Danıştay, kendi isteğiyle TSKdan ayrılan hukuk fakültesi mezunu bir kişinin, hukuk sınıfı subaylık başvurusunun, kılavuzdaki "ilişiği kesilmemiş olmak" şartı gerekçesiyle reddedilmesinin kamu hizmetine girme hakkı ihlali iddiasıyla açtığı iptal davasını ele alıyor.
Özet: Dava, Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) muvazzaf subay olarak kendi isteğiyle ayrılan bir davacının, hukuk sınıfı muvazzaf subay alımı başvurusunun, daha önce TSKdan ilişiği kesildiği veya çıkarıldığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, bu ret işleminin ve dayanağı olan "daha önce TSKda görevliyken ilişiği kesilmemiş veya çıkarılmamış olmak" şartını içeren kılavuz maddesinin, kamu hizmetine girme hakkını ihlal ettiği iddiasıyla iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının tazmini taleplerini konu almaktadır.
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2023/3398 E.  ,  2026/38 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3398
Karar No : 2026/38
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından;
1- Hukuk fakültesi mezunlarından hukuk sınıfı muvazzaf subay adayı olmak için yaptığı başvurunun, kayıt-kabul aşamasında reddine ilişkin 30/04/2018 günlü işlemin,
2- Bu işlemin dayanağı olan 2018 Yılı Hukuk Fakültesi Mezunlarından Hukuk Sınıfı Subay Temini Başvuru Kılavuzu'nun "Başvuru" başlıklı 2. kısmının "b. Adaylarda Aranacak Nitelikler Nelerdir?" başlıklı bölümünün "Özel Şartlar" başlıklı 5. maddesinde yer alan "(a) Daha önce Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, astsubay, askeri öğrenci, uzman jandarma, uzman erbaş veya sözleşmeli er olarak görevliyken ilişiği kesilmemiş veya çıkarılmamış olmak" ibaresinin iptali,
3- Dava konusu işlem nedeniyle muadillerince iktisap edilecek özlük haklarının iktisap tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tazmini istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : 2014 yılında Hava Kuvvetleri Komutanlığı subaylık sınavına müracaat ettiği, seçim aşaması sınavlarını başarıyla geçerek subay adayı olarak eğitime alındığı, 14/11/2014 tarihinde teğmen rütbesine atandığı ve deneme süresi içinde Türk Silahlı Kuvvetlerinden 17/12/2015 tarihinde ayrılma talebinde bulunduğu ve 14/03/2016 tarihinde muvazzaf subaylıktan ayrıldığı, 2018 Ocak ayında Milli Savunma Bakanlığınca hukuk fakültesi mezunlarından hukuk sınıfı muvazzaf subay temini için ilana çıkıldığı, başvurusunun kabul edilmesi üzerine girdiği yazılı sınavdan 85 puan alarak başarılı olduğu, ardından kayıt-kabul aşamasında daha önce muvazzaf subaylıktan ayrılmış olduğundan bahisle başvurusunun reddedildiği, muvazzaf subaylıktan kendi isteğiyle ayrılmış olduğu, idarece herhangi bir ilişik kesme işleminin tesis edilmediği, muvazzaf subay olabilmek için “daha önce muvazzaf subaylıktan ayrılmamış olmak” şeklinde kanuni bir şartın bulunmadığı, bu şartın görevin gerektirdiği bir nitelik olmadığı, usul ve yasaya uygun şekilde kamu kurumundan ayrılmasının, bir daha aynı kuruma girmesine engel olmasının, ayrımcılık yasağı ve kamu hizmetine girme hakkını ihlal ettiği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : Davacının 2018 yılı hukuk sınıfı muvazzaf subay temini için başvuru yaptığı, yapılan yazılı sınavdan başarılı olduğu, MEBS Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında yapılan ikinci kontrolde askerlik durum belgesinde statüsünün ‘muvazzaf subay’ olduğunun görüldüğü ve bunun üzerine adaylık işlemlerinin sonlandırıldığı, MSB 2018 yılı Hukuk Fakültesi Mezunlarından Hukuk Sınıfı Subay Temini Başvuru Kılavuzu'nun "(5) Özel Şartlar" başlığı altında yer alan "(a) Daha önce Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, astsubay, askeri öğrenci, uzman jandarma, uzman erbaş veya sözleşmeli er olarak görevliyken ilişiği kesilmemiş veya çıkarılmamış olmak" hükmü uyarınca adaylık sürecinin sonlandırıldığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenleyici işlem ve buna dayalı bireysel işlemin iptali, davacının yoksun kaldığı özlük haklarına ilişkin talebi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI:...
