Danıştay, elektrik üretim lisansında kayıtlı azami gücü aşarak mevzuata aykırı fazladan gelir elde eden şirkete verilen ihtarın hukuka uygunluğunu onadı.
Özet: Davacı şirketin elektrik üretim lisansında kayıtlı azami üretim miktarını aşarak fazladan gelir elde etmesi nedeniyle hakkında tesis edilen ihtar kararının iptali istemiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi ihtar kararını hukuka aykırı bularak iptal etmiştir. Ancak bölge idare mahkemesi, davalının istinaf başvurusunu kabul ederek, davacı şirketin azami üretim miktarını aştığının sabit olması nedeniyle ihtar kararında hukuka aykırılık bulunmadığına ve davanın reddine karar vermiştir. Temyiz incelemesini yapan Danıştay, davacının temyiz istemini reddederek, bölge idare mahkemesinin üretim lisansında kayıtlı azami üretim miktarının aşılmasının sabit olduğu ve ihtar kararının hukuka uygun olduğuna ilişkin kararını onamış, böylece ihtar işleminin geçerliliğini nihai olarak teyit etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:2023/1529Karar No:2025/1882TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... tarih ve ... sayılı elektrik üretim lisansı sahibi davacı şirketin, Hilal-2 RES tesisinde 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında "lisansında kayıtlı ve geçici kabulü yapılmış kurulu güç ile saatlik olarak gerçekleştirilebilecek azami üretim miktarının aşılarak mevzuata aykırı şekilde fazladan gelir elde etme" fiilini gerçekleştirdiğinden bahisle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca söz konusu aykırılığın tekrar edilmemesi hususunda ihtar edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından azami üretim miktarı üzerinde üretim faaliyeti gerçekleştirildiği sabit olmakla birlikte, fazladan üretilen enerjinin dağıtım şirketlerince satın alınarak tüketicilerin kullanımına sunulduğu, bu anlamda lehine birtakım kazanımların doğduğu, davacının herhangi bir hilesi veya yanıltıcı beyanının bulunmadığı ve söz konusu işlemlerin açık hataya dayalı olarak tesis edilmediği, aksine tüm zincir işlem süreçlerinin idarenin katılımı ve onayıyla gerçekleştirildiği ve davacı açısından elde edilen menfaatlerin korunması gerektiği anlaşıldığından, davacı lehine oluşan durumların yok sayılması sonucunu doğuracak ve hukuki istikrar ile hukuki güvenlik ilkelerine aykırı şekilde tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı şirket tarafından, Hilal-2 RES tesisinde 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında üretim lisansında kayıtlı ve geçici kabulü yapılmış kurulu güç ile saatlik olarak gerçekleştirilebilecek azami üretim miktarının aşıldığının sabit olduğu, taraflar arasında azami üretim miktarı üzerinde üretim faaliyetinin gerçekleştirildiği hususunda ihtilaf bulunmadığı anlaşıldığından, davacı şirketin mevzuata aykırılığın tekrar edilmemesi hususunda ihtar edilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, üretim lisansında ve geçici kabul tutanağında kayıtlı mekanik veya elektriksel kurulu gücün üzerinde üretim yapılamayacağına ilişkin mevzuatta açık ve net bir düzenleme bulunmadığı, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin ihlal edildiği, fazla elektrik üretiminde kamu yararı bulunduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.