3. Ceza Dairesi: Silahlı terör örgütü üyeliğinde organik bağ ve faaliyetlere ilişkin şüpheden uzak kesin delil yokluğu nedeniyle beraat gerekliliği.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararını, örgüt üyeliği için aranan organik bağ, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden örgütsel faaliyetlerin şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığı, sanığın sadece örgüte sempati duymasının veya amaçlarını benimsemesinin üyelik için yeterli olmadığı vurgulanarak, delil takdirinde yanılgıya düşüldüğü ve beraat etmesi gerektiği gerekçesiyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/229 E., 2022/692 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 29. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2018/1001 E., 2020/192 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5; TCK’nın 62/1, 58/9, 53... . maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Ayrıntıları Dairemizin 26.10.2017 tarih ve 2017/18 09... /5155 karar sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280). Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan .../PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri, örgütsel nitelikte içerik tespit edilemeyen ... sorgu raporları ve sair deliller nazara alındığında; dosya kapsamında sanığın ... kullanmadığına ve örgüt üyesi olmadığına dair savunmasının aksini ortaya koyan, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağ ile bağlandığı, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk kapsamında değerlendirilebilecek faaliyetlerde bulunduğu yönünde, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil mevcut olmadığı gözetilmeksizin, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraati yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 2. Kabule ve uygulamaya göre de, Sanık hakkında belirlenen temel ceza suçun niteliği gereği artırılırken, artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrası yerine "3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232. maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 29. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinee gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.