Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerini onarken, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunda temyiz edilemezlik sebebiyle ret kararı verdi.
Özet: Bu hukuki kararda, sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen on aylık hapis cezasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin istinafı esastan reddeden kararı, cezanın miktarı nedeniyle temyiz edilemez nitelikte bulunduğundan temyiz istemi reddedilmiş; hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ve müdafiinin delil yetersizliği ile uygulanan cezanın haksızlığına dair itirazları ise, usul ve yasaya aykırılık teşkil eden bir durum tespit edilmediği ve hükümlerde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle yerinde görülmeyerek reddedilmiş, böylece ilgili Bölge Adliye Mahkemesi kararları oy birliğiyle onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/4160 E.  ,  2026/8251 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/982 E., 2023/4567 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, İlk Derece Mahkemesinin beraat kararları kaldırılarak mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
I- İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 09.11.2023 tarihli ve 2023/982 Esas, 2023/4567 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2022 tarihli ve 2022/101 Esas, 2022/1505 Karar sayılı kararı ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/2-4 ve 62. maddeleri uyarınca kurulan 10 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizlerin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II- Hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, "aldığı cezaları hak etmediğini düşündüğüne, kesin deliller bulunmadığı hâlde eski sabıkalı olması nedeniyle yasalara ve usule aykırı şekilde suçun kendisine yüklendiğine"; sanık müdafiinin temyiz isteminin, "dosya kapsamında sanığın suçu işlediğine dair şüpheden uzak kesin bir delil bulunmadığına, sanığın yapılan kaba üst yoklamasında herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığına, müşteki ...'ın maddi zararın 500,00 TL kadar olduğunu, korkulukların bir öğrencinin velisi tarafından ücretsiz olarak yapıldığını, maddi bir zararı olmadığı için de şikâyetçi olmadığını ifade ettiğine, dolayısıyla müvekkili sanık hakında TCK'nın 145. maddesi uygulanarak malın değerinin az olması nedeniyle ceza vermekten vazgeçilmesini ve lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiklerine, kırıldığı iddia edilen parmaklıklarda kapı yada pencerede sanığın parmak izinin tespit edilmediğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
r