12. Ceza Dairesi, haksız yakalama, gözaltı ve adli kontrol tedbirleri nedeniyle açılan tazminat davasında manevi tazminat miktarı ile faiz başlangıç tarihine ilişkin temyiz itirazlarını değerlendiriyor.
Özet: Haksız yakalama, gözaltı ve adli kontrol tedbirleri sonrası beraat eden davacının, uğradığı mağduriyetler için talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilen tazminat miktarının bölge adliye mahkemesince maddi kısmı reddedilip manevi kısmı sembolik seviyeye indirilmesinin ardından, Yargıtay; manevi tazminat faiz başlangıç tarihinde hata tespit ederek, davacının sosyal ve ekonomik durumu, isnat edilen suçun niteliği ve maruz kaldığı tedbirlerin süresi gibi faktörler göz önüne alınarak hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminatın yeniden belirlenmesi gerektiğini belirterek, kararı bozmuştur.
12. Ceza Dairesi         2023/2641 E.  ,  2026/6896 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/905 E., 2022/2371 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 18.02.2020
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız yakalama, gözaltı, el koyma ve adli kontrol tedbiri nedenleriyle 10.998,93 TL maddi tazminatın ve 500.000,00 TL manevi tazminatın 20.06.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 970,78 TL maddi tazminatın ve 7.000,00 TL manevi tazminatın 20.02.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki maddi ve manevi tazminata ilişkin kısımların çıkarılarak maddi tazminat talebinin reddine ve manevi tazminat miktarının 500,00 TL olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin iki gün süre ile haksız gözaltında kaldığını, 1 yıl süre ile adli kontrol tedbiri uygulandığını, suçu işlemediği sabit olduğunun tespiti ile beraatine karar verildiğini, müvekkilinin kovuşturma nedeniyle mahrum kaldığı gelirlerin, avukata ödediği ücretin maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine, manevi tazminat miktarının atılı suçun niteliği, sosyal çevresine karşı zor durumda kalması ve bu suçtan yargılanmanın müvekkili ve ailesi üzerinde doğurduğu elem ve ıstırabı karşılamadığına, istinaf mahkemesinin duruşma açmadan verdiği kararın usule aykırı olduğuna, verilen kararın hak ve nesafet ilkeleri ile bağdaşmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davacının tazminat talebinin kanunda belirtilen şartlar oluşmadığından reddi gerektiğine, manevi tazminat miktarının fazla takdir edildiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/299 Esas- 2019/645 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 20.06.2018 tarihinde gözaltına alındığı, 22.06.2018 tarihinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, 20.06.2018-22.06.2018 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, 22.06.2018-29.05.2019 tarihleri arasında haftada iki defa imza atmak şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 27.11.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve tutuklamanın mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi tazminatın reddine ve manevi tazminat miktarının değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Manevi tazminata gözaltı tarihi olan 20.06.2018 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken 20.02.2018 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi,
2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2026 tarihinde karar verildi.