DÜŞÜNCESİ : Dava; davacının, hukuk fakültesi mezunlarından hukuk sınıfı muvazzaf subay olmak için yaptığı başvurunun, kayıt-kabul aşamasında reddine ilişkin 30/04/2018 tarihli işlem ile bu işlemin dayanağı olan, 2018 Yılı Hukuk Fakültesi Mezunlarından Hukuk Sınıfı Subay Temini Başvuru Kılavuzu'nun "(5) Özel Şartlar" başlığı altında yer alan, "(a) Daha önce Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, astsubay, askeri öğrenci, uzman jandarma, uzman erbaş veya sözleşmeli er olarak görevliyken ilişiği kesilmemiş veya çıkarılmamış olmak" ibaresinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın 70. maddesinde, "Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez." hükmüne; 128. maddesinin 2. fıkrasında ise, "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının, Hava Kuvvetleri Komutanlığı dış kaynaktan muvazzaf subay temini kapsamında 2014 yılında muvazzaf subay olarak göreve başladığı, deneme süresi içerisinde kendi isteği ile ayrılmak istemesi üzerine, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesildiği, daha sonra Milli Savunma Bakanlığı internet sitesinde, 2018 Yılı Hukuk Fakültesi Mezunlarından Hukuk Sınıfı Subay Temini Başvuru Kılavuzu'nun yayınlandığı, bunun üzerine, davacının hukuk sınıfı muvazzaf subay olmak için başvuruda bulunduğu, başvurusu kabul edilerek, birinci seçim aşaması olan yazılı sınava alındığı, yazılı sınavda 85 puan alarak başarılı olduğu ve kayıt-kabul aşamasına geçtiği, söz konusu aşamada, 2018 Yılı Hukuk Fakültesi Mezunlarından Hukuk Sınıfı Subay Temini Başvuru Kılavuzu'nun "(5) Özel Şartlar" başlığı altında yer alan ve iptali istenilen düzenlemeye dayanılarak, muvazzaf subaylıktan ayrılmış olduğu gerekçesiyle adaylığının sonlandırıldığı anlaşılmıştır.
Anayasa'nın yukarıda belirtilen hükümleri uyarınca, kamu hizmetine giriş koşulları ve kamu görevlilerinin temel hak ve yükümlülüklerine ilişkin düzenlemelerin kanunla yapılması gerektiği açık olup, Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilenlerin tekrar subaylığa alınmayacağına dair bir yasal sınırlama bulunmamaktadır.
Bu durumda, herhangi bir yasal düzenleme yapılmaksızın, kamu görevlisi statüsünde Anayasa'nın 70. maddesine göre yürütülen kamu hizmetine girişte dava konusu Kılavuz ile sınırlama getirilmesinde ve söz konusu sınırlamaya dayanılarak tesis edilen dava konusu bireysel işlemde hukuka uyarlık görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu bireysel işlem ile bu işlemin dayanağı olan, 2018 Yılı Hukuk Fakültesi Mezunlarından Hukuk Sınıfı Subay Temini Başvuru Kılavuzu'nun "(5) Özel Şartlar" başlığı altında yer alan ibarenin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesi tarafından verilen 05/12/2022 günlü, E:2018/2437, K:2022/6059 sayılı gönderme kararı ile Danıştay Sekizinci Dairesine gönderilen ve anılan Daire tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 19/07/2023 günlü, K:2023/33 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 2. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
MADDİ OLAY :
2018 yılı Ocak ayında Milli Savunma Bakanlığınca hukuk fakültesi mezunlarından hukuk sınıfı muvazzaf subay adayı temini için ilana çıkıldığı, davacının başvurusunun kabul edilmesi üzerine girdiği yazılı sınavdan 85 puan alarak başarılı olmasının ardından davalı idarece 30/04/2018 tarihinde kayıt-kabul işlemleri ile fiziki yeterlilik testine girmesi gerektiği yönünde davacıya çağrı yapıldığı, akabinde, daha önce muvazzaf subaylıktan ayrılmış olduğundan bahisle başvurusunun reddine karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun "Kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun, Türk Silâhlı Kuvvetlerine mensup subaylar ve astsubaylara uygulanır. Türk Silâhlı Kuvvetlerinde görevli diğer asker ve sivil kişiler kendi özel kanunlarına tabidirler." hükmü, "Kaynak" başlıklı 11. maddesinde, "Muvazzaf subay kaynakları: a) Harp okulları, b) Fakülte ve yüksek okullardır." hükmü, "Fakülte ve yüksek okullarda yetiştirme" başlıklı 13. maddesinde, "Milli Savunma Bakanlığı nam ve hesabına eğitim göreceklerin lisans ve lisansüstü eğitime gönderilmeleri ile askeri eğitimleri ve bu eğitimleri sırasında yapılacaklara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükmü, "Fakülte veya yüksek okul mezunlarının muvazzaf subay nasbedilmesi" başlıklı 14. maddesinde, "En az dört yıl süreli fakülte veya yüksekokulları bitiren kadın veya erkeklerden muvazzaf subay olmak için başvuranlar; düzeltilmemiş nüfus kaydına göre müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla yirmiyedi yaşını, lisansüstü öğrenimi tamamlamış olanlarda ise otuziki yaşını, uzmanlığını tamamlamış tabipler için otuzbeş yaşını bitirmemiş olmak, yedek subay olma koşullarını taşımak, yönetmelikte öngörülen sınavlar ile uygulanacak temel askerlik eğitiminde başarılı olmak ve diğer nitelikleri de haiz bulunmak şartıyla (…) harp okullarında yetiştirilemeyen veya yeterince yetiştirilemeyen sınıflarda muvazzaf subaylığa naspedilebilirler. (Ek cümle: 31/10/2016-KHK-678/13 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7071/13 md.) Doğrudan Özel Kuvvetler Komutanlığı emrinde görev yapmak üzere subay nasbedilecek olanların yaş ve diğer giriş şartları Genelkurmay Başkanlığının görüşü alınarak Millî Savunma Bakanlığınca belirlenir.
