Maluliyet aylığı kesintisi ve yersiz ödeme borcu iptali istemli davada, bozmadan sonra dosyanın takipsizlik nedeniyle açılmamış sayılması kararının temyiz incelenmesi.
Özet: Bir maluliyet aylığı alan kişinin, sigortalı çalışmaya başlaması nedeniyle aylığının kesilerek yersiz ödeme borcu çıkarılmasına ilişkin kurum işleminin iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin aylık kesintisi ve borç tespiti kararının Yargıtayca bozulmasının ardından, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davacının duruşmaya katılmaması ve mazeret bildirmemesi üzerine davanın ikinci kez takipsizlik nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, davacının temyizi üzerine yüksek mahkeme, hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma ilkeleri çerçevesinde, duruşmaya katılamayan tarafın usulüne uygun mazeret sunma imkanının gözetilmesi gerektiğini belirterek, davanın bu şekilde usulden reddi kararının yeniden incelenmesi gerektiğine işaret etmektedir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/258 E., 2025/168 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; malulen emekli olan davacının sigortalı çalışmalarından dolayı maluliyet aylığının kesilmesine ve yersiz ödeme nedeniyle borç çıkartılmasına yönelik Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli kararıyla; davacının malullük aylığının 19.06.2012 tarihinde itibaren kesilmesi gerektiğinin tespiti ile Kurumca davacıya 19.06.2012-19.10.2014 tarihleri arasında haksız ve yersiz olarak ödenen toplam 26.877,24 TL ve 2.764,41 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 29.641,65TL borçlu olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı müdahil Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin kararı ile; "..Yapılacak iş, davacının 13.06.2012-30.06.2012 tarihleri arasında hizmet bildirimleri yapılan işyerlerinin işverenlerini davaya dahil etmek, bu çalışmaların fiili olup olmadığını araştırmak, çalışmaların fiili olduğunun anlaşılması halinde bu çalışmaların üzerinden 2 yıl geçmesinden sonra davacının yeniden maluliyet aylığı bağlanmasına yönelik olarak Kuruma talepte bulunma hakkını ortadan kaldıracak şekilde Kurum tarafından işlem yapıldığı anlaşıldığından çalışma süresi boyunca aylık alması mümkün olmadığından bu sürede aldığı aylıklar bakımından davacının borç kapsamını belirleyip çalışmaların son bulmasından sonra maluliyet aylığının devamına ve çalışmaların fiili olmadığının anlaşılması halinde ise Kurum işleminin iptaline karar vermekten ibarettir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin 01.07.2025 tarihli kararı ile davanın ikinci defa takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini belirterek, bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve SonuçDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. İnceleme konusu eldeki davada Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı vekilinin 01.10.2024 tarihli celse için aynı tarihli dilekçeyle mazeretli sayılmasını talep ettiği, davacı vekilinin mazeretinin kabulü ile duruşma gün ve saatinin UYAP üzerinden öğrenilmesi ile duruşmanın 13.02.2025 tarihine bırakılmasına karar verildiği, Mahkemece, 13.02.2025 tarihli celsede duruşma saatinin geçmiş olmasına rağmen davacı vekilinin/asilin duruşmaya gelmediği, UYAP'tan yapılan incelemede herhangi bir mazeret dilekçesinin de sunulmadığı, dosya kapsamına göre, dava dosyasının 13.02.2025 tarihli celsesine davacı vekilinin katılmadığı ve taraflarca takip edilmeyen dosyanın 6100 sayılı HMK'nın 150/2. maddesi uyarınca işlemden kaldırıldığı ve üç ay içerisinde yenilenmediğinden, HMK'nın 320/4. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320/4. bendi; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır" hükmünü içermektedir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “hukuki dinlenilme” başlıklı 27. maddesi, T.C. Anayasası’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesi nazara alındığında davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren bu hakkın ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır. Duruşma günü celseye katılma imkanı olmayan taraf buna ilişkin mazeretini bildirip, belgeleyerek, bildirim giderlerini de yatırarak duruşmanın ertelenmesini isteme olanağına sahiptir. O halde, HMK’nın 150. maddesi kapsamında duruşma tayin edilerek, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan yalnız biri duruşmaya katılırsa gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği, gerekli masrafın karşılanıp karşılanmadığı incelenerek; gelen tarafın bu mazeret dilekçesine karşı beyanına göre, dosyanın işlemden kaldırılmasına ya da kaldırılmamasına karar verilecektir. Anılan hususların uygulanabilmesi için, her şeyden önce tarafların usulüne uygun davet edilmiş olmaları gerekmektedir.6100 sayılı HMK'nın uygulama alanını, adli yargı ilk derece hukuk mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinde tutulacak kayıtlar ile yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi ve bu işlemlerde UYAP'ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 52. maddesi gereğince tebligat işlemleri 7201 sayılı Tebligat Kanun'u ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacaktır. Elektronik tebligat usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de dahil olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat yönetmeliği hükümleri incelendiğinde; duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.Somut olayda; Mahkemece davacı vekilinin mazereti kabul edilerek duruşmanın 13.02.2025 tarihine bırakılmasına ve duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesine karar verildiği anlaşılmakta ise de; duruşma gününün tebliğ edilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin duruşma gününden haberdar edilemediğinin kabulüyle; yeniden duruşma günü bildirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken aksinin kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.