Yargıtay 12. Ceza Dairesi, haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle açılan koruma tedbirleri tazminat davasında manevi tazminat artırımını içeren Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla haksız yere gözaltına alınıp tutuklandıktan sonra beraat eden bir kişinin açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesince hükmedilen tazminat miktarının ve vekalet ücretinin doğru biçimde belirlendiği ve tazminat şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davalının temyiz başvurusunu esastan reddederek yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
12. Ceza Dairesi         2026/2430 E.  ,  2026/6903 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/509 E., 2025/4521 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 12.12.2023
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 11.11.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama ve adli kontrol nedeniyle 200.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 19.374,14 TL maddi tazminatın 29.11.2016 tarihinden ve 80.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 20.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; hükümdeki manevi tazminat miktarının 500.000,00 TL ve vekalet ücretinin 48.000,00 TL olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davacı lehine fazla tazminata hükmedildiğine, davanın yasal koşullarının oluşmadığına, vekalet ücretinin nispi olarak verilmesinin hatalı olduğuna, davanın kısmen reddi karşısında davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Yargıtay 3. Ceza Dairesinin (İlk Derece) 2022/4 Esas- 2022/5 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 20.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 22.07.2016 tarihinde tutuklandığı, 23.01.2018 tarihinde tahliye edildiği, 20.07.2016-23.01.2018 tarihleri arasında 552 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 14.09.2023 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve tutuklamanın mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarının ve vekalet ücretinin değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2026 tarihinde karar verildi.