(Değişik: 26/6/2012-6336/ 12 md.) En az dört yıl süreli fakülte veya yüksekokulları bitirip Türk Silahlı Kuvvetlerinde askerlik hizmetine başladıklarında düzeltilmemiş nüfus kaydına göre müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla yirmiyedi yaşını, lisansüstü öğrenimi tamamlamış olanlarda ise otuziki yaşını bitirmemiş olanlardan muvazzaf subaylığa geçmek isteyenler, birinci fıkrada yazılı şartlar dahilinde muvazzaf subaylığa naspedilebilirler. Bunlardan, terhislerini müteakip başvuranlar ile askerlik hizmeti esnasında veya terhislerini müteakip en az dört yıl süreli fakülte veya yüksekokulları bitirip başvuranlar da birinci fıkra hükümlerine göre muvazzaf subaylığa naspedilebilirler.
Bu madde hükümlerine göre subay nasbedilenler, 15 inci maddede öngörülen askeri eğitimi müteakip atandıkları görevlerde bir yıllık deneme (adaylık) süresine tabi tutulurlar. (Ek cümle: 31/10/2016-KHK-678/13 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7071/13 md.) Doğrudan Özel Kuvvetler Komutanlığı emrinde görev yapmak üzere subay nasbedilenlerin deneme süresi iki yıldır.
Temel askerlik eğitiminde veya askeri eğitimde başarı gösteremeyenler, eğitimi başarı ile bitirdikten sonra atandıkları görevde bir yıllık (doğrudan Özel Kuvvetler Komutanlığı emrinde görev yapmak üzere subay nasbedilenler için iki yıl) deneme süresi sonunda Türk Silahlı Kuvvetlerine uyum sağlayamayan veya subaylığa engel hali görülenler, deneme süresinin sona ermesinden önce temin şartlarını taşımadığı anlaşılanlar veya bu şartları kaybedenler ile deneme süresinin bitimine kadar kendi istekleri ile ayrılmak isteyenlerin Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişikleri kesilir ve aldıkları aylıkları dışında Devletçe bunlara yapılan masraflar, kanuni faizleriyle birlikte kendilerinden tahsil olunur.
Temel askerlik eğitiminden çeşitli nedenlerle ilişiği kesilenlerin temel eğitimde geçirdikleri süreler ile temel askerlik eğitimini müteakip subay nasbedilenlerden deneme süresinin bitimine kadar ayrılanların temel eğitimde ve muvazzaf subaylıkta geçen süreleri askerlik hizmetinden sayılır. Toplam hizmet süreleri askerlik yükümlülük sürelerini karşılayanlar askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar. Eksik hizmeti olanların bu süreleri, 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu veya 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu hükümlerine göre tamamlatılır..." hükmü, "Askeri eğitim" başlıklı 15. maddesinde, "....Bu eğitimlerde başarı gösteremeyenlerin, eğitimi tamamlamadan önce temin şartlarını taşımadığı anlaşılanların veya temin aşamasındaki şartları kaybedenlerin Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Geçici sağlık nedenleri ile başarı gösteremeyenler bir sonraki dönem eğitimine katılırlar. Bunlardan ikinci dönem eğitimde her ne sebeple olursa olsun başarı gösteremeyenlerin Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir..." hükmü, "Yönetmelikte tesbit edilecek hususlar" başlıklı 20. maddesinde, "Fakülte veya yüksekokul mezunları ile yedek subaylık hizmetini yapmakta iken istekli bulunanlardan muvazzaf subay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine alınacaklarda ve muvazzaf subaylığa nasbedilmelerinde aranacak nitelikler ve diğer hususlar yönetmelikte düzenlenir." hükmü, "Hukuk hizmetleri başkanlıkları veya birimleri" başlıklı 46. maddesinde, "...Hukuk sınıfı subay ihtiyacı; kendi nam ve hesabına hukuk fakültesini bitirenler ile muvazzaf veya sözleşmeli subay nasbedilenlerden hukuk fakültesi mezunu üsteğmen ila binbaşı rütbesinde bulunanlar arasından Millî Savunma Bakanlığınca açılacak sınavla karşılanır. Sınavda başarı gösteren adaylardan dış kaynaktan alınanlar Milli Savunma Üniversitesinde verilecek temel askerlik eğitiminde başarılı olmak şartıyla subaylığa naspedilir, diğerlerinin ise sınıf değişiklikleri yapılır...Hukuk sınıfı subaylar hakkında bu maddede hüküm bulunmayan hallerde subaylar hakkındaki mevzuat hükümleri uygulanır.
