Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, özel dairenin bozma sonrası Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararlarını temyiz yerine istinaf kanun yoluna tabi tutması gerektiği itirazı.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, hırsızlık ve yağma suçlamalarıyla ilgili yargılama sonunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, 7499 sayılı Kanunla değişen Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca temyizen incelenemeyeceği, istinaf kanun yoluna tabi olduğu gerekçesiyle, ilgili Yargıtay Dairesinin bu kararları esastan inceleyerek onama ve bozma yönünde hüküm kurmasını hukuka aykırı bularak itiraz etmiştir; zira dosyaların incelenmeksizin mahalline iade edilmesi gerekirdi.
2. Ceza Dairesi         2026/7629 E.  ,  2026/12785 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/204 E., 2024/380 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Kararın istinaf kanun yoluna tabi olduğundan dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi
İTİRAZA KONU KARAR : Onama, bozma
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 04.02.2026 tarihli ve 2025/469 Esas, 2026/1681 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2026 tarihli ve 2-2024/123082 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinde belirtilen yasal süre içerisinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.01.2026 tarihli ve 2025/11-200 Esas, 2026/19 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve 12.03.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 02.03.2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'la değişik CMK'nın 231/12. fıkrası ve CMK'ya eklenen geçici 6. madde hükümleri nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesinin önceki hükmünü inceleyerek bozma kararı veren Özel Dairenin, bu bozma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarını temyizen inceleyemeyeceğinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının istinaf kanun yoluna tabi olduğunun kabulünün gerektiğinden bahisle sanıklar ... ve ... hakkında verilen kararlar yönünden dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesi yerine esastan temyiz incelemesi yapılarak sanık ... hakkında verilen kararın onanmasına ve sanık ... hakkında verilen kararın bozulmasına karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğuna ilişkindir.
II. GEREKÇE
İtiraz başvurusuna konu sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2017/829 Esas, 2019/305 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e, 143/1, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği, bu kararın sanıklar tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2019/1244 Esas, 2020/1417 Karar sayılı kararı ile sanıkların eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülerek hükümlerin CMK'nın 289/1-e ve 280/1-d maddeleri uyarınca bozulmasına karar verildiği, istinaf bozması üzerine yapılan yargılama neticesinde, Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2020 tarihli ve 2020/542 Esas, 2020/556 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın sanıklar hakkında yağma suçundan TCK'nın 149/1-c-h, 53. maddeleri uyarınca yargılama ve değerlendirme yapılmasının temini bakımdan görevli ve yetkili Kayseri Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinin ardından, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.06.2021 tarihli ve 2021/80 Esas, 2021/396 Karar sayılı kararı ile sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c-d-h, 62/1. maddeleri uyarınca 10... AY HAPİS CEZASI İLE AYRI AYRI CEZALANDIRILMALARINA, sanıklar yararına ceza süresi yönünden kazanılmış hak söz konusu olduğundan sanıklara verilen cezanın 3 YIL 9 AY HAPİS CEZASI ÜZERİNDEN İNFAZ EDİLMESİNE karar verildiği, bu kararın da istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.02.2022 tarihli ve 2021/2334 Esas, 2022/447 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verildiği, anılan istinaf kararının sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 06.03.2024 tarihli 2022/6235 Esas, 2024/3111 Karar sayılı ilâmıyla; katılan ... ve tanık ....'nin ağır ceza mahkemesinde talimatla alınan beyanlarında sanıklar ... ve ... ile birlikte eve girdikleri halde sanık ...'ın eve girmeyerek diğerleri evde otururken park halinde olan kilitli haldeki aracı alıp götürdüğünü ifade etmiş olmaları karşısında, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h,143 üncü maddelerinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu, sanıklar ... ve ...'in evde bulunan katılan ve tanık ....'yi sanık ...'ın suça konu aracı alıp götürebilmesi için oyaladıkları anlaşılmakla suçun kanuni tarifindeki icrai hareketi gerçekleştirmemiş olmaları ve suçun işlenişine fiili hakimiyetlerinin bulunmaması nedeniyle sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 39/2-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunarak hükümlerin BOZULMASINA karar verildiği, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2024/204 Esas, 2024/380 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ...'in eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 39/2-c, 168/2, 62/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 YIL 6 AY 22 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA ve sanıklar hakkında verilen bu hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca ayrı ayrı AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA karar verildiği anlaşılmakla birlikte;
12.03.2024 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15 inci maddesi ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin on ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle "272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir." şeklinde düzenleme yapılarak, ilk derece Mahkemelerince 01.06.2024 tarihinde ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların olağan yasa yolu denetimi bakımından istinaf yoluna tabi tutulduğu belirtilmiştir.
