Taşınmazlara ilişkin tapu iptal ve tescil davasında, davanın açıldığı tarih itibarıyla temyiz parasal sınırının uygulanamayacağı gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi ek kararının bozulması ile istinafın usulden reddi kararının onanması.
Özet: Yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesinin asıl davayı reddeden kararına karşı davacının istinaf başvurusu, tereke temsilcisinin istinaf etmemesi ve davacının tek başına başvuru yetkisinin bulunmaması gerekçesiyle bölge adliye mahkemesince usulden reddedilmiştir; temyiz merciince, davacının bu karara yönelik temyiz başvurusunun miktar yönünden reddine dair bölge adliye mahkemesi ek kararı hatalı bulunarak kaldırılmış, ancak davacının istinaf yetkisizliğine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun görülerek onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/2894 E.  ,  2026/3534 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2507 E., 2024/3305 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/118 E., 2024/65 K.
Temyize konu asıl dava, yolsuz tescil (ketmi verese) hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı yazılı kararı ile; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş; asıl davada verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı yazılı kararı ile; davanın terekeye iade istekli açıldığı, aşamada muris İmmihan Yurtseven'in terekesine temsilci atandığı, usulünce tebliğe rağmen kararın tereke temsilcisi tarafından istinaf edilmediği, davacının tek başına istinaf yoluna başvurma yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.02.2025 tarihli ek kararı ile; temyiz talebinin miktar yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 11.02.2025 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bilindiği üzere; 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında, "Bu Kanunun, senetle ispat, istinaf ve temyiz ile temyizde duruşma yapılmasına ilişkin parasal sınırlarla ilgili hükümleri Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan dava ve işlerde uygulanmaz." hükmü yer almaktadır. Öte yandan, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427/2. maddesinde ise “ miktar veya değeri birmilyar lirayı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir.” düzenlemesine yer verilmiş olup taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıklarda değere bakılmaksızın temyiz yolunun açık olduğunda tereddüt bulunmamaktadır.
Somut olayda, 25.11.2010 tarihinde açılan asıl davada verilen karar, dava değerine bakılmaksızın temyiz kanun yoluna tabi olup Mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz bulunduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin 11.02.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, ek karar bakımından peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde yatırana iadesine,
Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin asıl davada verilen 30.12.2024 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.