Hukuk sınıfının kurulması, temini, meslek öncesi ve meslek içi eğitimleri, sicil üstleri, disiplin amirleri, atanmaları, yer değiştirmeleri, görevlendirmeleri, izinleri, nöbet hizmetleri ile diğer hususlar Millî Savunma Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
18/02/2018 günlü, 30336 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hukuk Sınıfı Subaylar, Hukuk Hizmetleri Başkanlıkları ve Hukuk Hizmetleri Birimleri Hakkında Yönetmeliğin "Kaynaklar" başlıklı 8. maddesinde, "(1) Hukuk sınıfı subay ihtiyacı; a) Muvazzaf subay veya sözleşmeli subaylardan hukuk fakültesi mezunu üsteğmen, yüzbaşı veya binbaşı rütbesinde olanlar, b) Kendi nam ve hesabına hukuk fakültesini bitirenler, arasından sağlanır." hükmü, "Hukuk sınıfı subay adaylarında aranacak nitelikler" başlıklı 10. maddesinde, "(1) Hukuk sınıfına kabul olunabilmek için aşağıdaki nitelikler aranır: a) Türk vatandaşı olmak. b) Türkiye’deki hukuk fakültelerinden veya denkliği Yüksek Öğretim Kurulu tarafından onaylanmış yabancı bir hukuk fakültesinden mezun olmak. c) 31/10/2016 tarihli ve 2016/9431 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde; 1) Muvazzaf ve sözleşmeli subaylardan temin edilecek hukuk sınıfı subay adayları için, Ek-Ç “Sınıflandırma ve Branş Belirleme Çizelgelerinden” (2) numaralı Sınıflandırma Çizelgesinin “SINIFLAR” bölümünün “Askeri Hâkim/Hukuk” sütununda belirlenen sağlık şartlarına sahip olmak. 2) Dış kaynaktan temin edilecek hukuk sınıfı subay adayları için, Ek-D “Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesinin” (2) numaralı Sınıflandırma Çizelgesinin “SINIFLAR” bölümünün “Subay ve Astsubay adayları değerlendirme” sütununda belirlenen sağlık şartlarına sahip olmak. ç) Kamusal hakları kullanmaktan yoksun bırakılmamış olmak. d) (Değişik:RG-7/1/2025-32775) Cezaları ertelenmiş, seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmiş, genel ya da özel af kanunları kapsamına girmiş, zamanaşımına uğramış veya haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi; Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçu, kamu güvenine karşı işlenen suçlar, genel ahlaka karşı işlenen suçlar ile yağma, zimmet, irtikap, rüşvet, iftira, hırsızlık, dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, güveni kötüye kullanma, yalan tanıklık, yalan yere yemin, suç uydurma, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak, fuhuş, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, uyuşturucu ve/veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, gayri tabii mukarenette bulunma, hileli iflas, kaçakçılık, ihaleye fesat karıştırma suçlarından dolayı hakkında hapis cezasına ve/veya adli para cezasına hükmedilmemiş olmak veya bu suçlar nedeniyle hakkında herhangi bir adli veya idari soruşturma ya da kovuşturma devam etmiyor olmak veya kovuşturması uzlaşma ile neticelenmemiş olmak. e) (Ek:RG-7/1/2025-32775) Firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat ve isyan suçlarından, 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde belirtilen suçlardan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi hapis cezasına ve/veya adli para cezasına hükmedilmemiş olmak. f) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine (Mülga ibare:RG-7/1/2025-32775) irtibatı veya iltisakı bulunmamak. g) (Değişik:RG-7/1/2025-32775) 7/4/2021 tarihli ve 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile 2/6/2022 tarihli ve 5649 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmış olmak. ğ) Meslek öncesi eğitimi başarıyla tamamlamış olmak." hükmü, "Dış kaynaktan temin edilecek hukuk fakültesi mezunlarının nitelikleri" başlıklı 12. maddesinde, "(1) Hukuk fakültesi mezunlarında 10 uncu maddede düzenlenen niteliklere ilaveten ayrıca aşağıdaki nitelikler aranır: a) Düzeltilmemiş nüfus kaydına göre müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibariyle yirmi yedi yaşını, lisansüstü öğrenimini tamamlamış olanlar için otuz iki yaşını bitirmemiş olmak. b) Erkek adaylar için yedek subay olma koşullarını taşımak. c) Fiziki kabiliyet ve değerlendirme testinde başarılı olmak. ç) Yapılacak sınav ve mülakatta yeterli not almış olmak. d) Subay naspedilmek için 926 sayılı Kanunda yazılı diğer şartları taşıyor olmak." hükmü ile dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan "Dış kaynaktan temin edilecek hukuk fakültesi mezunlarına ilişkin hükümler" başlıklı 17. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde ve bu Yönetmelik hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla 9/5/1977 tarihli ve 15932 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Fakülte ve Yüksek Okullar Askeri Öğrenci Komutanlıkları ve Öğrencileri ile Fakülte ve Yüksekokullardan Yetişen Subaylara Ait Yönetmelik hükümleri uygulanır." hükmü yer almıştır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 09/05/1977 günlü, 15942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Fakülte ve Yüksek Okullar Askeri Öğrenci Komutanlıkları ve Öğrencileri ile Fakülte ve Yüksek Okullardan Yetişen Subaylara Ait Yönetmeliğin 25. maddesinde, "En az 4 yıl süreli fakülte ve yüksek okulları kendi nam ve hesabına bitirenler ile bu öğrenimlerini müteakip lisansüstü öğrenim yapmış olanlardan muvazzaf subay olmak için müracaat edenler hakkında aşağıdaki nitelikler aranır. a. Sosyal durum, ahlak ve karakterle ilgili şartlar: (1) Türk vatandaşı olmak, (2) Taksirli suçlar hariç olmak üzere; affa veya zamanaşımına uğramış yahut para cezasına çevrilmiş veya ertelenmiş, hükümlülüklerine ilişkin kayıtları adli sicilden çıkartılmış olsa bile, bir cürümden hükümlü bulunmamak veya soruşturma altında olmamak, (3) Sivil ve askeri okullardan herhangi bir sebeple çıkarılmış olmamak, (4) Yapılacak güvenlik soruşturmasından olumlu sonuç almak, (5) Herhangi bir kadın veya erkekle nikahsız olarak birlikte yaşamamak, (6) Tutum ve davranışları ile yasadışı siyasi, yıkıcı, irticai, bölücü ideolojik görüşleri benimsememiş, bu gibi faaliyetlerde bulunmamış veya karışmamış olmak, (7) Herhangi bir işte çalışmış veya çalışıyor ise çalıştığı iş yerinden müspet belge almak. (8) Hakkında Yedek Subay olamaz kararı bulunmamak." hükmü yer almıştır.
2018 Yılı Hukuk Fakültesi Mezunlarından Hukuk Sınıfı Subay Temini Başvuru Kılavuzu'nun "Başvuru" başlıklı 2. kısmının "b. Adaylarda Aranacak Nitelikler Nelerdir?" başlıklı bölümünün "Özel Şartlar" başlıklı 5. maddesinde, "(a) Daha önce Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, astsubay, askeri öğrenci, uzman jandarma, uzman erbaş veya sözleşmeli er olarak görevliyken ilişiği kesilmemiş veya çıkarılmamış olmak,..." hükmü, "Adayların tabi tutulacakları seçim aşamaları nelerdir?" başlıklı 3. kısmının "a. Seçim Aşaması Faaliyetleri Nelerdir?" başlıklı bölümünde, "(1) Yazılı Sınav , (2) Kayıt Kabul, (3) Fiziki Değerlendirme, (4) Fiziki Yeterlilik Testi /Fiziki Yeterlilik Değerlendirme Testi (Spor), (5) Kişilik Değerlendirme Testi, (6) Mülakat, (7) Genel Sağlık Muayenesi (Sağlık Kurulu Raporu düzenlenmesi şeklinde), (8) Arşiv Araştırması ve Güvenlik Soruşturması." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
1- Dava konusu Kılavuz hükmünün incelenmesi;
Dava dilekçesinin giriş ve sonuç bölümlerinde, ilgili Kılavuz'un "Özel Şartlar" başlıklı 5. maddesinin (a) bendinin tamamının iptali talep edilmiş ise de; davacının daha önce Türk Silahlı Kuvvetlerinde muvazzaf subay statüsünde görev yaptığı görüldüğünden, uyuşmazlık, anılan bentte yer alan "(a) Daha önce Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, ... olarak görevliyken ilişiği kesilmemiş veya çıkarılmamış olmak," ibarelerine hasren incelenmiştir.
