Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin, özelleştirilen şirketin hisse satış sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, davalının ödeme yükümlülüklerini ve ek protokolleri ihlal ederek temerrüde düşmesi sonucu oluşan muaccel borç ve faiz talebi.
Özet: Davacının talebi; kamu hisselerinin satış sözleşmesiyle davalıya devredilmesinin ardından, davalının peşinat dışındaki taksit ödemelerini ve Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarıyla belirlenen yeniden vadelendirme planlarını tekrar eden şekilde ihlal etmesi, yeni teminat mektuplarını ve ek sözleşmeleri ibraz etmemesi üzerine, sözleşmenin muacceliyet hükmü gereği bakiye 13.612.500 ABD Doları tutarındaki ana para alacağının LIBOR faizi ve aylık %1,5 oranındaki cezai şartlarla birlikte tahsil edilmesini konu almaktadır.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/40 EsasKARAR NO : 2026/432....DAVA : AlacakDAVA TARİHİ : 26/01/2005KARAR TARİHİ : 14/05/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 14/05/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; .... sermayesinde bulunan %100 oranındaki kamu hissesinin Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 04.04.1997 tarih ve 97/10 sayılı kararına istinaden 13.05.1997 tarihinde imzalanan "Hisse Satış Sözleşmesi" çerçevesinde davalı ...'ye satıldığını, satış sözleşmesinde, toplam 18.150.000 ABD Doları tutarındaki satış bedelinin %25'ine tekabül eden 4.537.500 ABD Dolarınrn sözleşme imza tarihinde peşin ödenmesi, bakiye tutarın, 3.403.125 ABD Dolarlık kısmının libor faizi ile birlikle 13.05.1993 tarihinde, 3.403.125 ABD Dolarlık kısmınınlibor faizi ile birlikle 13.05.1999 tarihinde, 3.403.125 ABD Dolarlık kısmının libor faizi ile birlikte 13.05.2000tarihinde, 3.403.125 ABD Dolarlık kısmının libor faizi ile birlikle 13.05.2001 tarihlerinde tahsil edilmesi, taksit tularlarından herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde bakiye alacağın tamamının muacceliyet kesbetmesi ve bu alacağın faizi ile birlikte tahsili için teminat mektubunun tamamının idare israfından paraya çevirebilmesi, teminat mektubunun idarece paraya çevrilmesinin istenmesine rağmen herhangi bir nedenle paraya çevrilememesi halinde teminat mektubunun paraya çevrilecek miktarına, uygulanacak faiz miktarları dahil teminat mektubu meblağı tahsil edilinceye kadar geçecek süre için alıcının ayrıca aylık %1,5 oranında cezai şart ödemesinin hükme bağlandığını, satış bedeli peşinatı olan 4.537.500 ABD Dolarının sözleşme imza tarihi 13.05.1997'de müvekkili İdare hesabına yatırıldığını, vadeye bağlanan ve ilk taksiti 13.05.1998 tarihinde ödenmesi gereken 13.612.500 ABD Doları tutarın, Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından alınan 15.07.1996 tarih ve 98/53 sayılı kararla, 13.11.1998-13.11.2001 tarihleri arasındaki 4 yıllık sürede, libor faiz ilavesiyle ödenmek üzere yeniden vadelendirildiğini, ancak davalı alıcı şirketin bu karara istinaden İdare ye vermesi gereken yeni teminat mektuplarını getirmediğini ve ek sözleşmeyi imzalamadığını, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun, 30.01.1999 tarihinde aldığı 99/06 sayılı karan ile 15.07.1998 tarihli kararını iptal ederek, alıcının 13.612.500 ABD Doları tutarındaki anapara borcunu. 13.11.1999-13.11.2002 tarihleri arasındaki 4 yıllık sürede, libor faiz ilavesiyle ödenmek üzere yeniden vadelendirdiğini, davalı alıcı şirketin bu karara istinaden 21.05.1999 tarihinde yeni teminat mektuplarını getirerek müvekkili İdare ile ek sözleşme imzaladığını, 30.01.1999 tarihli Özelleştirme Yüksek Kurulu kararma istinaden 15.11.1999 tarihinde libor faiz ilavesiyle ödenmesi gereken 1.412.500 ABD Doları tutarındaki birinci taksit bedeli alıcı davalı alıcı şirket tarafından ödenmediğini ve müvekkili İdarenin, 13.05.1997 tarihli hisse satış sözleşmesinin 4. maddesine istinaden tamamı muacceliyet kesbeden 13.612.500 ABD Dolan tutarındaki anapara alacağının libor faizi ilavesiyle tazmini için 17.11.1999 tarihinde ilgili bankalara talimat yazıldığını, bankaların müvekkili İdarenin tazmin talebi doğrultusunda işlem tesis etmediklerini, ancak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 27.12.1999 tarihinde tesis adilen 99/66 sayılı kararıyla, bakiye borcunun teminat mektubundan irat kaydedilmesi hususunda müvekkili İdare tarafından tesis edilen işlemin durdurulmasına, bu aşamada teminat mektuplarının paraya cevrilmemesine ve satıs bedelinin yeniden vadelendirilmesi konusunun ... ile alıcı firma arasında müzakere edilerek varılacak sonucun Kurul’a intikal ettirilmesine” karar verdiğini, bu karara istinaden müvekkili İdare ile alıcı şirket arasında 23.12.1999 tarihinde bir görüşme yapıldığını ve bu görüşmede mutabık kalınan hususlar doğrultusunda alıcı şirket tarafından 06.01.2000 tarihinde müvekkili İdare’ye verilen yeni ödeme planı ile bu ödeme planına göre hazırlanan karar taslağı, müvekkili İdare'nin 11.01.2000 tarihli yazısı ekinde Özelleştirme Yüksek Kurulu'na sunulduğunu, Özelleştirme Yüksek Kurulu 28.03.2000 tarih ve 2000/27 sayılı kararı ile bu ödeme planını kabul ettiğini ve tamamı anaparaya dönüşen bakiye borcun 31.03.2000-30.11.2002 tarihlerini kapsayan sürede 4 taksitle libor faiziyle ödenmek üzere yeniden vadelendirildiğini, alıcı şirketin bu karara istinaden 31.03.2000'de ödenmesi gereken 1.500.000 ABD Doları tutarındaki taksit bedelini müvekkili İdarenin hesabına yatırmadığı gibi, yeni teminat mektuplarını getirmediğini ve ek sözleşmeyi imzalamadığını, müvekkili İdare'nin, 13.05.1997 tarihli hisse satış sözleşmesinin 4. maddesine istinaden tamamı muacceliyet kesbeden 13.612.500 ABD Doları tutarındaki anapara alacağının libor faizi ilavesiyle teminat mektuplarının tazmini için 09.06.2000 tarihinde ilgili bankalara talimat yadığını ancak bankaların ödeme yapmadığını, Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından 14.07.2000 tarihinde alınan 2000/57 sayılı kararla müvekkili İdare’nin teminat mektuplarının nakde çevrilmesine ilişkin işleminin durdurulduğunu ve tamamı anaparaya dönüşen bakiye borcun 15.07.2000-05.11.2010 tarihlerini kapsayan sürede, .... faiz ilavesiyle 11 taksitte ödenmek üzere yeniden vadelendirildiğini, alıcı ...'nin bu karara istinaden 15.07.2000 de ödenmesi gereken 1.000.000 ABD Doları tutarındaki birinci taksit bedelini ödendiğini, ayrıca 21.09.2000 tarihinde iş bu davanın konusunu teşkil eden yeni teminat mektuplarını getirerek müvekkili idare alacağının ödeme koşullarını yeniden düzenleyen dava konusu ek sözleşmeyi imzaladığını,14.07.2000 tarihli Özelleştirme Yüksek Kurulu karararı uyarınca düzenlenen ve müvekkili idarenin alacağının dayanağını teşkil eden 21.09.2000 tarihli ek sözleşmeye istinaden 05.11.2001 tarihinde ödenmesi gereken 1.100.000 ABD Doları tutarındaki birinci taksit bedelinin alıcı şirket tarafından ödenmediğini, müvekkili idarenin vade tarihi itibariyle toplam 15.190.494 ABD Doları düzeyinde bulunan (14.750.615 ABD Dolan anapara+439.879 ABD Doları işlemiş faiz) ve tamamı muaccel hale gelen alacağının ödeme tarihine kadar işleyecek libor faizi ilavesiyle tahsilini teminen teminat mektuplarının tazmini için 07.11.2001 tarihinde diğer davalı ... na talimat yazdığını, davalı ... A.Ş. tarafından taleplerinin yerine getirilmediğini, bunun üzerine muhatap davalı Bankaya 26.03.2003 tarihinde müvekkili İdare tarafından bir defa daha yazılı olarak başvuruda bulunulmuş ise de .... tarafından bahse konu teminat mektupları üzerine 25.03.2003 tarihinde ihtiyati tedbir kararı konulduğundan bahisle teminat mektuplarının nakde çevrilmediğini, davalı alıcı tarafından ihtiyati tedbir talepli olarak açılan dava görev yönünden reddedilerek Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, Ç.... yapılan başvuru neticesinde tedbirin kendiliğinden kalkmış olduğuna ve davalı bankaya bu durumun bildirilmesine karar verildiğini, müvekkili idare tarafından davalı bankaya teminat mektuplarının nakde çevrilmesi hususunda yazılı olarak başvurulduğunu ancak davalı bankanın teminat mektuplarını paraya çevirmediğini, davalı alıcı şirketin satış söleşmesi hükümden kaynaklanan ve bakiye satış bedelini tahsil edilinceye kadar işleyecek % 1.5 oranındaki cezai şartı da müvekkili İdareye ödemesi gerektiğini, davalı ... A.Ş. Şubeleri tarafından tanzim edilen 17.08.2000 tarihli teminat mektuplarında; "... Alıcının söz konusu taksit tutarlarından herhangi birini ve yukarıda belirttiği şekilde hesaplanacak faizlerini vadelerinde ödemediğini bildirlen ilk yazılı talebiniz üzerine, proteslo keşidesine, hüküm ve adı geçen Alıcının iznini almaya gerek olmaksızın, İdareniz ile Alıcı arasında çıkabilecek herhangi bir ihtilafın kanuni neticelerini beklemeksizin bu mektupla garanti edilen tutarların, tazmin talep tarihinde cari Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının, talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçecek süre için işbu mektup tutarına ABD Doları bazında aylık % 1,5 oranında hesaplanacak cezai şartı ile birlikle ödeneceğini, Bankanın yetkili temsilcisi ve sorumlusu sıfatıyla banka nam ve hesabına gayrikabili rücu ve kayıtsız şartsız beyan ve taahhüt ederiz...’’ açıklamalarına yer verildiğini, davalı ... A.Ş (birleşmeden önce...) nin Kavaklıdere ... Şubesine müvekkili İdare tarafından 07.11.2001 tarihinde gönderilen ve aynı gün tebliğ edilen 7331 sayılı yazı ile 17.08.2000 tarihli teminat mektununun 7.595.247.-ABD Dolarlık bölümünün alıcının müvekkili İdareye karşı taahhüdünü yerine getirmemesi sebebiyle nakde çevrilmesi istenildiğini, yine davalı ... A.Ş. nin .... Şubesi Müdürlüğü'ne müvekkili İdare tarafından 07.11.2001 tarihinde gönderilen ve aynı gün tebliğ edilen 7332 sayılı yazı ile 17.08.2000 tarihli teminat mektubunun 7.595.247.-ABD Dolarlık bölümünün alıcının taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle nakde çevrilmesi talep edildiğini davalı banka tarafından teminat mektuplarının haksız olarak nakde çevrilmediğini, belirterek davalılardan ... ile müvekkili İdare arasında imzalanan hisse satış sözleşmesinden doğan 15.190.494 ABD Doları asıl alacağın 05.11,9001 tarihinden itibaren dava tarihine kadar Libor oranından işlemiş faizi olan 994.371.-ABD Doları ve 07.11.2001 tarihinden dava tarihine kadar aylık % 1,5 oranından işlemiş cezai şart tutarı olan 8.886.439 ABD Doları ile birlikte toplam 25.071.305 ABD Dolarının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, asıl alacak olan 15.190.494 ABD Dolarına dava tarihinden tahsil tarihine kadar Libor oranından faiz yürütülmesi ile aylık % 1.5 oranından cezai şart yürütülmesine, ayrıca dava tarihine kadar işlemiş cezai şart miktarına dava tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarenin 07/11/2001 tarihli tanzim talebini daha sonra geri aldığını, 26/03/2003 tarihindeki tazmin talebinden önce ....sayılı dosyasından verilen İhtiyati Tedbir kararı ile dava konusu teminat mektuplarının tazmin edilmesinin tedbiren durdurulduğunu ve ayrıca 26/03/2003 tarihli tazmin talebinden aynı şekilde ... tarafından feragat edildiğinden bankanın 26/03/2003 tarihinde de temerrüde düşmediğini, dava konusu uyuşmazlıkta bankanın bir temerrüdünün bulunmadığının davacı ... tarafından gönderilen 07/01/2005 ve 11/05/2005 tarihli yazılarda da bu durumun kabul edildiğini, dava konusu her iki teminat mektubundan dolayı bankanın teminat mektuplarının düzenlendiği tarih ile ödemenin yapıldığı tarih arasında geçen günler arasında hiçbir şekilde temerrüde düşmediğini, bankanın her iki teminat mektubunun ana parası olan 14.750.615 ABD dolarının ve bu tutara 15/07/2000 ile 10/01/2005 tarihleri arasında Libor oranları üzerinden hesaplanmış 1.383.138 ABD doları faiz ile birlikte toplam 16.133.753 ABD doları karşılığı 21.512.748 YTL’yi 26/01/2005 tarihinde davacı ... hesaplarına ödediğini, teminat mektuplarının düzenlendiği 15/07/2000 tarihi ile ödemenin yapıldığı 26/01/2003 tarihleri arasında gerek bankanın gerekse banka ile birleşen... Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle: davacı idarenin asıl 13.612.500 ABD doları asıl alacak ve 8.886.439 ABD doları cezai şart olarak talep ettiğini, ilave olarak ödeme tarihine kadar cezai şart talebi de dikkate alındığında davacının asıl alacak için talep ettiği cezai şartın asıl alacak ile eşitlenmiş olacağını, bu nedenle ceza koşulunun butlanı durumunun bulunduğunu, teminat mektuplarının ihtiyati tedbirin kalkmasından sonra paraya çevrilip eklentileri ile birlikte tahsil edildiğini, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları ve mahkemenin ihtiyati tedbir kararı ile teminat mektuplarını paraya çevrilmesi yerine getirilmediğini, bu durumdan davalı/alıcı şirketin sorumlu tutmanın mümkün olmadığını, bu nedenle cezai şart talebinin dayanağının bulunmadığını, davalı alıcı şirketin temerrüde düşmediğini, davalı/alıcı şirketin asıl borcunun 13.612.500 ABD doları olduğunu, buna karşılık 16.133.753 ABD doları teminat mektuplarının TL’ye çevrilerek