Kanun Yararına Bozma Talebi Üzerine, Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararındaki Hatalı Denetim Süresi ve Süre Aşımı Nedeniyle Kamu Davasının Düşürülmesi.
Özet: Yargıtay, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararındaki denetim süresinin, kanun gereği beş yıl yerine üç yıl olması gerektiğini belirterek, çocuğun bu üç yıllık süre dolduktan sonra işlediği yeni suçun, hükmün açıklanması şartlarını oluşturmadığına hükmetmiş ve başlangıçtaki davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulmasını kanun yararına bozarak, ilgili kamu davalarının düşürülmesine ve verilen cezaların kaldırılmasına hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/48 E., 2016/9 K.YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.04.2026 tarihli ve KYB-2026/59420 sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre; ...... Mahkemesinin 08.04.2014 tarihli ve 2014/584 esas, 2014/549 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlediğinden bahisle Bahçesaray Asliye Ceza Mahkemesinin 29.07.2010 tarihli ve 2010/3 esas, 2010/20 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik gereğinin yapılması için ihbarda bulunulduğu ve her ne kadar Bahçesaray Asliye Ceza Mahkemesinin 29.07.2010 tarihli kararında suça sürüklenen çocuğun 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, 5271 sayılı Kanun'un 231/8 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde 3 yıl denetim süresine tabi tutulacağı anlaşılmakla, anılan Mahkemenin 29.07.2010 tarihli kararının 08.09.2010 tarihinde kesinleştiği ve 3 yıllık denetim süresinin 08.09.2013 tarihinde dolduğu, ihbarda bulunan ...... Mahkemesinin 08.04.2014 tarihli ve 2014/584 esas, 2014/549 sayılı kararına konu ikinci suçun ise 07.10.2013 tarihinde işlendiği gözönüne alındığında, 3 yıllık denetim süresi dolduktan sonra ikinci suçun işlendiği ve hükmün açıklanma şartlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇEKayden 23.11.1993 doğumlu olup, incelemeye konu dosyadaki suçların işlendiği 06.10.2009 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan hükümlü hakkında Bahçesaray Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.07.2010 tarihli ve 2010/3 Esas, 2010/20 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararda denetim süresinin 5 yıl olarak öngörüldüğü; ancak suça sürüklenen çocuklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlarda, 5395 sayılı Kanun'un, 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun ile değişik 23. maddesine göre denetim süresinin 3 yıl olduğu, ayrıca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesinde, açıklanması geri bırakılan hükmün, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde açıklanabileceğinin düzenlendiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 08.09.2010 tarihinde kesinleşmesi ile bu kararda hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülük yüklenmediği anlaşılmakla; ihbara konu ...... Mahkemesinin 08.04.2014 tarihli ve 2014/584 Esas, 2014/549 Karar sayılı ilâmında belirtilen suçun denetim süresinin bitiminden sonra 07.10.2013 tarihinde işlenmesi nedeniyle bu karara dayanılarak, hükümlü hakkındaki 08.09.2010 tarihinde kesinleşen, 29.07.2010 tarihli ve 2010/3 Esas, 2010/20 Karar sayılı hükümlerin açıklanmasına karar verilemeyeceği ve 3 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlenmediğinin belirlenmesi hâlinde davaların düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümler kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bahçesaray Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/48 Esas, 2016/9 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, adlî sicil kaydına göre 3 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemediği anlaşılan hükümlü hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 231/10. maddesi gereği DÜŞMESİNE, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından hükmolunan cezaların kaldırılmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.