Uyuşmazlık, Türk Silahlı Kuvvetlerinde daha önce muvazzaf subay olarak görev yapmaktayken deneme süresinde ayrılan davacının, hukuk fakültesi mezunlarından hukuk sınıfı subay adayı temini başvurusunun reddedilmesi işleminden kaynaklanmaktadır.
Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk kuralından almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltarak kısıtlayamayacağı ya da üst normun sınırlarını aşar nitelikte yeni bir düzenleme getiremeyeceği; dolayısıyla düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen normlara aykırı düzenlemeler içeremeyeceği kabul edilmektedir.
926 sayılı Kanun'da, Hukuk Sınıfı Subaylar, Hukuk Hizmetleri Başkanlıkları ve Hukuk Hizmetleri Birimleri Hakkında Yönetmelik'te ve Fakülte ve Yüksek Okullar Askeri Öğrenci Komutanlıkları ve Öğrencileri ile Fakülte ve Yüksek Okullardan Yetişen Subaylara Ait Yönetmelik'te; daha önce Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay olarak görev yapmaktayken kendi isteği ile ilişiği kesilenlerin yeniden subay olarak istihdam edilmeyecekleri yolunda bir hüküm bulunmamasına karşın, dava konusu Kılavuz hükmünde daha önce Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay olarak görev yapanlardan çıkarılmış ya da ilişiği kesilmiş olanların subay olmak için başvuru yapamayacağının düzenlendiği, başka bir ifadeyle üst hukuk normlarında yer almayan bir sınırlamanın Kılavuz hükmü ile getirildiği görülmektedir.
Bu durumda, üst hukuk normlarına aykırı şekilde düzenlenen dava konusu Kılavuz hükmünde yer alan ibarelerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
2- Davacının başvurusunun reddine ilişkin 30/04/2018 günlü işlemin incelenmesi;
2018 Yılı Hukuk Fakültesi Mezunlarından Hukuk Sınıfı Subay Temini Başvuru Kılavuzu'nun "Başvuru" başlıklı 2. kısmının "b. Adaylarda Aranacak Nitelikler Nelerdir?" başlıklı bölümünün "Özel Şartlar" başlıklı 5. maddesinde, "(a) Daha önce Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, ... olarak görevliyken ilişiği kesilmemiş veya çıkarılmamış olmak," ibarelerinin Dairemizce hukuka aykırı olduğu tespit edildiğinden, anılan düzenlemeye dayalı olarak davacının başvurusunun kayıt-kabul aşamasında reddine ilişkin işlemde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
3- Davacının, muadillerince iktisap edilecek özlük haklarının yasal faizi ile tazmini isteminin incelenmesi;
2018 Yılı Hukuk Fakültesi Mezunlarından Hukuk Sınıfı Subay Temini Başvuru Kılavuzu'nda adayların katılacağı seçim aşamaları; "(1) Yazılı Sınav , (2) Kayıt Kabul, (3) Fiziki Değerlendirme, (4) Fiziki Yeterlilik Testi /Fiziki Yeterlilik Değerlendirme Testi (Spor), (5) Kişilik Değerlendirme Testi, (6) Mülakat, (7) Genel Sağlık Muayenesi (Sağlık Kurulu Raporu düzenlenmesi şeklinde), (8) Arşiv Araştırması ve Güvenlik Soruşturması şeklinde belirtilmiş olup, davacının işbu iptal kararından sonra kaydının kabul edilerek (3 numaralı kısımdan itibaren) seçim aşamalarına tabi tutulması gerektiği açıktır.
Bu durumda, davacının yukarıda belirtilen seçim aşamalarını başarılı bir şekilde geçmesi halinde ilgili kadroya atanabilecek olması karşısında, henüz atanıp atanamayacağı hususunun belirli olmaması nedeniyle, davacının yoksun kaldığı özlük haklarının tazmini istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekmektedir.
4 - Vekalet ücreti yönünden inceleme;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade edeceği belirtilmiş; anılan Kanun'un 168. maddesine dayanılarak çıkarılan ve 04/11/2025 günlü, 33067 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2. maddesinde, bu Tarifede yazılı avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler karşılığı olduğu; 3. maddesinde ise, avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresinin göz önünde tutulacağı kuralı getirilmiştir.