tahsil edildiğini, bu arada davalı alıcı şirketin ana para ve birikmiş faiz olarak davacıya 1.809.944 ABD doları ödemede bulunduğunu, neticeden davacının 13.612.500 ABD doları alacağına karşılık 17.943.697 ABD doları karşılığını TL olarak tahsil ettiğini, bunun asıl borçtan 4.331.197 ABD doları fazla olduğunu, bu miktarın Libor oranı üzerinden hesaplanacak faizin üstünde bulunduğu, davacı idarenin borcun geç ödenmesi sebebiyle bir zararının bulunmadığını savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:Dava, anonim şirket hisse devrinden ve teminat mektubunun nakte çevrilmemesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkememizin Davanın kabulü ile 8.937.522,19 USD nin, 279.636,10 USD'lik kısmının davalılar.... dava tarihinden itibaren işleyecek libor faiziyle birlikte alınarak davacı tarafa verilmesine, dava açıldıktan sonra bankaca yapılan ödeme nedeniyle 16.133.752,81 USD talep yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verdiği 08/06/2023 tarih ... sayılı kararı taraf vekillerinin temyizi üzerine .... 22/02/2024 tarih .... sayılı kararı ile " Cezaî şartla ilgili 818 sayılı Kanun'un 161 nci maddesinin birinci fıkrası hükmünde (Akitler cezanın miktarını tayinde serbesttirler) prensibini kabul ettikten sonra, üçüncü fıkrası hükmü ile hâkimi, fahiş gördüğü cezayı tenkis etmekle yükümlü tutulduğu, sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan ve somut olay bakımından uygulanması gereken mülga 6762 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi hükmü, tacir sıfatını haiz olan tarafların (cezaî şart) miktarını serbestçe tayin edebilecekleri ilkesini kabul ettikten sonra, bu tayin edilen cezanın indirilmesini yani tenkisini talep edemeyeceklerini benimsendiği , Ticaret hukukunda cezaî şart miktarı yönünden sadece, 818 sayılı Kanun'un 20 nci maddesindeki “ahlâka aykırılık” kavramı ile sınırlandırıldığı, Mülga 6762 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi uyarınca tacirin, borçlu olduğu cezai şartın tenkisini istemesi mümkün olmadığı, ancak bahsi geçen madde ile tacir olan şahsa ve onun âkidine tanınmış olan sözleşme serbestisi ilkesi, bütün sözleşmeler için sınırlayıcı bir hüküm mahiyetinde olan 818 sayılı Kanun'un butlan düzenlemesini içeren 20 nci maddesi hükmü ile sınırlandırılmış olduğu, bu durumda Mahkemece taraflarca kararlaştırılan cezai şartın davalı şirket yönünden yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde ele alınması ve cezai şartta tenkis şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken, bu hususta hiçbir inceleme yapılmaksızın hüküm tesisi doğru olmadığı , yine davalılar yönünden, daha önce muhtelif tarihlerde iletilen tazmin taleplerinin Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları gereği geri çekildiği ve bu durumun davalı banka nezdinde bir belirsizlik yarattığı kabul edilerek, davacı tarafından davalı bankaya gönderilen 07.01.2005 tarihli talep yazısının tebliğ tarihi olan 10.01.2005 tarihi esas alınarak bir hesaplama yapılması gerekirken aksi değerlendirme ile hesaplama yapılmasının doğru olmadığı, Dairenin 20.06.2019 tarihli bozma ilamında ve yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde son bilirkişi heyetinden ek rapor alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgı değerlendirme ile hüküm tesis edildiği" gereğine değinilerek , belirtilen hususlar yönünden mahkeme kararının bozulmasına , davalı şirket ve davalı banka vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine ve bozma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı şirket ve davalı banka vekilinin vekâlet ücretine yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. Bozma kararından sonra davalı şirkete ait 2016 ila 2024 tarihleri arasındaki kurumlar vergisi beyannameleri ile şirket adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlara iliştin belgeler ile tapu kayıtları getirtilmiştir. Davalı şirket vekili 13/03/2025 tarihli duruşmada alınan beyanında müvekkili şirketin fabrikayı işletmediğini , bütün işçilerin işten çıkarıldığını ve fabrikanın çalışmadığın bildirmiştir. Bozma kararı doğrultusunda mahkememizce alınan 12/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Heyetçe düzenlenen 28.03.2022 tarihli raporda cezai şart tutarı davalılardan; .... açısından ise 05.11.2001 — 26.01.2005 dönemi İçin 8.886.439,00 USD olarak hesaplandığı, yargıtay kararı da dikkate alınarak terditli hesaplama yapıldığı ve cezai şart tutarının 28.03.2022 tarihli Raporumuzda yapılan hesaplamada olduğu gibi her iki davalı açısından geçerli olmak üzere yapılan hesaplamaya göre cezai şart tutarını: 227.852,91 USD olacağı, Mahkemece 16 günlük süre için hesaplama yapılması gerektiği görüşüne varılması halinde ise cezai şart tutarının 121.521,55 USD olacağı, her iki hesaplamaya göre de yapılacak cezai şart ödemelerinin Şirketin eskisi gibi ticari faaliyetini devam ettirmesine imkân tanımayacak derecede ağır ve yüksek bir tutar olmadığı, Mahkemece dava tarihi itibariyle hesaplama yapılmasının istenmesi halinde ise dosyaya 2005 ve 2005 yılı kurumlar vergisi beyannameleri ile 26.01.2005 tarihli ara bilançonun; karar tarihine en yakın bilançoya göre değerlendirme yapılmasının istenmesi halinde ise 2025 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin dosyaya kazandırılması gerektiğ görüş ve kanaati bildirilmiştir. Davacı ... ile davalı .... arasında imzalanan 13.05.1997 tarihli Hisse Satış Sözleşmesinin; MADDE 1- İDARE, sahibi bulunduğu ve ŞİRKET sermayesinin % 100’ünü teşkil eden 85.000.000.000-(Seksenbeşmilyar) TL nominal değerindeki hisseyi işbu sözleşmede belirtilen şartlarda ALICI ’ya satmıştır. MADDE 2- Yukarıda birinci maddede belirtilen hisse senetlerinin toplam satış bedeli 18.150.000(Onsekizmilyonyüzellibin) ABD Dolarıdır. ALICI, satış bedelinin peşin ödenmesi gereken ve % 25’lik tutar olan 4.537.500(Dörtmilyonbeşyüzotuzyedibinbeşyüz) ABD Doları tutarındaki kısmını, işbu sözleşmenin imzalandığı tarihte, İDARE’nin ... nolu hesabına ....’nın ABD Doları döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olarak veya 30103/39387.7 no’lu hesabına ABD Doları olarak yatıracaktır. ALICI’nın vadesinden önce ödeme opsiyonu vardır. Bu durumda faiz, kıst-el yevm uygulanarak hesap edilir Kıst-el yevm hesabında bir yıllık süre 360 gün olarak baz alınır.MADDE 4- Taksit tutarlarının vadelerinde ödenmemesi halinde İDARE tarafından sözleşmenin feshi hakkı saklı kalmak şartıyla ilk taksitin vadesinde ödenmemesi halinde hiç bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın alacağın tamamı muacceliyet kesbedecek ve toplam alacağın faizi ile birlikte tahsili için 3. madde gereğince alınan teminat mektubunun tamamı İDARE tarafından paraya çevrilebilecektir. İkinci taksidin vadesinde ödenmemesi halinde hiç bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın alacağın tamamı muacceliyet kesbedecek ve toplam alacağın faizi ile birlikte tahsili için kalan teminat mektubunun tamamı, Üçüncü taksidin vadesinde ödenmemesi halinde hiç bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın alacağın tamamı muacceliyet kesbedecek ve toplam alacağın faizi ile birlikte tahsili için kalan teminat mektubunun tamamı İDARE tarafından paraya çevrilebilecektir. Dördüncü taksit tutarının vadesinde ödenmemesi halinde ise, teminat mektubunun bu miktara isabet eden kısmı faizi ile birlikte paraya çevrilebilecektir.MADDE 5- İşbu sözleşme gereğince ALICI tarafından İDARE’ye verilen teminat mektubu/mektuplarının İDARE’ce paraya çevrilmesinin istenmesine rağmen, herhangi bir nedenle teminat mektubu/mektuplarının paraya çevrilememesi halinde, teminat mektuplarının paraya çevrilecek miktarına, uygulanacakfaiz miktarları dahil teminat mektupları meblağı tahsil edilinceye kadar geçecek süre için ALICI ayrıca ABD Doları bazında aylık % 1,5 (birbuçuk) oranında cezai şart ödeyecektir.MADDE 10- ALICI’nın işbu sözleşme hükümleri saklı kalmak kaydı ile, öngörülen ödeme yükümlülüklerinin yanısıra, bu sözleşmenin diğer maddelerinde yer alan taahhütlerinden doğan yükümlülüklerini de kısmen veya tamamen yerine getirmemesi halinde İDARE, bu yüzden uğrayacağı her türlü zararın genel hükümler çerçevesinde tazminini talep edebilecektir." Şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 14.07.2000 tarih ve 2000/57 sayılı kararının 2. maddesine istinaden 13.05.1997 tarihli Sözleşmeye ek olarak düzenlenen 21.09.2000 tarihli 3. Ek Sözleşmede; "ALICI ... ’yi ifade eder.Madde -1: ALICI’nın İdare’ye olan 13.612.500 ABD Doları tutarındaki anapara borcuna, bu borç için 13.05.1998-15.07.2000 tarihleri arasındaki sürede yıllık LÎBOR oranından tahakkuk eden 