Boşanma davasında, yüksek mahkemenin bozma kararı kapsamı dışında kalan kesinleşmiş tedbir ve yoksulluk nafakası hakkında yeniden hüküm kurulmasının hukuka aykırılığı.
Özet: Tarafların karşılıklı boşanma davasında, Yargıtayın önceki bozma kararının yalnızca kusur belirlemesiyle sınırlı olup, birleşen dosyadaki tedbir ve yoksulluk nafakası gibi diğer hususların bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği ve bu nedenle ilk derece mahkemesince yeniden hüküm kurulamayacağı belirtilerek, davacı-davalı erkeğin nafaka konusundaki temyiz itirazları kabul edilmiş, davalı-davacı kadının tazminat taleplerine yönelik itirazları ise reddedilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2025/294 E., 2026/23 K.DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki istinaf incelemesinden geçen davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından bozma sonrası kesinleşen tedbir ve yoksulluk nafakası hakkında hüküm kurulması yönünden; davalı- davacı kadın vekili tarafından ise; kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının başlangıç tarihi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- davacı kadın vekilinin reddedilen tazminat taleplerine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Davacı davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda erkek eşin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına eldeki dava dosyası ile birleşen 2016/24 Esas ve birleşen 2016/36 Esas sayılı dava dosyalarının reddine kararı verilmiş, kararın kadın vekili tarafından boşanma hükmü hariç olmak üzere istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kadın vekilinin istinaf talebi kabul edilerek eksikliklerin tamamlanması yönünden kararın kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, erkek tarafından açılan boşanma davası yönünden verilen boşanma hükmü taraflarca istinaf kanun yoluna müracaat edilmeyerek kesinleştiğinden boşanma yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ortak çocuk yargılama aşamasında reşit olduğundan velayet düzenlemesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, reşit olmayan ortak çocuk ...'in velayetinin babaya verilmesine, anne ile kişisel ilişki tesisine, eldeki dava dosyası ile birleşen 2016/24 Esas ve birleşen 2016/36 Esas sayılı dava dosyalarının reddine karar verilmiş kararın kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararın kadın vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.10.2025 tarihli kararı ile; Mahkemece her ne kadar kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların eşit kusurlu olduğu belirtilerek kararın kusur belirlemesi yönünden bozulmasına, bozma kapsamı dışında kalan sair yönlerden ise onanmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulmasına karar veren İlk Derece Mahkemesince temyize konu 27.01.2026 tarihli karar ile; " ...boşanma hükmü yönünden karar istinaf edilmeksizin kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, ortak çocuklardan ... yargılama aşamasında reşit olduğundan velayet düzenlemesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, reşit olmayan ortak çocuk ...'in velayetinin babaya verilmesine anne ile kişisel ilişki tesisine, eldeki dava dosyası ile birleşen 2016/24 Esas sayılı dosya yönünden davanın reddine, birleşen 2016/36 Esas sayılı dava dosyasında kadın lehine karar tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 750,00 TL tedbir nafakası hükmedilmesine, aynı miktar nafakanın kesinleşmeden itibaren yoksulluk nafakası olarak devamına ve kadının tazminat taleplerinin reddine... " şeklinde hüküm kurulmuş, bu hüküm taraf vekilleri tarafından yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir.Dosyanın tetkikinden İlk Derece Mahkemesince verilen 16.05.2024 tarihli kararın Dairemizin 2025/2243 Esas ve 2025/8777 Karar sayılı ilamı ile "kusur belirlemesi" yönünden bozulduğu, sair yönlerden ise kararın onandığı anlaşılmaktadır. Bozma ilamına uyan Mahkemece bozma ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlere ilişkin yeniden hüküm kurulması doğru değildir. Hal böyle iken Mahkemece bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen birleşen 2016/36 Esas sayılı dosyasında tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden yeniden hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davacı -davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, birleşen 2016/36 Esas sayılı dosyasında tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden yeniden hüküm kurulması yönünden davacı -davalı erkek yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı -davacı kadın vekilinin tedbir nafakasının başlangıç tarihine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 2.Davalı- davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının ise reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden...'e iadesine,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden...'a yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.