Danıştay 13. Daire, elektrik üretim şirketinin lisansında kayıtlı azami üretim miktarını aşarak haksız gelir elde etmesi üzerine verilen ihtar kararına karşı yapılan temyiz başvurusunu reddederek alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Lisansında kayıtlı üretim kapasitesini aşarak fazladan gelir elde etmesi nedeniyle hakkında ihtar kararı verilen bir elektrik üretim şirketinin, bu kararın iptali talebiyle açtığı dava; azami üretim miktarının üzerinde üretim yapıldığı, gerekli tedbirlerin alınmadığı ve zamanaşımı iddialarının yersiz olduğu gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi tarafından reddedilmiş, bu ret kararı bölge idare mahkemesince hukuka uygun bulunarak istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ve Danıştay da temyiz istemini reddederek bölge idare mahkemesinin onama kararını hukuka uygun görmüştür.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:2023/750Karar No:2025/1885TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Elektrik Üretim A.Ş. KARŞI TARAF (DAVALI) : ... KurumuVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... tarih ve ... sayılı elektrik üretim lisansı sahibi davacı şirketin, Seyit Onbaşı RES tesisinde 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında "lisansında kayıtlı ve geçici kabulü yapılmış kurulu güç ile saatlik olarak gerçekleştirilebilecek azami üretim miktarının aşılarak mevzuata aykırı şekilde fazladan gelir elde etme" fiilini gerçekleştirdiğinden bahisle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca söz konusu aykırılığın tekrar edilmemesi hususunda ihtar edilmesine ve soruşturmanın sonlandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından azami üretim miktarının üzerinde üretim faaliyeti gerçekleştirildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafından anlık rüzgar değişimleri sebebiyle anlık ve kasıtlı olmayan aşımlar gerçekleştiği ileri sürülmüş ise de, tesiste azami üretim miktarının aşılmaması ve bu kapsamda haksız gelir elde edilmemesi konusunda gerekli tedbirlerin alınmasının davacının yükümlülüğünde olduğu, somut olayda bu yükümlülüğün yerine getirilmeyerek azami üretim miktarının üzerinde üretim faaliyeti gerçekleştirilmesi fiilinin sabit olduğu anlaşıldığından, davacı şirketin mevzuata aykırılığın tekrar edilmemesi hususunda ihtar edilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, uyuşmazlık konusu idari yaptırıma konu fiilin 2016-2019 yılları arasında temadi ettiği görüldüğünden davacının soruşturma zamanaşımının dolduğu iddiasına itibar edilemeyeceği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konu idari yaptırımın mevzuatta dayanağı bulunmadığı, zamanaşımı süresi dolduğundan idari yaptırım uygulanamayacağı, uyuşmazlık konusu tesisin teknik özellikleri incelenmediği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.