2.138.115 ABD Dolan faiz ilavesiyle bulunan 15.750.615 ABD Doları borç tutarının tamamı, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 14.07.2000 tarih ve 2000/57 sayılı kararına istinaden anapara borcuna dönüştürülmüş ve yeniden vadelendirilmiştir.Madde - 2: ALICI, yeniden vadeye bağlanan anapara borcu ile bu borca işletilecek faiz tutarlarının teminatı olarak, 13.05.1997 tarihli hisse satış sözleşmesinde belirlenen şekilde düzenlenecek teminat mektubunu İDARE ’ye verecektir.Madde-3:lşbu üçüncü ek sözleşme, ALICI’nın İDARE’ye olan borcunun yeniden vadelendirilmesine ilişkin hükümleri kapsamakta olup, 13.05.1997 tarihli hisse satış sözleşmesinde yer alan diğer hükümler geçerliliğini korumaktadır..." düzenlemelerine yer verilmiştir.Ayrıca sözleşmede ... lehine düzenlenen teminat mektuplarında 14.750.615 USD tutarındaki anapara borcunun 17.08.2000 tarihli ve ... nolu teminat mektubundan 7.375.307 USD'lik, 17.08.2000 tarihli ve 200933 nolu teminat mektubundan ise 7.375.308 USD'lik kısmının teminat mektuplarında yer alan ödeme tablosunda belirtilen tutar ve vadelerde ve belirtilen faiz dönemleri başlangıç tarihlerindeki cari yıllık LİBOR oranından tahakkuk edecek faizleriyle birlikte İdareye ödeneceği hususuna yer verilmiş,Teminat mektupları metninde; "Bankamızca garanti edildiğinden, adı geçen Alıcı'nın söz konusu taksit tutarlarından herhangi birini ve yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanacak faizlerini vadelerinde ödemediğini bildiren ilk yazılı talebiniz üzerine, protesto keşidesine, hüküm ve adı geçen Alıcı'nın iznini almaya gerek olmaksızın, İdareniz ile Alıcı arasında çıkabilecek herhangi bir ihtilafın kanuni neticeleri beklenmeksizin bu mektupla garanti edilen tutarların, tazmin talep tarihinde cari .... Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının, talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçecek süre için işbu mektup tutarına ABD Doları bazında aylık %1,5 oranında hesaplanacak cezai şartı ile birlikte ödeneceğini, Bankanın yetkili temsilcisi ve sorumlusu sıfatıyla banka nam ve hesabına gayrikabili rücu ve kayıtsız şartsız beyan ve taahhüt ederiz. " ifadesinin yer aldığı görülmüştür.Taraflarında kabulünde olduğu gibi davacı tarafından davacının 26/03/2003 tarihli teminat mektuplarının nakde çevrilmesine ilişkin talebinden ... tarafından feragat edildiği, bilahare 07/01/2005 tarihli yazı ile davalı bankadan teminat mektuplarının hakte çevrilerek ödenmesinin talep edildiği, bu yazının 10/01/2005 tarihinde bankaya tebliğ edildiği ve davalı banka tarafından davanın açıldıktan yaklaşık 1saat 20 dakika sonra teminat mektupları nakde çevrilerek davacının hesabına 16.133.752,81USD yatırıldığı sabittir. Dosya kapsamı , yargıtay bozma kararları ve dosyada mevcut tüm bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde ; ... ile davalı ... arasında 13.05.1997 tarihinde "Hisse Satış Sözleşmesi" imzalandığı, anılan Sözleşmede; devir bedelinin toplam 18.150.000 USD olarak belirlendiği, bu tutarın 4.537.500 USD'lik kısmının peşin olarak, kalan 13.612.500 USD'nin ise ilk taksit 13.05.1998 ve son taksit 13.05.2001 tarihinde olmak üzere 4 taksitte, işleyecek LİBOR faizi ile ödenmesinin kararlaştırıldığı, sözleşmede, uygulanacak LİBOR faizi; "Ödeme tarihindeki Reuters LIBO sayfasında 14:30 Türkiye saati itibariyle 12 aylık(bir yıllık) dönem için Bankaların ilan ettikleri faiz oranlarının ortalaması ile bulunacak faiz oranı" olarak tanımlandığı, Sözleşmenin 2. maddesinin son paragrafındaki; "ALICI’nın vadesinden önce ödeme opsiyonu vardır. Bu durumda faiz, kıst-el yevm uygulanarak hesap edilir Kıst-el yevm hesabında bir yıllık süre 360 gün olarak baz alınır." ifadesi dikkate alındığında bölen rakamının "36000" olarak uygulanması gerektiği, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca; ilk taksitin vadesinde ödenmemesi halinde hiç bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın alacağın tamamı muacceliyet kesbedecek ve toplam alacağın faizi ile birlikte tahsili için 3. madde gereğince alınan teminat mektubunun tamamı İdare tarafından paraya çevrilebileceği, diğer taksitlerin ödenmemesi halinde de aynı uygulama yapılabileceği, sözleşmenin 5. maddesinde cezai şarta ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Buna göre; Alıcı tarafından İdare'ye