Ankara Batı 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari kredi alacak davasında konkordato geçici mühletindeki faiz hesaplaması çelişkisi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılan kararı.
Özet: Bankanın konkordato sürecindeki bir şirketten kaynaklanan çekişmeli ticari kredi alacağının tahsili istemiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin borcun kısmen kabulüne ilişkin kararı, gerekçesinde geçici mühlet döneminde rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işlemesi gerektiği belirtilmesine rağmen, karara esas alınan bilirkişi raporunda faiz işletilmemesi nedeniyle ortaya çıkan çelişki ve kamu düzenine aykırılık gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak bozulmuştur.

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/432 Esas - 2026/516

T.C.
Ankara Batı
1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/432
KARAR NO: 2026/516
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak)
DAVA TARİHİ : 04/03/2022
KARAR TARİHİ : 09/09/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/09/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı borçlu arasında 26.04.2017 tarihinde 2.000.000,00TL bedelli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini ve .... Tic. Ltd. Şti. ile ....'ın sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, 26.12.2019 tarihinde Üsküdar .... Noterliği ....yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek 26.12.2019 tarihinde kredi hesabı borcunun kat edildiğinin bildirildiğini, borçlular tarafından gönderilen ihtarnameye karşı herhangi itiraz sunulmadığını, borçlu şirket ve kefiller (8) gün içinde itiraz bildirmediği tutarının kesinleştiğini, alacak kaydının yaptırılmasının akabinde davalı şirketin tanzim edilen tutanak ile alacağın 530.472,37TL'lik kısmının çekişmeli hale geldiğini, davalının çeşitli tarihlerde kısmı ödemeler yaparak şirketin bankaya 170.084,67TL borçlu olduğunu, davalı tarafın çekişmeli hale getirilmiş olduğu, davalıdan olan alacaklarının projeye dahil edilmesini ve proje kapsamında müvekkiline ödeme yapılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş oldukları hususları kabul etmediklerini, çekişmeli alacak davasının şartlarının oluşmadığını, davacı tarafa 170.084,67TL borcu bulunmadığını, davalı şirketin bankacılık işleminden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı tarafça işletilen faiz miktarının yasaya aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili hakkında verilen konkordato süresi içerisinde faiz işletilemeyeceğini, bu sebeple davacı tarafın tüm taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, zaman aşımı nedeni ile davanın reddini talep ettiklerini, bankalarca verilen kredi kartları yahut kredilerde, müşteri ile yapılan sözleşmeye koydukları şartlara göre; vadesinde ödenmeyen taksitler sonucu hesabı kat etmek yani vadeli ödeme durumunu dondurarak bakiye tüm alacakları peşin işteme hakkı konulduğunu, dosya kapsamı incelendiğinde kat işlemi şartları oluşmadan işlem yapıldığını, bankanın konkordato süresini görmezden geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, konkordato davası nedeniyle çekişmeli hale gelen alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde esasa dair "Davanın KISMEN KABULÜ ile, 35.641,15TL çekişmeli alacağın mahkememizin .... Esas, ... karar ve 22/12/2021 tarih sayılı kararı ile tasdik edilen proje kapsamında projeye dahil edilmesine," karar verilmiş, mahkememizden verilen 14/12/2022 tarih ve ...Esas .....sayılı kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 09/04/2026 tarih ve ... Esas ....Karar sayılı ilamı ile; "mahkeme karar gerekçesinde "... 7101 sayılı yasa ile İİK'nda yapılan değişiklik ile konkordato sürecinde asıl olan kesin mühlet olup geçici mühlet sadece konkordato ön projesinin uygulanabilir olup olmadığının tespiti ile sınırlı, kesin mühlet öncesi bir tedbir dönemidir. Bu nedenle her ne kadar İİK'nun 288/1 maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı düzenlenmiş ise de ancak amacı, niteliği ve kapsamı ile örtüştüğü ölçüde geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Bu bağlamda İİK'nun 294/3. maddesinde "konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühletten itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur" şeklindeki düzenlemenin geçici mühlet süresi için uygulanmasının mümkün olmadığı ve bu kapsamda geçici mühlet süresi içerisinde rehinle temin edilmemiş alacak için dahi faiz işleyeceği mahkememizce kabul edilmiştir." denilerek geçici mühlet süresi içinde rehinle temin edilmemiş alacak için dahi faiz işleyeceği, geçici mühlet süresinde, kesin mühlete ilişkin faiz işlemesinin duracağı hükmünün uygulanamayacağının kabul edildiği belirtildiği halde denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alındığı belirtilen bilirkişi raporunda geçici mühlet tarihinden sonra faiz işlemeyeceği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Bu durum ise, mahkeme gerekçesinin kendi içerisinde çelişkili olmasına sebebiyet vermiş olup, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus re'sen gözetilmiştir. Tüm bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine" gerekçesiyle kaldırılarak dosya mahkememize gelmiş, yukarıdaki esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Her ne kadar duruşma günü 14/10/2026 günü saat 10:25'e talik edilmiş ise de, davacılar vekili mahkememize sunmuş olduğu bila tarihli dilekçesi ile; devam eden yargılamada davalı aleyhine açmış oldukları davadan feragat etiklerini, davalı tarafın vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığına ilişkin beyanları dikkate alınarak vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu 28/08/2026 tarihli dilekçesi ile; davacı tarafın davadan feragat beyanı verdiği taktirde bu feragat beyanına herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, müvekkili şirketin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını belirtmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamede davadan feragat etmeye yetkisinin olduğu görülmüştür.
Feragat, 6100 sayılı HMK'nın 307 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre feragat, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda davacının, kayıtsız ve şartsız olarak talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davacının feragat beyanı kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurarak ve davaya son verir. Davanın, yasanın 307.maddesinde zikredildiği haliyle tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalardan olması nedeniyle davacının feragat dilekçesi doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanunun 22. maddesi gereği alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcının, ön inceleme aşamasından sonra uyuşmazlık çözüldüğünden 2/3'ü olan 488,00 TL'sinin peşin alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 407,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Mahkememizin 15/06/2023 tarih ve 2022/247 esas, 2022/1184 karar, 2023/848 harç nolu harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iade edilmesinin istenilmesine,
3-Tarafların vekalet ücreti talepleri bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere (kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, istinaf incelemesinin Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi tarafından yapılacağı) oy birliği ile karar verildi.09/09/2026
Başkan .... e-imzalı Üye .... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı