Hırsızlık, konut dokunulmazlığı ve mala zarar verme suçlarında, eksik soruşturma ve parmak izi deliline rağmen itirazın reddi kararının kanun yararına bozulması.
Özet: Kanun yararına bozma talebi, müştekinin yazlık evinde meydana gelen hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme olayına ilişkin soruşturmada, olay yerinde tespit edilen ve müşteki tarafından tanınmayan şüpheliye ait parmak izine rağmen eksik incelemeyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi ve bu karara yapılan itirazın, şüphelinin cep telefonu baz istasyonu araştırması gibi ek deliller toplanması talimatı verilmeksizin reddedilmesi nedeniyle, savcılık tarafından yeterli delil toplama görevinin yerine getirilmediği ve hukuki durumunun tayini için soruşturmanın genişletilmesi gerektiği gerekçesiyle sunulmuştur.
2. Ceza Dairesi         2026/6496 E.  ,  2026/12072 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği

SAYISI : 2024/2419 D. İş
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2026 tarihli ve KYB-2026/39573 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayet dilekçesinde; yazlık evinde bulunmadığı bir tarihte hırsızlık yapıldığını, eşyalarına zarar verildiğini, evine tamirat için geldiğinde hırsızlık yapıldığını anladığını, şikayetçi olduğunu beyan ettiği,
Her ne kadar incelemeye konu Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.12.2023 tarihli tarihli kararında müştekinin evindeki avizeden iki farklı kişiye ait parmak izi çıktığı, bu parmak izlerinden birinin yakınına ait olduğu, diğer parmak izinin sahibi olan şüphelinin de benzer suçlardan adli sicil veya soruşturma kaydının bulunmadığı, bu şüpheli ile ilgili somut delil elde edilemeyeceği gerekçesi ile ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara karşı yapılan itirazın ise Elazığ 1. Sulh Ceza Hâkimliğince kararın dayandığı gerekçelerin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş ise de, soruşturma aşamasında tespit edilen parmak izlerinin somut delil niteliği taşıdığı, müşteki tarafından tanınmadığı ve ikametine bilgisi dahilinde girmediği belirtilen şüpheli ...'ün ifadesinin alınması ile yetinildiği anlaşılmakla şüphelinin olay tarihinde kullanımında olan ... hattının tespiti ile baz araştırması yapılması neticesinde toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması hâlinde, aynı Kanun’un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması hâlinde ise Kanun’un 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hâkimliğince, Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığının veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz ve yüzeysel kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görülürse bu husus açıkça belirtilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 173/3. maddesi uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı verilerek, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunulabilir. Anılan şekilde talepte bulunulmuş ise Cumhuriyet başsavcılığı, belirtilen eksikleri tamamlayıp delilleri topladıktan sonra itirazı incelemek üzere dosyayı yeniden Sulh Ceza Hâkimliğine gönderecektir. Sulh Ceza Hâkimi bu kez dosyayı inceleyip itirazı kabul veya reddedecektir.
Dosya kapsamına göre, şikâyetçinin 22.11.2023 tarihli kolluk ifadesinde özetle; yazlık evinde bulunmadığı bir tarihte hırsızlık yapıldığını, eşyalarına zarar verildiğini, evine tamirat için geldiğinde hırsızlık yapıldığını anladığını belirterek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, şikâyetçinin evindeki avizeden iki farklı kişiye ait parmak izi çıktığı, bu parmak izlerinden birinin şikâyetçinin akrabası olan inceleme dışı şüpheliye ait olduğu, diğer parmak izinin sahibi olan şüpheli ...'ün ise savunmasında suçlamayı kabul etmediği ve benzer suçlardan soruşturma kaydının bulunmadığı, bu şüpheli ile ilgili somut delil elde edilemediği belirtilerek Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli ... hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Soruşturma aşamasında tespit edilen parmak izlerinin somut delil niteliği taşıdığı, şikâyetçi tarafından tanınmadığı ve ikametine bilgisi dâhilinde girmediği belirtilen şüpheli ...'ün, suçlamayı kabul etmeyen ifadesinin alınması ile yetinildiği anlaşılmakla; şüphelinin olay tarihinde kullanımında olan ... hattının tespiti ile baz araştırması yapılması neticesinde toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak şüpheli ... hakkında verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine anılan hususlarda soruşturmanın genişletilmesi yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Elazığ 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 13.05.2024 tarihli ve 2024/2419 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.