Yargıtayca bozulan haksız hücre cezası infazı sonrası açılan maddi ve manevi tazminat davasının temyiz incelemesi.
Özet: Hükümlü bir şahsın, cep telefonu bulundurma nedeniyle aldığı ve infaz edildikten sonra üst mahkeme kararıyla hukuka aykırı bulunup kaldırılan 11 günlük hücre hapsi cezası ile bu durumdan kaynaklanan açık cezaevine geçiş ve denetimli serbestlik haklarından mahrum kalması nedeniyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasında; ilk derece mahkemesi, disiplin cezasının idari niteliği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, Yargıtayın bozma kararı sonrasında ise davanın yasal şartları oluşmadığı gerekçesiyle reddetmiştir, davacı vekili de bu ret kararını temyiz ederek, müvekkilinin infaz edilen ancak sonradan haksızlığı sabit olan bu tedbir nedeniyle oluşan mağduriyetinin giderilerek tazminat ödenmesini talep etmektedir.
12. Ceza Dairesi         2025/8263 E.  ,  2026/6908 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/163 E., 2025/318 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 15.02.2021
HÜKÜM : Davanın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi hükmün onanması
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu,
Temyize konu ilk derece mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin hükümlü olan davacının almış olduğu haksız 11 gün hücreye konulma cezası nedeniyle hücrede geçirdiği süre için ve denetimli serbestlikten yararlanma hakkını yitirdiğinden cezaevinde fazladan kaldığı süreler nedeniyle 108.750 TL maddi ve 150.000 TL manevi tazminatın 31.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine ilişkin talebinin, davacının tazminata konu talebinin Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığınca verilen hücre cezasının idari bir işlem olduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 141. maddesi kapsamında bulunmadığı bu yöndeki hukuka aykırılıkların idari yargı görev alanında kaldığı değerlendirilmekle, yargı yolu bakımından görevsizliğine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki vekalet ücretine ilişkin "4.000 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "1.600 TL" olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.02.2025 tarihli kararıyla bozulduğu, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında yasal şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında verilen ret kararında vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği, davacının 11 gün hücreye konulduğunu ve cezasının geri kalanını açıkta geçirecek iken kapalıda geçirdiği, bu nedenle mağdur olduğu ve zararının giderilmesine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, davacı hakkında Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/610 Esas sayılı ilamı ile 4 Yıl 3 Ay hapis cezasına hükmedildiği, davacının cezasını infaz etmek için 07.10.2018 tarihinde Yalova A3 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna giriş yaptığı, 09.10.2018 tarihinde Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumunda infazına devam edildiği, cezanın infazı sırasında davacının tedavi görmekte iken hastanede olduğu esnada cep telefonu bulunması üzerinde cep telefonu bulundurmaktan 11 gün hücreye konulma cezası verildiği, davacının anılan cezaya yapılan itirazın İnfaz Hakimliğince reddedildiği, davacının ret kararına yönelik yaptığı itirazın Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2019 tarih ve 2019/477 değişik iş sayılı kararı ile reddedildiğini ve müvekkilinin 11 gün boyunca hücreye konularak cezasının infaz edildiği, davacı tarafça Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2019 tarih ve 2019/477 değişik iş sayılı kararına karşı kanun yararına bozma talebinde bulunulması üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 21.09.2020 tarihli 2019/3769 Esas, 2020/1925 karar sayılı ilamı ile söz konusu kararın bozularak kaldırıldığı ancak bu süreçte disiplin cezasının infazının gerçekleştiği, davacı tarafından maddi ve manevi tazminat talebi ile dava açılmış ise de tazminat istemine ilişkin 5271 sayılı CMK'nın 141. maddesinde ''suç soruşturması ve kovuşturması sırasında'' gerçekleşen koruma tedbirlerindeki hukuka aykırılıklar yönünden bu kanun hükümlerine göre tazminat istenebileceği ve madde metninde bu aykırılıkların tahdidi şekilde sıralandığı, tazminat talebinin dayanağı olan ve Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığınca verilen hücre cezasının idari bir işlem olduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 141. maddesi kapsamında bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
15.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Değişik, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, davacının reddedilen toplam 258.750,00 TL üzerinden davalı lehine nisbî vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasının 3. Bendinde yer alan “Davanın niteliği gereği reddedilen maddi-manevi tazminat yönüyle davalı ... açısından 48.000,00TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı hazineye verilmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine, "5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak 41.100,00 TL nisbî vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Hazinesine ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2026 tarihinde karar verildi.