Uyuşmazlıkta; davanın, davacı asil tarafından 14/05/2018 tarihinde açıldığı, savunma dilekçesi ve yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin kararın 07/02/2019 tarihinde, bu karara itiraz üzerine verilen kararın 07/10/2019 tarihinde ve savcı düşüncesinin 27/02/2021 tarihinde davacı asile tebliğ edildiği, avukat tarafından ise 05/09/2022 tarihinde dava dosyasına vekaletname ile birlikte dilekçe sunulduğu, ancak dosyanın esasını etkileyebilecek, yahut davacı lehine bir hak doğurabilecek bilgi veya belgenin dava dosyasına sunulmadığı, bu itibarla vekilin dava aşamalarında herhangi bir katkısının olmadığı görülmüş olup; davaya katkısı bulunmayan avukat lehine anılan Tarife uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2018 Yılı Hukuk Fakültesi Mezunlarından Hukuk Sınıfı Subay Temini Başvuru Kılavuzu'nun "Başvuru" başlıklı 2. kısmının "b. Adaylarda Aranacak Nitelikler Nelerdir?" başlıklı bölümünün "Özel Şartlar" başlıklı 5. maddesinde yer alan "(a) Daha önce Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, ... olarak görevliyken ilişiği kesilmemiş veya çıkarılmamış olmak," ibarelerinin İPTALİNE esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla;
2. Davacının başvurusunun reddine ilişkin 30/04/2018 günlü işlemin İPTALİNE oybirliğiyle,
3. Davacının, muadillerince iktisap edilecek özlük haklarının yasal faizi ile tazmini istemine yönelik olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oybirliğiyle;
4. Davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine oyçokluğuyla;
5. Davacının adli yardım talebi yargılamanın başında kabul edildiğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca adli yardım kararı nedeniyle ertelenmiş olan ...-TL posta giderinin davalı idareden tahsili için kararın kesinleşmesinden sonra müzekkere yazılmasına,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/01/2026 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; Türk Silahlı Kuvvetlerinden daha önce muvazzaf subay olarak görev yapmaktayken deneme süresinde ayrılan davacı tarafından hukuk fakültesi mezunlarından hukuk sınıfı muvazzaf subay adayı olmak için yaptığı başvurunun, kayıt-kabul aşamasında reddine ilişkin 30/04/2018 günlü işlem ile, bu işlemin dayanağı olan 2018 Yılı Hukuk Fakültesi Mezunlarından Hukuk Sınıfı Subay Temini Başvuru Kılavuzu'nun "Başvuru" başlıklı 2. kısmının "b. Adaylarda Aranacak Nitelikler Nelerdir?" başlıklı bölümünün "Özel Şartlar" başlıklı 5. maddesinde yer alan "(a) Daha önce Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, astsubay, askeri öğrenci, uzman jandarma, uzman erbaş veya sözleşmeli er olarak görevliyken ilişiği kesilmemiş veya çıkarılmamış olmak" ibaresinin iptali ile dava konusu işlem nedeniyle muadillerince iktisap edilecek özlük haklarının iktisap tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tazmini istemiyle açılmıştır.
926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun "II – Fakülte veya yüksek okul mezunlarının muvazzaf subay nasbedilmesi" başlıklı 14. maddesinde, "En az dört yıl süreli fakülte veya yüksekokulları bitiren kadın veya erkeklerden muvazzaf subay olmak için başvuranlar; düzeltilmemiş nüfus kaydına göre müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla yirmiyedi yaşını, lisansüstü öğrenimi tamamlamış olanlarda İse otuziki yaşını, uzmanlığını tamamlamış tabipler için otuzbeş yaşını bitirmemiş olmak, yedek subay olma koşullarını taşımak, yönetmelikte öngörülen sınavlar ile uygulanacak temel askerlik eğitiminde başarılı olmak ve diğer nitelikleri de haiz bulunmak şartıyla (…) harp okullarında yetiştirilemeyen veya yeterince yetiştirilemeyen sınıflarda muvazzaf subaylığa naspedilebilirler. (Ek cümle: 31/10/2016-KHK-678/13 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7071/13 md.) Doğrudan Özel Kuvvetler Komutanlığı emrinde görev yapmak üzere subay nasbedilecek olanların yaş ve diğer giriş şartları Genelkurmay Başkanlığının görüşü alınarak Millî Savunma Bakanlığınca belirlenir...";
"Yönetmelikte tesbit edilecek hususlar" başlıklı 20. maddesinde, "Fakülte veya yüksekokul mezunları ile yedek subaylık hizmetini yapmakta iken istekli bulunanlardan muvazzaf subay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine alınacaklarda ve muvazzaf subaylığa nasbedilmelerinde aranacak nitelikler ve diğer hususlar yönetmelikte düzenlenir."; "IX- Hukuk hizmetleri başkanlıkları veya birimleri" başlıklı 46. maddesinde, "...Hukuk sınıfı subay ihtiyacı; kendi nam ve hesabına hukuk fakültesini bitirenler ile muvazzaf veya sözleşmeli subay nasbedilenlerden hukuk fakültesi mezunu üsteğmen ila binbaşı rütbesinde bulunanlar arasından Millî Savunma Bakanlığınca açılacak sınavla karşılanır. Sınavda başarı gösteren adaylardan dış kaynaktan alınanlar Milli Savunma Üniversitesinde verilecek temel askerlik eğitiminde başarılı olmak şartıyla subaylığa naspedilir, diğerlerinin ise sınıf değişiklikleri yapılır...Hukuk sınıfı subaylar hakkında bu maddede hüküm bulunmayan hallerde subaylar hakkındaki mevzuat hükümleri uygulanır.