verilen teminat mektuplarının İdare'ce paraya çevrilmesinin istenmesine rağmen, herhangi bir nedenle teminat mektuplarının paraya çevrilememesi halinde, teminat mektuplarının paraya çevrilecek miktarına, uygulanacak faiz miktarları dahil teminat mektupları meblağı tahsil edilinceye kadar geçecek süre için Alıcının ayrıca USD bazında aylık % 1,5 (birbuçuk) oranında cezai şart ödeyeceği hususlarının kararlaştırıldığı,Davalı ... uyarınca 13.05.1998 tarihinde ödenmesi gereken ilk taksitin ödenmediği, bu nedenle alacağın, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun kararına istinaden farklı tarihlerde yeniden vadelendirme işlemine tabi tutulduğu, bu amaçla davacı İdare ile davalı Şirket arasında 21.05.1999 tarihinde 2. Ek Sözleşmenin, 21.09.2000 tarihinde ise 3. Ek Sözleşmenin düzenlendiği, Ek Sözleşmelerde, 13.05.1997 tarihli Asıl Sözleşme ile hüküm altına alınan faiz oranı ile cezai şart hükümlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı,Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 14.07.2000 tarih ve 2000/57 sayılı kararının 2. maddesine istinaden 13.05.1997 tarihli Sözleşmeye ek olarak düzenlenen 21.09.2000 tarihli 3. Ek Sözleşmenin 1. maddesinde; davalı Şirket'in 13.612.500 USD tutarındaki anapara borcuna, bu borç için 13.05.1998-15.07.2000 tarihleri arasındaki sürede yıllık LİBOR oranından tahakkuk eden 2.138.115 USD faiz ilavesiyle bulunan 15.750.615 USD borç tutarının tamamı, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 14.07.2000 tarih ve 2000/57 sayılı kararına istinaden anapara borcuna dönüştürüldüğü ve yeniden vadelendirildiği, 21.09.2000 tarihli üçüncü ek sözleşmede belirtilen taksitlerden, Sözleşmenin imza tarihinden önce 15.07.2000 tarihinde ödenmesi gereken 1.000.000 USD ödendiği, ilk taksit vadesisin 05.11.2001 olduğu, 05.11.2001 tarihinde ödenmesi gereken 1.100.000 ABD Doları tutarındaki birinci taksit bedelininve diğer taksitlerin alıcı şirket tarafından ödenmediği, davalı Bankanın sorumluluğunun, davacı Başbakanlık ...'na hitaben ve .... nolu 7.375.307 USD'lik ve 17.08.2000 tarihli ve 200933 nolu 7.375.308 USD'lik teminat mektuplarından kaynaklandığı, söz konusu teminat mektuplarında, taahhüt edilen anapara borcunun 7.375.307+7.375.308 = 14.750.615 USD olduğu, Alıcı'nın taksit tutarlarından herhangi birini ve hesaplanacak faizlerini vadelerinde ödemediğini bildiren ilk yazılı talebi üzerine, protesto keşidesine, hüküm ve adı geçen Alıcı'nın iznini almaya gerek olmaksızın, mektup metinlerinde yer alan ödeme tablosunda belirtilen tutar ve vadelerde ve belirtilen faiz dönemleri başlangıç tarihlerindeki cari yıllık LİBOR oranından tahakkuk edecek faizler ve talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçecek süre için mektup tutarına USD bazında aylık %1,5 oranında hesaplanacak cezai şart ile birlikte İdareye ödenmesi taahhüt edildiği, davalı Bankanın temerrüdünün 10.01.2005 tarihi itibariyle gerçekleştiği, davacı İdare ile davalı Bankanın hesaplamalarda uyguladığı LİBOR faizi oranlarının uyumlu olduğu, davacı İdarece çeşitli tarihlerde davalı Banka'dan mektupların nakde çevrilmesi istenilmiş ise de; ÖİB tarafından, ....’de bulunan kamu payının şirketinize satış bedelinden bakiye alacağın teminat mektuplarının nakde çevrilmesi suretiyle tahsiline ilişkin olarak İdaremizce tesis edilen işlemler, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 16.04.2003 tarih ve .... sayılı kararı ile durdurulmuş ve bu kararda, alacakların tahsili konusunda 09.08.2002 tarih ve .... sayılı karar hükümleri uyarınca işlem yapılması hükme bağlanmıştır." şeklindeki ifadeden de görüleceği üzere, bu işlemler .... Değişik iş sayılı ihtiyati tedbir kararı verildiği, ÖİB tarafından,...'ye yazılan 07.01.2005 tarihli 327 ve 328 sayılı yazılar dikkate alındığında, bu yazıların yazıldığı tarih ve sonrasında mektupların nakde dönüştürülmesini engelleyen idari bir işlem veya mahkeme kararı olmadığından, davalı Bankanın temerrüdünün, bu yazıların tebliğ edildiği 10.01.2005 tarihinde oluştuğu 05.11.2001 tarihinden dava tarihi olan 26.01.2005 tarihine kadar LİBOR faizi oranı işletilmek suretiyle yapılan faiz hesaplaması ile ayrıca temerrüt tarihi olan 10.01.2005 tarihinden, dava tarihi olan 26.01.2005 tarihine kadar yapılan cezai şart hesaplaması sonucu dava tarihi olan 