Danıştay 13. Daire, birleşen şirketin ulusal petrol stok yükümlülüğünü eksik tutma iddiasıyla verilen EPDK idari para cezasının iptali kararının temyizen incelenmesi.
Özet: Ulusal petrol stok yükümlülüğünü eksik yerine getirmediği halde sehven hatalı bildirim yaptığı savunulan bir şirkete kesilen idari para cezasının iptali davasında, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, idari cezanın ancak stokun fiilen ve fiziki olarak eksik bulunması halinde uygulanabileceğini, idarenin şirketin gerçek stok durumunu yeterli inceleme ve delillerle ortaya koyamadığını, sistemsel bir gecikmeden kaynaklanan bir günlük bildirim hatasına rağmen fiili stokun mevcut olduğu yönündeki savunmayı dikkate almadığını tespit ederek cezanın hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:2023/2620Karar No:2025/1787TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... KurumuVEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Dağıtım A.Ş.İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirket bünyesinde birleşen ve dağıtıcı lisansı sona eren ... Petrol Ürünleri A.Ş.'nin (... A.Ş.) 01/01/2019-28/02/2019 dönemine ilişkin ulusal petrol stok yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca 51.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasa Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... tarih ve ... sayılı "Stok İzleme Sistemine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Kurul Kararı" uyarınca, ulusal stok bildirimine ilişkin olarak davacı şirket bünyesinde birleşen ve dağıtıcı lisansı sona eren ... Petrol Ürünleri A.Ş.'nin dağıtıcı lisans sahibi davacı şirketin bildirim yükümlülüğü altında olan tesislerinde bulunan petrole ilişkin gün içinde 30 dakikada bir ve gün sonunda olmak üzere petrol stok bildirimlerini ağ hizmeti aracılığıyla davalı Kuruma bildirmekle yükümlü olduğu ve anılan döneme ilişkin bildirim yükümlülüğünün eksik yerine getirildiği (bildirilen stok miktarının bulundurulması gereken stok miktarından az olduğu) hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yok ise de dava konusu işlemin, ... A.Ş.'nin ulusal petrol stok yükümlülüğüne ilişkin "bildirim yükümlülüğünü" ihlal etmesi sebebiyle değil, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca "ulusal petrol stoku tutma yükümlülüğünü eksik yerine getirmesi" sebebiyle tesis edildiği, anılan Kanun hükmü uyarınca idari para cezası işlemi tesis edilebilmesinin ancak petrol stoku tutma yükümlülüğünün fiilen eksik yerine getirmesi halinde mümkün olabileceği, buna karşın davalı idarece yapılan soruşturma kapsamında davacı şirket bünyesinde birleşen ve dağıtıcı lisansı sona eren ... A.Ş.'nin 01-28/02/2019 dönemine ilişkin ulusal petrol stok yükümlülüğünü fiilen yerine getirip getirmediğinin tam olarak ortaya koyulmadığı, davacının "değişen stok tutma yükümlülüğü sebebiyle sadece değişikliğin gerçekleştiği gün için sehven hatalı bildirim yapıldığı ve fakat fiilen yükümlü olunan miktar kadar stok bulundurulduğu" savunmasına rağmen, bu duruma ilişkin sistem verileri ve diğer tüm bilgi ve belgeler soruşturma kapsamında temin edilmeksizin eksik inceleme ve soruşturmaya dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunaran dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 01/02/2019-30/04/2019 tarihleri arasında lisans sahiplerinin ulusal petrol stoğu tutma yükümlülüklerinin 20 günden 15 güne düşürülmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Ulusal Petrol Stok Komisyonu kararının 28/12/2018 tarihinde Kurum sitesinde yayımlandığı, 01-28/02/2019 döneminde halihazırda 70 adet ulusal petrol stok tutma yükümlüsü dağıtıcı lisansı sahibi varken, diğer günlerden farklı olarak geçiş dönemi olarak 01/02/2019 tarihinde yükümlülüğünü yerine getirmeyen tek lisans sahibinin ... A.Ş. olduğu, stok yükümlüsü davacı şirketin yükümlülüğünü yerine doğrudan veya dolaylı (kupon hizmeti alarak) olarak yerine getirmediği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, yalnızca bir gün gecikmeli olarak yapılan doğru bildirimin fiilen stok bulundurulmadığı şeklinde yorumlanamayacağı, 01/02/2019 tarihi itibarıyla zorunlu petrol stoğunda 15 günün esas alınması gerektiği hususu şirketin datasına bir gün geç işlendiğinden TP olarak davalı idareye 10 gün esas alınarak hesaplanan ulusal stok miktarının bildirildiği, ancak fiili durumda 15 günlük stok tutulduğu, söz konusu hatanın derhal düzeltilerek doğru bildirimin davalı idareye iletildiği, sehven 10 günlük olarak bildirilen stoğun hemen fark edilmesine rağmen sistemsel olarak aynı gün düzeltme imkanı bulunmadığından 02/02/2019 tarihinde düzeltildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.