hakları arasında kurumlar arası dengesizliğe yol açacak hükümler konulamayacağı, en son aşamada imzalanan toplu sözleşme metinlerinin Resmî Gazete'de yayımlanacağı düzenlenmiştir. Anayasa'nın 128. maddesinde, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği kuralının istisnası olarak belirtilmiştir. 6. Dönem Toplu Sözleşme, 4688 sayılı Kanun'un 28. ve 32. maddelerine dayanılarak, kamu idaresi adına Kamu İşveren Heyeti Başkanının, kamu görevlileri adına ise, kamu görevlilerinin geneline yönelik mali ve sosyal haklarla ilgili olarak Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanının (MEMUR-SEN Genel Başkanı), hizmet kollarına yönelik mali ve sosyal haklarla ilgili olarak, ilgili hizmet kolunda madde kapsamında belirtilen sendikaların temsilcileri arasında akdedilmiş ve 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/01/2022-31/12/2023 tarihleri arasında uygulamaya konulmuştur.25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin "Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı 3. Bölümünün ''Tabip dışı personelin ek ödemelerinin aylıklarla birlikte ödenmesi'' başlıklı 4. maddesinde, ''1) 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının altıncı cümlesi hükmü uyarınca yapılacak ödemeler, tabip dışı personele herhangi bir katkıya bağlı olmaksızın aylıklara ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle her ay aylıklarıyla birlikte ödenir. Bu şekilde yapılan ek ödeme tutarı, anılan madde uyarınca yürürlüğe konulan yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak ek ödeme tutarından mahsup edilir.'' düzenlemesine yer verilmiştir.Ek ödeme, personelin unvanı, çalışma şartları, sorumluluğu ve hizmete katkısı, performansı dikkate alınarak yapılan teşvik uygulaması niteliğinde yapılan bir ödeme olduğundan, farklı çalışma şartlarına sahip olup, daha yüksek mesleki sorumluluk ve risk altında bulunan, hizmete katkısı ve performansı farklı olan personele farklı oranlarda ek ödeme yapılmasının öngörülmesinde kuşku bulunmamaktadır.Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile yukarıda yer alan mevzuat hükümleri çerçevesinde, kamu hizmetinin eksiksiz ve düzenli yürütülmesinden sorumlu olan idarece; mevzuatın öngördüğü şekilde hizmetin gerekleri esas alınarak, "Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" kapsamındaki personelle ilgili gerekli düzenleme yapmak suretiyle hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini temin etme amacına yönelik olarak yapılan 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 yıllarını kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin "Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar" başlıklı Üçüncü Kısmının "Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı Üçüncü Bölümünün "Tabip dışı personelin ek ödemelerinin aylıklarla birlikte ödenmesi" başlıklı 4. maddesinde yapılan düzenlemenin, Anayasa'ya, 209 sayılı Kanun'a, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu ve diğer mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen söz konusu düzenlemede, hak ve adelet ilkeleri ile hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, duruşma için önceden belirlenen 23/12/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...; davalı Sağlık Bakanlığı vekili Av. ... ile davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı vekili Av. ... ve Danıştay Savcısı...'in katılımıyla açık duruşmaya başlanıldı. Taraflara usulüne uygun söz verildikten, Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan ve taraflara son kez söz verildikten sonra, duruşmaya son verildi.Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme, 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış ve 01/01/2022-31/12/2023 tarihleri arasında uygulanmak üzere yürürlüğe konulmuştur. İzmir Gaziemir Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesinde tabip olarak görev yapan davacı tarafından, anılan Toplu Sözleşme'nin "Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar" başlıklı Üçüncü Kısmının "Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı Üçüncü Bölümünün "Tabip dışı personelin ek ödemelerinin aylıklarla birlikte ödenmesi" başlıklı 4. maddesinin başlığında ve içeriğinde yer alan "tabip dışı" ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 53. maddesinde; "...(Ek fıkra: 07/05/2010-5982/6 md.) Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler.(Ek fıkra: 07/05/2010-5982/6 md.) Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir.(Ek fıkra: 07/05/2010-5982/6 md.) Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir." kuralı; 128. maddesinin ikinci fıkrasında ise, "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 07/05/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır." kuralı yer almıştır.25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme"nin "Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı 3. Bölümünün “Tabip dışı personelin ek ödemelerinin aylıklarla birlikte ödenmesi" başlıklı dava konusu 4. maddesinde, "(1) 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının altıncı cümlesi hükmü uyarınca yapılacak ödemeler, tabip dışı personele herhangi bir katkıya bağlı olmaksızın aylıklara ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle her ay aylıklarıyla birlikte ödenir. Bu şekilde yapılan ek ödeme tutarı, anılan madde uyarınca yürürlüğe konulan yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak ek ödeme tutarından mahsup edilir.” kuralına; "Ek ödemelerin aylıklarla birlikte ödenmesi" başlıklı 5. maddesinde, "(1) 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (i) fıkrasının üçüncü paragrafı ile 14/4/1982 tarihli ve 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılacak ek ödemeler herhangi bir katkıya bağlı olmaksızın aylıklara ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle her ay aylıklarıyla birlikte ödenir. Bu şekilde yapılan ek ödeme tutarı, anılan maddeler uyarınca yürürlüğe konulan yönetmelik kapsamında aynı aya ilişkin yapılacak ek ödeme tutarından mahsup edilir." kuralına; "ilave ek ödeme puanı" başlıklı 45. maddesinde de, "4 üncü ve 5 inci maddelerinin birinci cümlelerinin uygulanmasında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre belirlenen ek ödeme oranları %20 artımılı uygulanır" kuralına yer verilmiştir.209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasında, "(...) döner sermaye gelirlerinden, döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar ve sözleşmeli personel ile açıktan vekil olarak atananlara mesai içi veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın ek ödeme yapılabilir..." kuralı; ikinci fıkrasında, "....Bu fıkra uyarınca personele her ay yapılacak ek ödeme net tutarı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi uyarınca kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme net tutarından az olamaz..." kuralı yer almıştır.375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 9. maddesinin birinci fıkrasında, "(Ek: 11/10/2011 - KHK - 666/1 md.) Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, … mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır." kuralı; üçüncü fıkrasında da, "Birinci fıkra kapsamına giren personelden; 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) ve (f) fıkraları ve 14/4/1982 tarihli ve 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi kapsamında döner sermayeden ek ödeme yapılan personele, ... sözkonusu mevzuat hükümlerine göre ödeme yapılmaya devam olunur ve bunlara bu maddeye göre ayrıca ek ödeme yapılmaz." kuralı yer almış olup; anılan Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli (I) sayılı Cetvelin "A- Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa Göre Alanlar" başlıklı kısmında da, memurların (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında çalışanlar dahil) ek ödeme oranları hizmet sınıfı, kadro ve görev unvanları esas alınarak belirlenmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesiyle, Sağlık Bakanlığına bağlı döner sermayeli sağlık kuruluşlarında görev yapan sağlık çalışanlarına döner sermaye ek ödemesi verilmesi kurala bağlanmış; ayrıca, söz konusu personele her ay yapılacak döner sermaye ek ödemesi net tutarının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 9. maddesi uyarınca kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme (sabit ek ödeme) net tutarından az olamayacağı düzenlenmiştir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 9. maddesinde ise, kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan memur ve diğer kamu görevlilerine, kadro ve görev unvanları itibarıyla ekli (I) sayılı Cetvelde gösterilen oranlarda ek ödeme (sabit ek ödeme) yapılması öngörülmüş; 209 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında Sağlık Bakanlığına bağlı döner sermayeli sağlık kuruluşlarında, döner sermaye ek ödemesi alan personele ise bu ödemenin (sabit ek ödemenin) yapılmayacağı açıkça belirtilmiştir. Görüldüğü üzere, kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlara ve diğer kamu görevlilerine, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 9. maddesi uyarınca ek ödeme (sabit ek ödeme) ödenmekte olup; 209 sayılı Kanun'un 5. maddesi, gereğince döner sermaye ek ödemesinden yararlanan kamu görevlilerine ise 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 9. maddesinde öngörülen ek ödemenin yapılmadığı; ancak söz konusu personele yapılacak döner sermaye ek ödemesinin bir aylık net tutarının, Ek 9. maddeye göre kadro ve pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme (sabit ek ödeme) tutarından az olamayacağı açıktır. Öte yandan, Anayasa'nın 53. maddesiyle; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin, toplu sözleşme yapma hakkına sahip olduğu kurala bağlanmış; 128. maddesinin ikinci fıkrasıyla da memurların ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının kanunla ve/veya toplu sözleşmeyle düzenlenebileceği belirtilmiştir.Bu kapsamda, 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme"nin "Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı 3. Bölümünün dava konusu 4. maddesiyle, 209 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrasının altıncı cümlesi uyarınca tabip dışı personele yapılacak ödemenin (döner sermaye ek ödemesinin sabit ek ödeme tutarı kadar olan kısmının), herhangi bir katkıya bağlı olmaksızın aylıklara ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle her ay aylıklarıyla birlikte ödenmesi ve bu şekilde yapılan ek ödeme (sabit ek ödeme) tutarının da daha sonra hesaplanacak döner sermaye ek ödemesi tutarından mahsup edilmesi öngörülmüştür.Buna göre, Anayasa'nın 53. maddesi gereğince, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin, toplu sözleşme yapma hakkına sahip olduğu; 128. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da memurların ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının kanunla ve/veya toplu sözleşmeyle düzenlenebilmesinin mümkün bulunduğu; bu kapsamda, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının belirlenmesi hususunda (kanunla tanınan hakları kısıtlayıcı veya daraltıcı nitelikte olmamak şartıyla) Toplu Sözleşme taraflarının takdir ve düzenleme yetkisinin olduğu; Toplu Sözleşmenin dava konusu 4. maddesinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak Sözleşmenin taraflarına tanınan takdir yetkisi çerçevesinde düzenlendiği ve söz konusu düzenlemede açık bir takdir hatasının bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, Toplu Sözleşme'nin dava konusu 4. maddesinde, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. DAVANIN REDDİNE,2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.