Hukuk sınıfının kurulması, temini, meslek öncesi ve meslek içi eğitimleri, sicil üstleri, disiplin amirleri, atanmaları, yer değiştirmeleri, görevlendirmeleri, izinleri, nöbet hizmetleri ile diğer hususlar Millî Savunma Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
926 sayılı Kanun'un 14 ve 46. maddeleri uyarınca, hukuk sınıfı muvazzaf subay adayı olabilmek için az dört yıl süreli fakülte veya yüksekokul mezunu olma, belirli yaş koşullarını sağlama ve Yönetmelikle belirlenen sınavlardan başarılı olma şartının arandığı, bunun dışındaki diğer şartların düzenlenmediği, bu hususlarda düzenleme yapma yetkisinin idareye bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasa’nın 42. maddesinin birinci fıkrası ile herkes yönünden güvence altına alınan eğitim ve öğrenim hakkının, kamu ve özel eğitim kurumlarını kapsadığı gibi eğitimin ilk, orta ve yükseköğrenim seviyelerini de kapsar. Eğitime alınacak muvazzaf subay adaylarına ilişkin düzenlemeler hakkında eğitim öğretim hakkı kapsamında değerlendirilmenin yapılması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesinin 23/7/2024 günlü, E:2023/25, K:2024/139 sayılı kararları da bu yönde olup, 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu’nun, ek 1. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “ …giriş sınavı,…” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu belirtilerek iptaline karar verilmiştir.
Nitekim, Danıştay İkinci Dairesinin, E:2023/3406 sayılı dava dosyasında, 20/05/2025 tarihli karar ile de Anayasa Mahkemesine, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Ek 24. maddesinin 7. fıkrasında yer alan "bu merkezlerde eğitime alınacak öğrencilerde aranacak şartlar" ve "öğrenciliğin sona ermesi" ibarelerinin eksik düzenlendiği ve bu suretle Anayasa'nın 2. maddesi, 7. maddesi ve 42. maddesine aykırı olduğu nedeniyle itiraz yoluyla başvuruda bulunulmuştur.
Bu durumda, 926 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan " ...aranacak nitelikler..." ibaresinin Anayasa'nın 2., 7. ve 42. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği oyu ile bu yönden karara katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
1136 sayılı Avukatlık Kanunu`nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği; 168. maddesinin son fıkrasında, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı; 171. maddesinin birinci fıkrasında, avukatın üzerine aldığı işi sonuna kadar takip edeceği hükümlerine yer verilmiştir.
04/11/2025 günlü, 33067 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 1. maddesinde, mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sonlandıran her türlü merci kararlarında ve ayrıca kanun gereği mahkemelerce karşı tarafa yükletilmesi gereken avukatlık ücretinin tayin ve takdirinde, Avukatlık Kanunu ve bu Tarife hükümlerinin uygulanacağı; 2. maddesinde, bu tarifede yazılı avukatlık ücretinin dava dışındaki işler için hukuki yardım tamamlanıncaya, davada ise kesin hüküm elde edilinceye kadar olan bütün iş ve işlemler karşılığı olduğu;
3. maddesinde, yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, bu Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı, bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacağı; "Ücretin tümünü haketme başlıklı" 5. maddesinde, hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukatın, Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanacağı; 15. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştayda ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat, kabul, davanın konusuz kalması ya da herhangi bir nedenle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedileceği; 21. maddesinde, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollama yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun 323. maddesinde, avukatlık ücretinin yargılama giderlerine dahil olduğu; 326. maddesinde ise, avukatlık ücretinin de aralarında bulunduğu yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı vekilinin yargılama devam ederken 05/09/2022 havale tarihli beyan dilekçesi ve vekaletname sunduğu görülmektedir.
Taraf vekillerinin hangi aşamada olursa olsun dava takibi ile görevlendirilmesi halinde, vekille temsil edilme hukukunun ve vekilin de yasal yetki ve sorumluluklarının devreye gireceği, bu muhataplık ve vekalet ilişkisinin yargılamanın seyrini değiştirebileceği, ayrıca uyuşmazlığın teorik olarak kanun yolları aşamasını takip sorumluluğu da göz önüne alındığında, avukatlık asgari ücret tarifesinde öngörülen ücrete hak kazanılacağı açıktır.
Bu itibarla; vekil ile temsil olunan davacı lehine yukarıda yer verilen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği görüşü ile kararın bu kısmına katılmıyoruz.