Haksız gözaltı ve tutukluluk sonrası beraat eden davacıya CMK gereği ödenen manevi tazminat hükmünün Yargıtay 12. Ceza Dairesince onanması kararı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 127 gün gözaltında ve tutuklu kaldıktan sonra beraat eden davacının haksız koruma tedbirleri nedeniyle açtığı manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesince hükmedilen 45.000 TL manevi tazminatın davalı tarafça temyizi üzerine, Yargıtay, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığını, tazminat şartlarının oluştuğunu ve miktarın doğru belirlendiğini tespit ederek davalının temyiz istemini esastan reddetmiş ve hükmü onamıştır.
12. Ceza Dairesi         2026/2120 E.  ,  2026/6905 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/318 E., 2025/370 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 26.09.2018
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Temyize konu ilk derece mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 23.12.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 341/2. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin CMK'nın 141/1. maddesinin " a, c, d, e" bentleri gereği 220.000,00 TL manevi tazminatın ve 100.000,00 TL maddi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine, " i " bendi gereği 20.000,00 TL manevi tazminatın arama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine ve 15.000,00 TL manevi tazminatın 25.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesiyle bozma üzerine yapılan yargılamada 45.000,00 TL manevi tazminatın 25.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davacı lehine fazla tazminata hükmedildiğine, davanın yasal koşullarının oluşmadığına, koruma tedbirinin uygulanmasında kurumun hatasının bulunmadığına, eksik incelemeyle karar verildiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/210 Esas- 2018/409 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 25.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 12.08.2016 tarihinde tutuklandığı, 29.11.2016 tarihinde tahliye edildiği, 25.07.2016-29.11.2016 tarihleri arasında 127 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 29.06.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve tutuklamanın mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Gerekçeli karar başlığında, "26.09.2018" olan dava tarihinin "13.01.2015" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2026 tarihinde karar verildi.