Yargıtay 4. Ceza Dairesinin fuhuş suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesi sonucu, sanık müdafiinin süresiz temyiz başvurusu ve katılan vekilinin vekalet ücreti taleplerinin reddedilerek hükmün onanması kararı.
Özet: Sanık hakkında fuhuş suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin süre aşımı nedeniyle temyiz talebi reddedilirken, katılan vekilinin üst sınırdan ceza tayini ve vekalet ücretine hükmedilmesi talepleri, yerel mahkemenin karar ve gerekçeleri hukuka uygun bulunarak reddedilmiş ve böylece sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü oy birliğiyle onanmıştır.
4. Ceza Dairesi         2026/6395 E.  ,  2026/10354 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/91 E., 2021/160 K.
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık hakkında fuhuş suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin süresinde olmadığı
Katılan vekilinin temyiz isteği yönünde ise; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine verilen yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında fuhuş suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilin temyiz isteği; üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık savunması, katılan anlatımları, tanıklar ... ve ... 'nin beyanları ile tüm dosya kapsamından sanığın mahkumiyetine ve Anayasa’nın 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237. ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanığın yokluğunda verilip 02.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 /1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 08.07.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.06.2026 tarihinde karar verildi.