26.01.2005 itibariyle davacı İdare'nin davalı şirketten toplam alacağının 16.413.388,91USD olduğu, ancak davalı banka yönünden bankanın temerrüte düştüğü tarih olan 10/01/2005 tarihi esas alınarak hesap yapıldığında davacının alacağının 16.307.057,55USD olduğu dolayısıyla davacı İdare'nin 16.307.057,55 - 16.133.752,81 = 173.304,74 USD davalı bankadan bakiye alacağı bulunduğu ,Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 14.07.2000 tarih ve 2000/57 sayılı kararının 2. maddesine istinaden 13.05.1997 tarihli Sözleşmeye ek olarak düzenlenen 21.09.2000 tarihli 3. Ek Sözleşmenin 3. maddesindeki; "İşbu üçüncü ek sözleşme, ALICI’nın İDARE’ye olan borcunun yeniden vadelendirilmesine ilişkin hükümleri kapsamakta olup, 13.05.1997 tarihli hisse satış sözleşmesinde yer alan diğer hükümler geçerliliğini korumaktadır..." hüküm dikkate alındığında, Asıl Sözleşmede yer alan cezai şartın devam ettiği, 3. Ek Sözleşmeye göre ilk taksit vadesi 05.11.2001 olduğu,05.11.2001 tarihinde ödenmesi gereken 1.100.000 ABD Doları tutarındaki birinci taksit bedelinin alıcı şirket tarafından ödenmediği, cezai şartın ve LİBOR oranı üzerinden işletilecek faizin başlangıcına esas tarihin 05.11.2001 olduğu, davacı İdarenin dava tarihi itibariyle toplam alacağının 15.190.494 USD Anapara, 995.042USD işlemiş faizi, 8.886.439 USD Cezai Şart olmak üzere 25.071.975 USD olduğu, davalı bankaca yapılan ödemenin öncelikle faiz ve cezai şarta mahsubu sonrasında ise kalan davacı İdare alacağının 25.071.975 - 16.133.752,81 = 8.938.222,19 USD olduğu, dava açıldıktan sonra davanın açıldığı gün davalı banka tarafından ödenen 16.133.752,81USD alacak yönünden davanın konusuz kaldığı, hesaplanan cezai şart bedelinin davalı ... adına kayıtlı taşınmazların değeri , şirketin ekonomik durumu ile farikanın hisselerinin davalı şirkete geçtiği 1997 yılından dava tarihi olan 2005 tarihine kadar hiç bir ödeme yapmadığı dikkate alındığında şirketin ticari hayatını devam ettirmesine imkan tanımayacak şekilde yüksek bir tutar olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davalı banka yönünden temerrüt tarihi olan 10/01/2005 tarihi esas alınarak 8.937.522,19 USD nin 173.304,74 USD'lik kısmının davalılar ...den dava tarihinden itibaren işleyecek libor faiziyle birlikte alınarak davacı tarafa verilmesine, dava açıldıktan sonra bankaca yapılan ödeme nedeniyle 16.133.752,81 USD talep yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,Konusuz kalan kısım yönünden de davanın açılmasına davalılar sebebiyet verdiklerinden yargılıma giderlerinden sorumlu tutulmalarına dair aşağıda yazılı karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın davalı ... yönünden tamamen , davalı .... yönünden kısmen KABULÜNE,8.937.522,19USD'nin, 173.304,74USD'lik kısmının davalılar ...den dava tarihinden itibaren işleyecek libor faiziyle birlikte alınarak davacı tarafa verilmesine,2-Dava açıldıktan sonra bankaca yapılan ödeme nedeniyle 16.133.752,81USD talep yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,3- Dava tarihi olan 26/01/2005 tarihindeki dolar kuru esas alınarak ( 1 dolar = 1,34TL ) kabul edilen miktar üzerinden alınması gerekli 2.294.909,18TL harçtan peşin alınan 451.306,10 TL harcın mahsubu ile kalan 1.843.603,08 TL harcın (22.806,98TL lik kısmından davalı ... sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan alınarak Hazineye gelir yazılmasına,4-Davacı tarafından yapılan 11,20 TL başvuru harcı, 451.306,10 TL peşin harç, 21.950,00 TL bilirkişi ücreti, dosya kapak ücreti 75,00TL, 2.049,10 TL (tebligat, posta ve müzekkere gideri) olmak üzere toplam 475.391,40TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,5- Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden dava tarihindeki dolar kuru esas alınarak ( 1 dolar = 1.34TL) karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.733.865,26TL vekalet ücretinin (53.419,96TL lik kısmından davalı ... A.Ş. sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacı tarafa verilmesine,6-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,7-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren mahkememize .... verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere Davacı vekili ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2026 Başkan ... E İmzaÜye ...E İmza Üye ... E İmzaKatip ... E İmza