Yargıtay 2. Ceza Dairesinden hırsızlık suçundan verilen istinaf ret kararının hukuka uygun bulunarak sanık ve müdafiinin temyiz taleplerinin reddi ile hükmün onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen ilk derece mahkemesi kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddedilmesi üzerine, sanık ve müdafiinin etkin pişmanlık, alkol/uyuşturucu etkisi altında olma, suç unsurlarının oluşmadığı ve TCK 145. maddesinin uygulanması gerektiği gibi gerekçelerle yaptıkları temyiz başvuruları incelenmiştir. Yargıtay, hırsızlık suçundan verilen hükümde ve istinafı reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığına kanaat getirerek, sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarını reddetmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1483 E., 2020/549 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, etkin pişmanlık göstermesi ve tüm samimiyetiyle olayı anlatmasının göz önünde bulundurulmadığına, olay anında alkol ve uyuşturucu etkisi altında olduğuna ilişkin olduğu; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğine, sanığın psikiyatri hapı etkisinde iken olayı gerçekleştirdiğine, yarar sağlama saikinin bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.