Usûl hükümleri yönünden derhal uygulanma ilkesi geçerli olup, usûl kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında asıl olan, aksi kanunda açıkça düzenlenmiş bulunmadıkça "hemen ve derhal uygulanma" ilkesidir. Anılan ilke uyarınca usûl işlemleri yapıldıkları sırada yürürlükte olan muhakeme kanunu hükümlerine tâbi olacaktır. Usûl Kanunlarında yapılan değişiklikler, yasa yürürlüğe girdikten sonra yapılacak işlemler hakkında uygulanacak olup maddi ceza hukuku kurallarının aksine geçmişe yürümezler. Usûl hükümlerindeki bu açık düzenleme karşısında ve incelemeye konu dosyada İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2024 olan karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 7499 sayılı Kanun'la değişik 5271 sayılı Kanun'un 231/12. fıkrası ve anılan Kanun'a eklenen geçici 6. madde hükümleri nazara alındığında, daha evvel yapılan temyiz incelemesi neticesinde verilen bozma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2024 tarihinde verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının temyizen incelenemeyeceği, bu kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğunun kabulünün gerektiği anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1-Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2-5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi gereği Yargıtay 2. Ceza Dairesinin,04.02.2026 tarihli ve 2025/469 Esas, 2026/1681 Karar sayılı ONAMA ve BOZMA kararının KALDIRILMASINA,
3- Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2024/204 Esas, 2024/380 Karar sayılı kararına yönelik, sanıklar müdafilerinin temyiz taleplerinin, 5271 sayılı Kanun'un 264. maddesine göre, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, istinaf talebi niteliğinde kabul edilerek, aynı maddenin 2. fıkrasına göre istemi incelemeye yetkili ve görevli mercie iletilmek üzere dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık; temyiz denetiminden geçtikten sonra yerel mahkemenin 10.10.2024 tarihinde vermiş olduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararın, temyiz mi yoksa istinaf kanun yolu denetimine mi tabi olduğu noktasında toplanmaktadır.
01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla CMK'nın 231/12. maddesinde yapılan değişiklik ile "272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir." şeklinde düzenleme yapılarak ilk derece Mahkemelerince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların istinaf yasa yoluna tabi tutulduğu,
7499 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15. maddesiyle yeniden düzenlenen CMK'nın 231. maddesinin 12. fıkrası ve aynı Kanun’un 22. maddesi ile CMK'ya eklenen geçici madde 6 uyarınca 01.06.2024 tarihi ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar yönünden istinaf ve temyiz yolunun açıldığı, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrası gereğince de bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar CMUK'un, bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında ise CMK'nın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanacağının öngörüldüğü hususları bir bütün olarak gözetildiğinde; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce temyiz denetiminden geçerek bozma sonrasında verilen hükümlerde olduğu gibi Kayseri Ağır Ceza Mahkemesince kurulan hükmün Yargıtay 2. Ceza Dairesinin temyiz denetiminden geçerek bozulmasından sonra İlk Derece Mahkemesince verilen 10.10.2024 tarih ve 2024/204 E., 2024/380 K. sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı başvurulabilecek kanun yolunun da temyiz olduğu kabul edilmelidir.
7165 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile değişik CMK’nın 307. maddesinin üçüncü fıkrasında, Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uyulması sonrasında verilen karara karşı istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulacağı düzenlenmiş olup maddeye dair değişiklik gerekçesinde, belirtilen hâl bakımından doğrudan temyiz incelemesine imkân sağlanarak kanun yolu incelemesinin makul sürede sonuçlandırılmak istendiği açıklamalarına yer verilmiştir.
Konuya ışık tutması açısından temyiz denetiminden geçen kararlarda yerel mahkemelerin karar tarihleri itibariyle başka bir yasa yoluna tabi olduğu halde davanın makul sürede sonuçlandırılması ve adil yargılanma bağlamında, kanun yoluna etkin başvuru hakkı yönündeki amacına da uygun düşmesi ve ise Yargıtayın yargılama sistemindeki konumunu düzenleyen Anayasa'mızın 154. maddesi hükmü dikkate alınarak incelemenin temyiz denetimine tabi olduğu sonucuna varılmalıdır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.10.2025 tarihli ve 2025/169 Esas sayılı kararı ile de Yargıtay C. Başsavcılığı tarafından aynı konuda yapılan itirazın kabulüne karar verildiği görülmüştür.)
Örneğin - Temyiz denetiminden geçerek kesinleşmiş hükümlere yönelik olarak yargılamanın yenilenmesi (iadeyi muhakeme) sonrasında verilen kararların, temyiz kanun yolu denetimine tabi olduğu (CGK ... noLU KARAR, CGK ... noLU KARAR
Örneğin-Temyiz denetiminden geçerek kesinleşmiş hükümlere yönelik olarak yapılan uyarlama yargılaması üzerine verilen kararların, temyiz kanun yolu denetimine tabi olduğu. (CGK 2024/150 KARAR NO )
Örneğin- Temyiz denetiminden geçerek kesinleşmiş hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın yürürlüğe girmesi nedeniyle yapılan uyarlama yargılamasında açıklanmalarının geri bırakılmasını müteakip sanığın başka bir suç işlemiş olması nedeniyle açıklanmaları durumunda verilen kararların, istinaf kanun yolu denetimine tabi olmadığı, temyiz kanun yolu denetimine tabi olduğu (CGK 2023/464 KARAR NO)
Örneğin-Temyiz denetiminden kanun yararına bozma talebi üzerine hükmün bozulması sonrasında ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz kanun yolu denetimine tabi olduğunu. (CGK 17.09.2025 TARİH VE 2025/342 KARAR NO)
Uyuşmazlığa konu kararın verildiği 10.10.2024 tarihi itibariyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8.maddesindeki düzenleme ile CMK 307/3. maddesindeki "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." yasa hükmü uyarınca sanık hakkındaki kararın daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar yönünden yasa yolunun temyiz olduğu görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun kararın istinaf yasa yoluna tabi olduğu görüşüne katılmıyoruz. 30.06.2026