Haksız gözaltı ve tutukluluk sonucu açılan tazminat davasında, hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet ilkelerine göre eksik bulunması nedeniyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin bozma kararı.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesince belirlenen manevi tazminatın bölge adliye mahkemesince düşürülmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, yüksek mahkeme davacının sosyal ve ekonomik durumu, isnat edilen suçun niteliği, tutukluluk süresi ve hakkaniyet ilkeleri dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarını eksik bularak kararı bozmuş, böylece tazminat miktarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
12. Ceza Dairesi         2023/2640 E.  ,  2026/6897 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/988 E., 2022/2363 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 24.08.2020
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin CMK'nın 141/1-a,d,e,g,i ve j bentlerine dayanarak 200.000,00 TL maddi tazminatın ve 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine ve 40.000,00 TL manevi tazminatın 06.02.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki manevi tazminat miktarının 28.000,00 TL ve vekalet ücretinin 4.200,00 TL olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin 6 ay süre ile haksız gözaltı ve tutuklulukta kaldığını, müvekkili hakkında uygulanan yargılamadaki usulsüzlüklere ve adli kontrol tedbirlerine ilişkin değerlendirme yapılmadığını, ceza kovuşturmasında avukata ödenen ücretin maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine, manevi tazminat miktarının atılı suçun niteliği, sosyal çevresine karşı zor durumda kalması ve bu suçtan yargılanmanın müvekkili ve ailesi üzerinde doğurduğu elem ve ıstırabı karşılamadığına, verilen kararın Anayasa Mahkemesi kararları ile uyumlu olmadığına, tazminat miktarının hak ve nesafet ilkeleri ile bağdaşmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davacının tazminat talebinin kanunda belirtilen şartlar oluşmadığından reddi gerektiğine, manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna, reddedilen miktar üzerinden hazine lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/300 Esas- 2020/141 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 06.02.2019 tarihinde gözaltına alındığı, 09.02.2019 tarihinde tutuklandığı ve 31.07.2019 tarihinde tahliye edildiği, 06.02.2019-31.07.2019 tarihleri arasında 175 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve tutuklamanın mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarının ve vekalet ücretinin değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2026 tarihinde karar verildi.