Haksız koruma tedbirleri sonrası beraat eden iş insanının yetersiz maddi ve manevi tazminat kararına itirazının Yargıtay 12. Ceza Dairesince incelenmesi.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle tazminat davası açan davacı, terör örgütü üyeliği ve diğer suçlamalardan beraat etmesine rağmen, 49 günlük hürriyet kısıtlaması için ilk derece mahkemesince hükmedilen ve istinafta onanan yetersiz maddi ve manevi tazminat miktarını temyiz etmektedir; davacı, büyük yatırımları olan bir iş insanı olarak haksız koruma tedbirleri yüzünden iflasa sürüklendiğini, yüksek kredi borçları altına girdiğini, yurt projesi gibi ticari faaliyetlerinden ciddi zararlar ettiğini ve mahkemenin, tespit edilen gerçek zararlarını ve şerefini telafi etmeyecek miktarda adaletsiz bir tazminata hükmettiğini iddia etmektedir.
12. Ceza Dairesi         2023/2663 E.  ,  2026/6891 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1119 E., 2022/1266 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 14.08.2018
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama ve el koyma nedeniyle 7.367.261,98 TL maddi tazminatın ve 3.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 2.124,95 TL maddi tazminatın ve 6.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 31.08.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; ilk derece mahkemesi tarafından asgari ücret tutarında maddi tazminata hükmedilmiş olup verilen kararın hukuka aykırı olduğuna, maddi ve manevi tazminata esas dilekçede etraflıca anlatılan birden fazla husustaki taleplerinin haksız surette red olunduğuna, karara dayanak yapılan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığına, davacının büyük ölçekli yatırımları ve işletmeleri olan iş insanı olduğuna, haksız soruşturma, kovuşturma, tutuklama ve tedbir kararları nedeniyle iflasa sürüklendiğine, kredi blokajı ve bankaların keyfi haksız uygulamaları nedeni ile ağır faiz yükü altına girdiğine, davacı tarafça inşaatı tamamlanmış olan yurt binasının ... Kredi Yurtlar Müdürlüğünce iskan alınma tarihi olan 02.09.2016 tarihlerinde teslim alınması kararlaştırılmışken davacının 31.08.2016 tarihinde göz altına alınması sebebiyle yurt binasının ilgili kurumca hiçbir haklı sebep yokken teslim alınmadığına, net olarak 10... gün süre ile boş kaldığına, bu dönemde KYK ile yapılan sözleşme gereği 756.260,00 TL'lik zarara uğradığına, kredi borçları nedeniyle dilekçede açıklanan şekilde birçok mal varlığını yok pahasına elden çıkarmak zorunda kaldığına, dosyanın beşli bilirkişi heyetinden (mimar, inşaat mühendisi, makine mühendisi, emlakçı ve mali müşavirden) alınacak raporla bu konunun açıklığa kavuşturulması gerekmekteyken, bu taleplerinin her seferinde reddedildiğine, kimi zaman sürüncemede bırakıldığına ve eksik inceleme sonucu karara bağlandığına, dosya kapsamında mevcut olan 02.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 861.146,28 TL zararının olduğunun belirtilmesine rağmen, mahkemece bu rapor hakkında sadece göstermelik olarak bir iki satırda değerlendirme yapıldığına ve hiçbir şekilde dikkate alınmadığına, bu raporun neden dikkate alınmadığı hususunun da gerekçelendirilmediğine, hükmün adalete ve hakkaniyete aykırı olduğuna, haksız koruma tedbirleri nedeniyle kendisinin ve ailesinin ağır surette mağduriyetine neden olunduğuna, takdir olunan tazminat miktarının kırılan onur ve şerefini telafi etmekten çok uzak olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/187 Esas- 2018/44 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suçtan kaynaklana mal varlığı değerlerini aklama, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 31.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 08.09.2016 tarihinde tutuklandığı, 19.10.2017 tarihinde tahliye edildiği, 31.08.2016-19.10.2016 tarihleri arasında 49 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kazanç müsaderesi ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından beraatine hükmedildiği, beraat hükümlerinin 23.05.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2026 tarihinde karar verildi.