Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararlarının bölge adliye mahkemesince onanmasını temyizde inceleyerek masumiyet karinesi itirazını reddedip hükmü onayladı.
Özet: Hırsızlık suçundan sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince reddedilmesi üzerine, sanık müdafiinin gerekçesiz karar verildiği, savunmaların ve parmak izi tespitinin dikkate alınmadığı, ayrıca masumiyet karinesini ihlal eden geçmiş yargı kayıtlarına dayanılarak hüküm kurulduğu iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunda, Yargıtay; ilk derece mahkemesinin kararlarında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, bölge adliye mahkemesinin kararının hukuka uygun olduğu ve temyiz itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle temyiz istemini esastan reddederek hükümleri onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2716 E., 2023/3610 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafiinin temyiz isteminin, ''Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırma kararının ardından mahkemenin yeniden birebir aynı kararı verdiğine, istinaf gerekçelerine ve duruşmadaki savunmalarına itibar edilmediğine, neden itibar edilmediği konusunda da yeterli herhangi bir gerekçe sunulmadığına, sanıkların parmak izlerinin yalnızca müştekinin evinin bahçesinde bulunan çardakta tespit edildiğine, kararın gereçkesi içerisinde sanıkların UYAP kayıtlarının yapılan incelemesinde benzer suçlardan bir çok derdest dava ve soruşturma dosyasının olduğunun görüldüğü hususuna yer verildiğine, bahsi geçen kayıtların hukuken kesin hüküm niteliği taşımayan birtakım kayıtlar olduğuna ve haklarında benzer nitelikte kayıt yer aldığı iddia edilerek işbu dosyaya gerekçe oluşturulmasının açıkça masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,Sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.