Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davasında, dedenin torununa ölünceye kadar bakma aktiyle yaptığı devrin mal kaçırma amacı taşıdığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen kabul kararı.
Özet: Bu dava, mirasbırakanın torununa ölünceye kadar bakma aktiyle yaptığı taşınmaz devrinin, mirasçıdan mal kaçırma amaçlı muvazaalı bir işlem olduğu iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir; ilk derece mahkemesi davalının bakım görevini yerine getirdiğini ve aktin gerçek olduğunu belirterek davayı reddetmişse de, bölge adliye mahkemesi, devredilen taşınmazların mirasbırakanın tüm malvarlığına oranının makul sınırı aştığını, davalının sabit bir işinin olmadığını, dedesinin maaşıyla geçindiğini ve mirasbırakanın özel bir bakıma muhtaç olmadığını tespit ederek, işlemin aslında gizli bir bağışlama olup muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil kararı vermiştir.

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2149 E., 2025/340 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/339 E., 2023/327 K.Dava, ... muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Davacı vekili; 1 01... parsel sayılı taşınmazın tamamının 04.08.2021 tarihinde ölünceye kadar bakma akti ile ... ... tarafından torunu davalı ...'ye intikal ettirildiğini, ... ...'nin davacının babası olduğunu, bu sözleşmenin davacıdan mal kaçırma ve saklı paylarını ihlal etme saikiyle düzenlendiğini, ... ...'nin daha önce 1 01... nolu parselini de davalı olan torunu ... ...e intikal ettirdiğini ve davalının da sonrasında bu taşınmazı 21.04.2022 tarihinde ...Pvc. Ltd. Şti. firmasına çok yüksek fiyattan sattığını, tapu kayıtları incelendiğinde ...in işe yarar ve para eden tüm yerlerini davalıya aktardığının anlaşılacağını, dışarıda yalnızca yine bu taşınmazlara yakın ... ili, ...ilçesi, 1 13... parsel sayılı müşterek tarlanın kalmış olduğunu, değer bakımından yukarıda belirtilen iki taşınmaz ile mukayese dahi edilemeyecek konumda olduğunu, ... ... her ne kadar davalının yanında yaşasa da davalının bakım görevini layıkıyla yerine getirmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı lehine payı oranında tapuya tesciline; olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; ...in dava konusu işlemi yapmasındaki tek amacın bakım sözleşmesi olduğunu, nitekim ...in yaşamakta iken herhangi bir dava açmadığını, kaldı ki ...in tapu kayıtlarından görüleceği üzere akit dışı taşınmazının bulunduğunu, mal kaçırma amacının olması halinde tüm taşınmazlarını davalıya devretmesi mümkün bir ihtimalken, mal kaçırma amacı taşımadığından söz konusu taşınmazları mirasçılarına bıraktığını, dolayısıyla davalının sözleşme kapsamında bakım borcunu yerine getirdiğini, ...in mal kaçırma amacı taşımadığının açıkça ortada olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hem davacı hem de davalı tanıklarının ortak ve ağırlıklı beyanları göre davalının, dedesi olan müteveffa ... ile yakinen ilgilendiği, müteveffa vefat ettiğinde dahi davalının evinde olduğu, müteveffanın davalının kendisine bakmadığı gibi bir şikayetinin olmadığı, hatta davalıdan çok memnun olduğu, davalının müteveffaya iyi bir şekilde baktığı, ...in karakteri ve yapısı gereği kendisine zorla kimsenin birşey yaptıramayacağının çok açık bir şekilde tanıklarca beyan edildiği, hatta hususen davacı tanıklarının bile müteveffaya hayatı boyunca davalının bakmış olduğunu ifade ettikleri, yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesinin makul sınırlar içinde kaldığı, HMK'nın 190. ve TMK'nın 6. maddeleri uyarınca iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyada mevcut bilgi ve belgeler, taraf ve tanık beyanları, yapılan keşif üzerine düzenlenen bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda davalı ile mirasbırakanın uzun yıllar birlikte yaşadığı, davalının dedesi olan mirasbırakanla ilgilendiği konusunda bir ihtilaf bulunmamakla birlikte, davalının arada sırada inşaatlarda çalışması dışında sabit bir işinin olmadığı ve dedesi olan mirasbırakanın maaşı ile geçindiklerinin dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğu, ayrıca, her ne kadar yaşlı olsa da mirasbırakanın yatalak ve özel bir bakım ihtiyacı içinde olmadığının dosya kapsamındaki delillerden anlaşıldığı, ölünceye kadar bakma akdiyle davalıya devredilen taşınmazların mirasbırakanın tüm mamelekine oranı dikkate alındığında, bunun makul karşılanabilecek sınırlar içinde kaldığını söylemenin mümkün olmadığı, dolayısıyla ...in dava konusu taşınmazı bakım karşılığı olarak değil, bağışlama maksatlı olarak davalıya devretmiş olduğu ve somut olayda YİBBGK'nın 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı kararı uyarınca ... muvazaası olgusunun gerçekleşmiş olduğu sonucuna ulaşıldığı, bu itibarla İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 39.000,00 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.